12 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 2 SAAT 40 DAKİKA
Kurtuluş Tayiz

Kurtuluş Tayiz

Tepkileri güçlenen Türkiye’ye…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün gerçekleşen yemin töreni şüphesiz izleyen her vatandaşı ayrı ayrı gururlandırmıştır. Nitekim yemin töreni ve devamındaki diğer ritüeller “Güçlü Türkiye”nin varlığını bütün dünyaya hissettirdi.

Devletin güçlenmesinden, ülkenin iddialı bir hale gelmesinden rahatsız gelen kesimler ise tepkilerini “sultanlık geldi”, “Hilafet geri döndü” biçiminde ifade etmeye çalıştılar. Batılı ülkelerde gördükleri siyasi törenlere hayranlık duyan bu çevreler nedense kendi ülkelerini bir türlü sevemediler.

Bakmayın dillerinden düşürmedikleri “demokrasi”, “özgürlük” vb. kavramlara; PKK ve FETÖ’yle ortaklık kuranların, Esed’e sempati besleyenlerin, darbeci Sisi’ye hayranlık besleyenlerin ne “demokrasi” ile ne de “özgürlük” ile yakından uzaktan bir alakaları olabilir. Dünyanın en korkunç terör ve suç şebekesiyle ilişki ve ittifak geliştirip sonra da “demokratik rejim” diye sızlanmalarının ciddiye alınır bir yanı yoktur.

İşleri güçleri devlete ve milleti temsil eden isimlere çamur atmak. Bu alışkanlığı yeni kabineye giren isimler düzeyinde de sürdürdüler. AK Parti grubundan kabineye giren Abdulhamit Gül, Berat Albayrak, Süleyman Soylu ve Mevlüd Çavuşoğlu’na yönelik sosyal medya üzerinden saldırıp durdular. Oysaki, bu isimler kendi alanlarında gerçekten başarılı oldular ve kendilerine halen ihtiyaç duyulmakta. Önümüzdeki dönemde kendi adlarından sık sık bahsettirecekler.

Bu isimlerin hedef olması o kadar da anlaşılmaz değil; Abdulhamit Gül, geçen dönem kendi bakanlığının yetki alanı içinde FETÖ’ye nefes aldırmadı; Berat Albayrak, Türkiye’nin milli enerji politikasını oluşturan bir isim; Mevlüd Çavuşoğlu, geçen dönemde PKK’yı arkalayan ABD’ye ve Avrupa’ya adeta kök söktürdü. Süleyman Soylu ise hem PKK ve FETÖ’nün, hem de içerideki siyasi işbirlikçilerinin korkulu rüyası… Kabineye girmiş olmaları kendi alanlarında hala tamamlamaları gereken çok iş olduğunu da gösteriyor.

Kabine listesinin aksiyonu Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’dı. FETÖ, 15 Temmuz’da darbenin başına geçirmek için Akar’a çok baskı yapmıştı. Fakat Hulusi Akar direnince rehin alınarak Akıncılar üssüne götürülmüştü. Akar, darbe girişiminin atlatılmasından sonra TSK’yı yeniden derleyip toparlayan isim oldu. Suriye ve Kuzey Irak’ta çok önemli operasyonlara komutanlık etti. Bu döneme terörle mücadelede ilk kez olumlu neticeler alındı. Kimsenin beklemediği bir isimdi, kabineye girmesi sürpriz oldu ama her kesimden olumlu tepki aldı.

Hulusi Akar’ın yerine Genelkurmay Başkanı olan isimse FETÖ’nün özel bir kin beslediği, 15 Temmuz’da hedef aldığı fakat teslim alamadığı Orgeneral Yaşar Güler Paşa oldu. Genelkurmay 2. Başkanı Ümit Dündar ise Kara Kuvvetleri Komutanı olarak atandı. Gerek yeni kabine, gerekse TSK’daki yeni komuta kademesi, Türkiye’yi 2023 hedeflerine ulaştıracak niteliktedir. Yolları açık olsun!

Diğer Yazıları