21 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 2 SAAT 13 DAKİKA
Dünya

Srebrenitsa soykırımında neler yaşandı?

Srebrenitsa Katliamının üzerinden 23 yıl geçti. Sırplar tarafından Boşnaklara yapılan soykırımın açtığı yara hala kapanmadı. 1991-1995 arasında yaşanan talihsiz olayları Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu THM Haber'e anlattı.

Srebrenitsa soykırımında neler yaşandı?
0 YORUM YAP
Zeynep Yıldırım
Zeynep Yıldırım

Bosna Hersek'teki Srebrenitsa Katliamı'nın üzerinden 23 yıl geçti. Srebrenitsa Soykırımı'nda yaşananlar, hafızalardan gitmiyor. Srebrenitsa soykırımında yaşanan olaylar ve acılar gün geçtikçe daha da belirginleşiyor. Binlerce müslümanın katledildiği Srebrenitsa'da neler oldu? Srebrenitsa katliamına dair yaşanan insanlık dramını, Türkiye Haber Merkezi olarak Prof.Dr. Ebubekir Sofuoğlu'na sorduk. 

Bosna Hersek’in doğusundaki Srebrenitsa’da 11 Temmuz 1995’te başlayan soykırımda, en az 8 bin 372 Boşnak sivil, Ratko Mladic komutasındaki Sırp askerler tarafından hunharca öldürüldü. O günden bugüne Srebrenitsa, sadece Bosna Hersek’te değil, tüm dünyada adalet arayışının sembolü haline geldi. Srebrenitsa Katliamını Sakarya Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ebubekir Sofuğlu, thmhaber.com'a anlattı.

Bosna’ya adaletli davranılmadı

1992-95 arasında Srebrenitsa’da bir soykırım gerçekleştirildi. Yugoslavya dağılmıştı.  İçerisindeki devletler ise birer birer bağımsızlıklarını ilan etti. Hırvatistan Slovenya bağımsızlık elde ettikten sonra, sıra Bosna’nın bağımsızlığına geldi. Hırvatistan ve Slovenya’nın bağımsızlığını tanıyan Avrupa, Bosna’ya karşı farklı bir tavır aldı.

Bosna’daki Sırplar bahane edildi

Bosnalılara karşı alınan bu tavırda Avrupa'nın öne sürdüğü argümanı Sofuoğlu şöyle açıkladı:

"Avrupalıların iddiasına göre Bosna’da ayrılık isteyen tek taraf Boşnaklardı. Bosna sınırları içerisindeki Sırplar ise ayrılık istemiyordu. Dolayısı ile Boşnakların kararı kendi başına alınmış gibi gösterildi. Halbuki Hırvatistan’da Slovenya’da da Sırplar vardı. Oradaki Sırplar da ayrılmak istemiyorlardı."

Sofuoğlu ayrıca, Bosna'da alınan bağımsızlık kararının rastgele olmadığını, yapılan bir referandum ile bağımszılığa karar verildiğinin altını çizdi.

“Avrupa’nın göbeğinde Müslüman devlet istemiyoruz!”

thmhaber.com'a konuşan Sofuoğlu Avrupa'nın sessizliğini şöyle açıkladı: "Bu noktada aralarındaki asıl mesele çok farklı. Kendi aralarında açıkça dillendirdikleri asıl sebep “Avrupa’nın ortasında kurulacak Müslüman bir devlet” istememeleri idi. O dönemin ABD Devlet Başkanı Bill Clinton da bunu apaçık ifade etti. Clinton, “Ben ne zaman Avrupalı dostlarımıza bu meseleyi açsam, Avrupa’nın ortasında Müslüman bir devlet istemiyoruz şeklinde karşı çıkıyorlardı.” dedi. Avrupa’da bazı devletler sırf bu yüzden Bosna’nın bağımsızlığını istemiyordu."

Bağımsızlık, soykırım getirdi

Sofuoğlu, Bosna Hersek’in Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegovic Yugoslavya’dan ayrılma taraftarı olmadığını, fakat Sırbistan’ın Boşnakların istediği hakları tanımaması üzerine ayrılık fikrini benimsediğini söyledi. Bağımsızlık ilan edildikten sonra Sırpların saldırılara başladığını ifade etti.

Katledilenlerin çoğunun sivillerden oluştuğunu belirtti. Sırp ordusunun Yugoslavya ordusunun temelini oluşturduğunun altını çizen Sofuoğlu, Sırpların hem ordu hem de polis gücü desteği ile Boşnaklara saldırmasıyla da Bosna soykırımı başladığını söyledi.

Birleşmiş Milletler olaya müdahil oldu

BM Bosna soykırımına kayıtsız kalıyor eleştirilerine daha fazla dayanmadığı için 4 güvenli bölge ilan etti. Bu bölgelerden biri de Srebrenitsa idi. Srebrenitsalılar ve diğer güvenli bölgede yaşayanlar silahlarını BM’ye teslim edecekler, BM ise onları Sırplardan koruyacaktı.

Gorajde kendini savundu

Güvenli bölge olarak ilan edilen yerlerden biri de Gorajde idi. Gorajdeliler, Srebrenitsalılardan farklı olarak silahlarını BM’ye teslim etmedi. Onlara güvenmediler. BM, zorla silahlarını toplamaya geldiğinde saklanan silahları bulamadı. Srebrenitsalılar ne yazık ki silahlarını bir şekilde BM’ye teslim etmek zorunda kaldı. Ve Birleşmiş Milletler, verdiği sözü tutmadı.

Srebrenitsa’nın silahlarını aldılar

BM çatısı altında görev yapan Hollandalı askerlere değinen Sofuoğlu, askerlerin kendilerine sığınan sivilleri Sırp askerlerinin ellerine teslim ettiğini söyledi.

Açıklanan verilere göre, yaklaşık 3-4 gün içerisinde 8 bin 372 kişiyi katledildi. Asıl sayının daha fazla olduğunu belirten Sofuoğlu:

"3-4 gün içerisinde makineli silah ile bu kadar insan öldürülemez. İnsanın canı tak eder! Sırplar işte böyle büyük bir vahşet uyguladı. Hollandalı askerler, işte bu vahşete seyirci kaldı." dedi.

Sırplar aynı şekilde Gorajde’ye saldırdıklarında, halk sakladığı silahları çıkardı, soykırım yaşanmasının önüne geçildi. Bu soykırımın birinci derece suçlusu Sırplar ve Hollandalı askerlerdir.

Hollanda şantaja boyun eğdi

Hollandalıların kendilerini savunma şekli şöyle: “Sırplar bizim 10-15 askerimizi esir aldı. Eğer savunmaya devam etseydik, askerlerimiz öldürülecekti.”

Sofuoğlu bu savunmayı şöyle değerlendirdi: "Bunun hiçbir geçerliliği yok. Hollanda askerleri, Sırplara karşı “askerlerimize bir zarar verirseniz, bunu size fazlası ile ödetiriz” dese bile yeterli olurdu. Hatta, bunu dahi demelerine gerek yoktu. Sırpların, BM çatısı altında görev yapan Hollandalı askerlere zarar vermesi mümkün değildi. Şantaj yaptılar. Hollanda da sivillerin katledilmesine göz yumdu."

Soykırım ama Sırplar haklı!

BM başlıca yargı organı olan Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı 2007 tarihli kararında Srebrenitsa'da yaşananların "soykırım" olduğuna ancak sorumlusunun Sırbistan olmadığına hükmetti. O zaman sorumlu kim? Avrupa’nın işte böyle bir adaleti var. Güvenliğini garanti edip silahlarını aldıkları sivilleri bile koruyamadılar.

 

Büyük bir kin ile hareket ettiler

Slobadan Milosevic soykırımdan sorumlu tutulan Sırbistan Cumhurbaşkanı idi. Lahey’de yargılanan bu şahıs cezaevinde ölü bulundu. Fakat nasıl ölü bulunuyor bir düşünelim. Cumhurbaşkanı olan biri Lahey’de yargılanıyor. Cezaevinde ölü bulunuyor. Fakat cenazesi hiçbir şekilde ülkesine getirilmeden Moskova’ya götürülüyor. Ve hiçbir şekilde cenaze töreni düzenlenmiyor. Bu durum hiç mantığa uygun değil.

Bir de Radovan Karadziç Bosna içerisindeki Sırpların lideri. O da güya yargılanıyor. Ratko Mladic Bosna Savaşı sırasında Bosna Sırp Ordusu'nun Başkomutanıydı. Bosna’ya girdiğinde şu sözleri söylüyor: “Türklerden intikamımızı aldık.” Halbuki ortada kin yok. Onlar Boşnak. İşte böyle bir kin ile hareket ediyorlar.

Vicdanlarını rahatlattıkları bir başka durumu ise şöyle ifade ediyorlar: “Bosna’daki Sırplar ve Boşnaklar birbirleri ile savaştı. Sırbistan ordusu ya da Yugoslavya Polis gücü olaya karışmadı. Bizim çocuklar kendi aralarında çatıştılar.” Öyle mi? Hayır!

Yugoslavya dağılmadan önce Avrupa’nın dördüncü büyük ordusuna sahip olarak biliniyordu. Bu ordudaki silahların hepsi, Sırpların eline geçti. Boşnakların eline hiçbir şey geçmedi. Boşnaklar buna savaş demiyor, saldırı diyor. Nazilere yapılan işkenceler tamamen sivillere yapılırken, Boşnakların soykırımını karşılıklı savaşma olarak nitelendiriyorlar.

Avrupa hala Bosna’da alnına sürülen kara lekeyi temizlemiş değil. Her yıl Temmuz ayında, Bosna vermiş olduğu şehitlerini anıyor. Fakat ellerine yasal olarak tatmin edici bir karar verilmediği gibi acılarını hafifletecek bir destekten yoksunlar. Bu soykırım, Avrupa adaletinin gölgesinde kaldı. Acısı ise Boşnak annelerin kalbinde…

Ebubekir Sofuoğlu kimdir?

Ebubekir Sofuoğlu, 1968 yılında Sakarya’da doğdu. Marmara Üniversitesi Tarih Bölümü'nden mezun olan Ebubekir Sofuoğlu, daha sonra İstanbul Üniversitesi’nde Yüksek Lisans yapmıştır. Son olarak ise Sakarya Üniversitesinde Yeniden Yapılanma Sürecinde Islahatların Yeri ve I.Meşrutiyet (Sosyoloji) tezi ile doktorasını tamamlamıştır.

2004 senesinde Hendek Meslek Yüksek Okulunda Yrd. Doçent ve 2008 yılında Doçentliğe yükselen Sofuoğlu, bir sene sonra Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümüne geçiş yapmış ve 2013 senesinde de Profesörlüğe yükselmiştir. Prof.Dr. Ebubekir Sofuoğlu, 6 dil bilmektedir. Evli ve 4 çocuk babasıdır.