21 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 2 SAAT 54 DAKİKA
Engin Ardıç

Engin Ardıç

Yerli ve milli futbol

Galatasaray sahaya çıkıyor, takımda Türk yok. Sorarsan Türk takımı.
İş Bankası reklamı eşliğinde İstiklal Marşı çalınıyor, takımda söyleyebilen yok.
(Söyleyen olsa da "detone" zaten.)
Bir zamanlar Aziz Yıldırım için "elinden gelse sahaya 11 yabancı sürer" derlerdi, işte o günü gördük.
Galatasaray beş gol atıyor, atanlar Feghouli, Onyekuru, Ndiaye, Diagne...
Maçı yorumlayan vatandaşın Feghouli'ye "Fegülü" demesi de durumu kurtarmıyor.
Younes'e adam gibi "Yunus" diyebilseler de durum değişmeyecek.
(Amir Hadzi Ahmetovic'e adam gibi "Hacıahmetoviç" demeyi başardılar ama dilleri dönüp de Abdou Razack Traore'ye adam gibi "Abdürrezzak" demeyi beceremediler.) Türk futbolunu yabancılara teslim etmenin sonu bu.
Yabancı oynuyor, Türk hayran hayran seyrediyor.
Oynayan yabancı da, Türkiye'de "yıldız" kabul edilen, ama aslında Avrupa'nın ve dünyanın alt tarafı "orta halli" futbolcusu...
Emekliliği gelmiş adamlar bunlar, buradan gidecekleri yer de ya Arabistan ya Çin, yani futbolda bizden de geride ama parası bol ülkeler.
Gomis geliyor şampiyon oluyoruz, Gomis gidiyor iş sarpa sarıyor... Bir sömürge askerinin yerine başka bir sömürge askerinden medet umuluyor, ondan da hayır yok.
Çünkü Türk oyuncular "fos" çıkıyorlar.
Ve de, adam yokluğundan "milli takım" kurulamıyor.
Sonuç da hüsran oluyor, yabancı futbolcu oynatamadığın milli takım tel tel dökülüyor.
Neredeyse yirmi yıl önce almış olduğumuz "ballı" bir dünya üçüncülüğüyle avunuyoruz.
Çin, Japonya, Güney Kore, Kosta Rika, Senegal... Dişimize göre rakipler bunlardı!
Ama Brezilya'ya gol atmayı bile başarmıştık ağabey, Türkiye'de bir anda hayat durmuş, sonra müthiş bir vaveyla kopmuştu.
Brezilya'ya gol atabiliyorduk, vay canına, memleket amma da kalkınmıştı!

***
Bu kepazelik artık sona erecek.
Sahaya çıkacak ilk 11'de ancak 6 yabancı olabilecek. Kulübede de ("bench" derler züppeler) en fazla 2 yabancı.
Yani sahada toplam 8 yabancı, ikisi yedekte, iki yabancı da ya tribünde ya çarşıda pazarda.
Yeni kurallar böyle olacakmış.
Yabancı dengesi "yarıdan bir fazla" olabilecek şekilde kurulmuş. Öyle ya, 11 kişiyi ikiye bölüp beş buçuk kişi oynatamayacağına göre, ya yarıdan bir az olacak, 5 kişi, ya da yarıdan bir fazla olacak, 6 kişi.
Lakin, bu sınırlama "ilk 11" üzerine...
Maç sırasında üç Türk oyuncuyu değiştirdim ("hamle" yaptım!), yerlerine üç yabancı soktum, oldu mu sana sahada aynı anda 9 yabancı?
Yani bütün tantana alt tarafı 2 Türk için mi?
O iki Türk'ü hoca zaten ara sıra oynatıyor canım, işe yaramasalar da...
Sıkı mı, her şekilde yabancı oyuncuyu toptan yasaklayabiliyor musun?
Birkaç sene ligin tadı kaçar, sonra yavaş yavaş "iyi ve yerli" oyuncular belirir...
Olmazsa da en azından yerini bilirsin, çapını bilirsin.
***
Ben bu yazıyı neden yazdım?
Her Türk erkeği doğuştan futbol uzmanıdır da onun için.

Diğer Yazıları