7 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 29 DAKİKA
Ahmet Kekeç

Ahmet Kekeç

Tarihin en yüz kızartıcı dayanışması

Sayın Meral Akşener, geçen hafta, mutsuz bir yüz ifadesiyle kameraların karşısına geçti ve CHP İzmir adayı Tunç Soyer’i savunan şahane bir konuşma yaptı... 

Bu savunma başarısını, CHP’liler bile gösteremedi. 

HDP/İyi Parti-CHP ittifakının “yancısı” konumundaki Temel Karamollaoğlu hariç... 

Karamollaoğlu daha da iyi bir savunma sergiledi ve 12 Eylül’den sonra ülkücü camiaya (ilaveten merhum Erbakan’a) kan kusturmuş askeri savcı Nurettin Soyer’in oğluna harika bir pas attı. 

Hazır yeri gelmişken, Karamollaoğlu’nun himayesine girmiş bazı AKP’lileri ve liberalleri de analım. Çok iyi gidiyorlar. 

Efendim, suç babadan oğula geçmezmiş... 

Babaların cezasını çocuklar çekmezmiş... 

Doğrudur... 

Suç babadan oğula geçmez... 

Babaların cezasını çocuklar çekmez... 

O zaman “baba-oğul”un durumlarına bir bakalım: 

Baba Nurettin Soyer, adlı adınca söyleyelim, “rahatsız” bir adamdı. 

Bazı psikiyatrik ifadeleri kullanmak istemediğim için “rahatsız” dedim. 

Ülkücülerden ve muhafazakârlardan nefret ederdi. Bu duygusunu gizlemezdi... Nefretini, “ithamlarına” ve iddianamelerine de yansıtırdı. Yazdığı iddianameler, bu nedenle, “nefret iddianameleri”ydi. Hukukçu filan değildi. Hukuk adına bir yüz karasıydı. 

Ölmüş gitmiş bir adamın arkasından bu kadar ağır konuşulmaz ama daha fazlasını hak ediyor bence. Daha fazlasını öğrenmek, yani daha ağır ithamlar duymak isteyenler, herhangi bir arama motoruna başvurabilirler. 

Tunç Soyer, böyle bir adamın oğludur işte. 

Tunç Efendi’nin ülkücülerden nefret edip etmediğini bilmiyoruz ama PKK’lıları çok sevdiğini, bazı paylaşımlarından anlayabiliyoruz. 

PKK/HDP sever bir CHP’li... 

Hafif liberal, ağır kıratta solcu... 

Biraz da Atatürkçü... 

Dahası şu: 

Tunç Efendi, “babasının yaptıklarıyla” gurur duyuyor. 

Hem babasını sevmek, hem babasının psikopatça kaleme aldığı iddianamelere katılmadığını belirtmek mümkünken (bunu söylediğinde başına bir gaile gelmeyeceğini bildiği halde), o tutup babasının “her şeyine” (tarihine, yaptıklarına, düşüncesine, eylemlerine, iddianamelerine, özel nefret duygularına) sahip çıktığını söylüyor. 

Bunu dediği an, “suç babadan oğula geçmiş oluyor...”

Demek ki Tunç Soyer ezkaza 12 Eylül savcısı olsaydı, babasından daha psikopatça davranacaktı. 

Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu, işte böyle bir adamı savunuyor. 

Neden? 

Erdoğan’ın adayı kaybetsin. 

Erdoğan’ın adayı kaybetsin de, hangi psikopat iddianamenin sahibi gelirse gelsin. 

Bazıları bu yüz kızartıcı dayanışmaya “siyaset” adını verebilir ama görünen fotoğraf “Öcalan-Akşener-Kılıçdaroğlu-Karamollaoğlu ittifakı”dır, başka da bir şey değildir. 

İYİP’li ülkücülere ve AKP’lilere hayırlı olsun.

Diğer Yazıları