17 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 5 SAAT 6 DAKİKA
Sağlık

Uzman Dr. Hocaoğlu öğrenci velilerini uyardı: Çocuklardaki okul fobisine acil müdahale edilmeli

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Hocaoğlu, çocuklardaki okul fobisinin altında pek çok psikiyatrik neden olabileceğini dikkat çekerek, "Bu sorun psikiyatrinin hemen müdahale edilmesi gerekenleri arasında yer alır" diye uyardı.

Uzman Dr. Hocaoğlu öğrenci velilerini uyardı: Çocuklardaki okul fobisine acil müdahale edilmeli
0 YORUM YAP Kaynak: AA
 
Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Sevgi Hocaoğlu, çocuklardaki okul fobisinin altında pek çok psikiyatrik neden olabileceğini ve bu soruna acil müdahalenin şart olduğunu bildirdi.
 
Hocaoğlu, yazılı açıklamasında, 2019-2020 eğitim öğretim yılının başladığı bugünlerde okul fobisi olan çocuklar hakkında ailelere tavsiyelerde bulunurken, okul reddinin altındaki psikiyatrik sorunlara değindi.
 
Okul reddinin en çok ilkokul birinci sınıfta yaşandığını aktaran Sevgi Hocaoğlu, "Aileler öncelikle çocuklarının okula hazır olup olmadıklarını değerlendirmek üzere bir uzmana başvurması gerekiyor. Okula alışma süreci her çocuk için farklı düzeyde ve şekilde olabilir. Çocuğun okul öncesi eğitim alması, anneyle olan bağı, aile içindeki huzursuzluklar, endişe düzeyi, anne babanın öğretmenin ve arkadaşlarının çocuğa yaklaşımı gibi birçok faktör bu süreci etkiler." ifadelerini kullandı.
 
 
- "Fizyolojik belirtilere dikkat"  
 
Okul fobisinin sosyoekonomik düzeye bağlı olmaksızın, toplumun yüzde 1’inde erkek ve kızlarda eşit oranda görüldüğü bilgisini paylaşan Hocaoğlu, sorunun temelinde pek çok psikiyatrik nedenin yatabileceğini dile getirdi.
 
Yrd. Doç. Dr. Sevgi Hocaoğlu okul fobisi yaşayan çocuklardaki belirtileri,"Bu çocukların yoğun davranış bozukluğu şikayetleri yoktur, hatta çoğu okuldan gelir gelmez ev ödevlerini tamamlar. Akşam okula gitmeye söz verseler de sabah okula gitmemek için direnir, hırçınlaşır, ağlar ve ebeveyni yanında isterler." şeklinde sıraladı.
 
Hocaoğlu, okul fobisine eşlik eden diğer belirtilere ilişkin de "Karın ağrısı, kusma, ishal, baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı, nefes darlığı, sık idrara çıkma çocuğun okula gitme konusundaki kaygısıyla ilişkilendirilen fizyolojik belirtilerdir. Baş ve karın ağrısı en sık görülenlerdir. Bu belirtiler genellikle sabahları ortaya çıkar, genellikle hafta sonları ve tatillerde kaybolur." değerlendirmesinde bulundu.
 
- "Anne baba ortak hareket etmeli" 
 
Okul reddini tetikleyecek nedenlerin genellikle okul, çocuk veya aile kaynaklı olduğunu dile getiren Hocaoğlu, "Çocuğun yaşıtları ile uyumsuzluk yaşaması, arkadaşları tarafından zorbalığa maruz kalması, arkadaş kaybı, çok ağır ödevler verilmesi, aile içi şiddet, boşanma, hastalık, kardeş doğumu, ailede kayıp gibi etkenler bulunabilir." açıklamasında bulundu. 
 
Bu süreçte ailenin çocuğu yargılamadan bu durumun çocuğun elinde olmadan yaptığını ve şımarıklık olmadığını düşünerek sorunu ele alması gerektiğini bildiren Hocaoğlu, şunları kaydetti:
 
"Aileler düşüncelerinde kararlı olmalı, okula gitme konusunda taviz vermemeli. Anne baba ortak hareket etmeli. Sorunun kaynağı araştırılmalı. Aile kaynaklıysa işbirliği içinde çözüm aşamasına geçilmeli. Çocuktan kaynaklıysa güven ilişkisi oluşturulmalı. Uyum problemi için adım adım çözüm izlenmeli. Aile bir süre sınıf koridorunda daha sonra kantinde daha sonra bahçede durabilir. Eğer çocuk o gün hiçbir şekilde okula gitmediyse evde veya dışarıda sevdiği şeyleri yapmasına kısıtlama getirilmeli ev cazip hale getirilmemeli çocuğa ekran kesinlikle verilmemelidir." 
 
- "Öğretmene de görev düşüyor "
 
Hocaoğlu, çözüm sürecinde öğretmenin büyük bir role sahip olduğunu belirterek, "Öğretmen çocuğun yaşıtları ile ilişkisini gözlemlemeli. Çocuğa kolaylıkla üstesinden gelebileceği küçük görevler verip motivasyonunu artırmalı. Baskı yapmamalı. Bir şey başardığında ya da doğru cevap verdiğinde başını okşama, defterine gülen yüz veya yıldız atma, takdir etme gibi çocukla bağı kuvvetlendirecek davranışlar sergilemelidir. Ailenin öğretmen ile ilgili memnuniyetsizliği var ise bu konu asla çocuğun yanında konuşulmamalıdır. Yaşıtları ile arasında problemler var ise öğretmenin yanı sıra ailenin de tatil günleri çocuğu arkadaşları ile sosyalleştirmesi gerekmektedir." ifadelerini kullandı.
 
Okul reddine başta ayrılık kaygısı olmak üzere depresyon, tüm kaygı bozuklukları ve karşı gelme bozuklukları, dikkat eksikliği, hiperaktivite gibi birçok psikiyatrik tanının eşlik edebileceğini aktaran Hocaoğlu sözlerini şöyle tamamladı: 
 
"Okul reddi hemen müdahale edilmesi gereken psikiyatrinin acilleri arasında yer alır. Devam etmesi durumunda çocuk psikiyatrisi uzmanına başvurulması şarttır. Gerekli görüldüğü takdirde medikal tedavi başlanıp çocuğun sağlıklı ve başarılı bir şekilde okula gitmesi sağlanmalıdır."