9 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 4 SAAT 59 DAKİKA
Gündem

Terörün algı aracı sosyal medya

31 Mart yerel seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte artan algı terörüyle ilgili, Sosyal Medya Uzmanı Doç. Dr. Ali Murat Kırık, THM Haber aracılığıyla kullanıcılara bu tuzaklardan korunmanın yollarını aktardı.

Terörün algı aracı sosyal medya
0 YORUM YAP
Ümit Uzun
Ümit Uzun

Türkiye’de yaklaşık 55 milyon kişi aktif olarak sosyal medya kullanıyor. Bu sayı, özellikle seçim dönemlerinde açılan bot hesaplarla birlikte 100 milyona ulaşıyor. Amaç, asılsız paylaşımlarla algı terörüne yol açmak ve halkı yanlış yönlendirmek. Peki, sosyal medya kullanıcıları, bu algı tuzaklarına düşmemek için ne yapmalı?

Sosyal Medya Uzmanı ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Kırık, THM Haber aracılığıyla kullanıcılara uyarılarda bulundu. İşte dikkat edilmesi gereken hususlar:

Kişiler, ajanslar hatta sosyal medya fenomenleri üzerinden temin edilebilen bot hesaplar, terör örgütü propagandaları yaparak milli duyguları zedelemeye yöneliyor. Bilgi kirliliğiyle vatandaşların devlete olan güvenini zedelemeye çalışıyor. Özellikle bazı siyasi partiler bunlarla anlaşıp propagandalar yürütüyor.

Bazı terör örgütleri de bu hesapları satın alıyor çünkü bir şey ne kadar yaygın olursa, ne kadar çok aklınızda olursa, o kadar çok doğruluğu ve gerçekliği kanıtlanabilir gibi bir algı vardır insanlarda. Çok sayıda hesabın aynı tweeti paylaştığını gören kullanıcılar bu yanlış bilginin doğru olduğunu düşünebiliyor. İnsanlar bunu düşündüklerinde ise terör örgütleri amaçlarına ulaşmış oluyor.



Bunu Gezi Parkı olaylarında gördük. 15 Temmuz sürecinde gördük. Siyasi olarak büyük çalkantılar olduğu dönemlerde bu hesaplar devreye giriyor ve daha yoğun bir şekilde kullanılıyor. Sahte hesapların sahipleri de çoğunluklu olarak terör örgütü sempatizanları. Şimdi de yaklaşan seçim öncesi karşımızdalar.

Seçim dönemi bu ortam biçilmiş kaftandır. Özellikle ekonomik dalgalanmalar, siyasetteki algı operasyonları, bilinçsiz kullanıcıları etkilemektedir.

Burada kullanıcıların da düştüğü hatalar var. Direk inanmak. Sosyal medyada gördüğün bir içeriğe direk inanmak günümüz şartlarında doğru değil.



Sosyal medyada bazı ünlüler, bazı siyasetçiler, sanatçılar gibi kişiler sosyal medyadan sahte ve yanlış bilgi içeren bir paylaşımda bulunduğunda bunu gören kullanıcılar, bu içerikleri paylaşıyor. Ve sanki bu manipülatif paylaşımlar gerçekmiş gibi algılanıyor.

İnsanlarda çok basit bir algı var, 300-400 takipçisi olan kişinin yazdığı doğru bir içerik yanlış, ama 1 milyon 2 milyon takipçisi olan kişinin yaptığı yanlış paylaşım kesinlikle doğru sayılıyor. İşte burada algının nasıl yürütüldüğünü görüyoruz.

Bu noktada da dijital okuryazarlığın önemi ortaya çıkıyor. Karşımıza çıkan bir içeriğin öncelikli olarak doğruluğunu araştırmak ve karşılaştırmak gerekir. Örneğin, Zeytin Dalı Harekatı’nda dahi sosyal medya teröristlerinin internetten Zaten teröristler bu tarz ortamları çok severler. Çünkü insanların dikkatlerini çok farklı noktalara çekerken, devlet aleyhine olaylar gerçekleştirmeyi hedeflemektedirler.



Bu dönemlerde yapılan taktiklerden bazıları da yıllar önce olmuş olayların sanki yeni olmuş gibi hazırlanıp, genç kitlenin önüne sunulması.

Özellikle genç seçmenler, ilk kez oy kullanacak seçmenler buna çok dikkat etmelidir. Sosyal paylaşım ağlarında en aktif kesim gençlerden oluşuyor ve çok kolay etkileniyorlar. Genç seçmenlerin bu tuzaklara düşmemesi gerekir.

Sosyla medyadaki bilgilere değil, devletin resmi yayın organlarının aktarmış olduğu bilgilere inanırsak, bu tarz manipülatif operasyonlarla daha rahat mücadele ederiz.