24 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
AKŞAM'A
KALAN SÜRE 2 SAAT 27 DAKİKA

Yer miyiz ulan sizin bu fitne ayaklarınızı!

Anadolu’nun bir köyüne yeni imam atanmış.

Kendisi de köyde doğup büyüyen bu imam köye alışmada zorlanmamış ancak küçük bir sıkıntı varmış...

Köylü, her eşek anırışında “Abdestim bozuldu” diyerek yeniden abdest alıyormuş.

Allah Allah, bu nasıl iş!

"Köy yeri burası, eşek anırması eksik olur mu? Her eşek anırmasında abdest mi yenilenirmiş" diyerek,

Durumun detayını öğrenmek için muhtara sormuş.

Muhtar:

“Yıllar evvel köyümüze bir imam gelmişti. ‘Eşeğin anırmasını duyarsanız abdestinizi yenileyin’ demişti. Biz de o gün bu gün her eşek anırışından sonra yeniden abdest alıyoruz...” der.

Dinde böyle birşey olmadığını söyleyen imam daha detaylı soruşturmuş ve öğrenmiş, durumun aslını:

Yıllarevvel, o köyde su yokmuş. Su, karşı dağlardan eşek ile taşınırmış.

O zamanın imamı, şartları bildiği için bir vaazında, “Köyde su olmadığı için abdestinizi toprakla alabilirsiniz. Ancak eşeğin anırmasını duyduğunuzda, sırtında su taşıdığını bildiğiniz için toprakla aldığınız abdest bozulur. Çünkü artık su vardır...” demiş.

Demiş ama, imamı gönülsüz dinleyenler, bu vaazı köy halkına farklı yansıtmış.

“İmam, eşeğin anırmasını duyarsanız abdestiniz bozulur dedi...” diye bir gelenek oluşmuş.

Ve o günden itibaren köyde herkes, eşeğin anırmasını duyunca abdestini yeniler olmuş.

Şimdi Cumhurbaşkanımızın ne söylediğini, neyi ima ettiğini anlamayan veya anlayıp da işine gelmeyen bu gönülsüz dinleyiciler bir kaç gündür yaygara koparıyorlar.

Hepimiz adımız gibi biliyoruz ki Maide suresi 3. ayetinde yaratanımızın “İslam dini hiçbir değişim veya düzeltmeye ihtiyaç olmadan bütün çağlara uyarlanabilecek temel prensipleri olan mükemmel bir dindir”. dediğini.

O halde değişmesi-güncellenmesi istenen İslam değildir. Mecelleye göre zamanın değişmesi ile ictihadi hükümlerin güncellenmesidir, yani çağımıza uyarlanmasıdır.

Hayatlarında abdestin farzlarını dahi doğru düzgün bilmeyenler,

Kur’an ayetlerine Muhammed’in fantastik şiirleri diyenler,

Karikatürlerle Allah’a, peygambere sövmeyi çağdaşlık, fikir özgürlüğü diye bize satmaya çalışanlar gelmiş başımıza Şeyhülislam kesilmişler.

Yer miyiz ulan sizin bu fitne ayaklarınızı...

Bizler fitne ile hazırlanan bir ortamda Kerbela’nın yaşandığını bilen ve 1340 yıldır o acının yasını tutan, utancını yaşayan Müslümanlarız...

Bu günler önemli dostlar...

Çok hassas, çok kritik bıçak sırtı bir dönemden geçiyoruz. Bu ülkede din adına eğitim almış, mürekkep yalamış insanların dine saldırılırken, din kullanılarak saltanat sürülürken, din çatısı altında terör örgütü kurulurken üzerine düşeni yapmamalarına yapılan sitem-uyarı dine yapılmış gibi verilmesi fitnenin ta kendisidir. Bu değirmene su taşıyanlar da kusura bakmasın ama iyi niyetli değildir.

Bu fitneyi körükleyenlerin derdi ne islamdır, ne Kur’an’dır ne de Müslümanlıktır.

Dertleri ümmettir, ümmetin birliğidir. Ve beklentileri makam mevki dünyalık nimetlerdir.

Yani dert üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir.

O halde bugün Müslümanlar için imtihan hiç olmadığı kadar büyüktür.

Ya bu din düşmanlarının kayığına binerek, ateşi körükleyecek beyanlarda bulunacağız,

Ya da aklı selim davranıp fitneye meydan vermeyeceğiz.

Bizim için esas olan Kur’an’dır. Kur’an-ı kendine göre yorumlayanlar değil.

Bizim için önder olan Hz. Muhammed’dir. Hz. Peygamberi kamyonlara bindirenler değil.

Bizim için hüküm sahih hadislerdir. Cemaat oluşturulmak için anlatılan menkıbe hikayeler değildir.

Bizim için kıymetli olan Allah yolunda ömrünü tüketen Allah dostlarıdır, Kur’an a bakmasını bilmeyen, yanmayan kefen satan, dini ticaret, siyaset, güç elde etmek için araç olarak görenler değildir.

Bu fitneden medet umanlar bilsinler ki,

Biz Müslüman gençler olarak Erdoğan’ı abdestinden biliriz.

Zalime diklenişinden tanırız. Allah Resulüne sevgisinden onu severiz.

İlahikelimuttullah davasındaki gayretinden onu savunuruz.

Ve Allah’a, Kur'an'a, peygamberlere bağlılığından hürmetinden ve hizmetlerinden dolayı ona kefil oluruz.

Kalın sağlıcakla...

Diğer Yazıları