Yozgatlı: Fenerbahçe’den ayrılmakla hata yaptım!

 Futbolculuk yıllarında Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ta  tarihi başarılara şahit olan Mehmet Yozgatlı, antrenörlük kariyerinde de bu dört takımlardan birinde hocalık yapmak istediğini söylüyor.

Spor 13.05.2018, 06:02 13.05.2018, 07:34
Yozgatlı: Fenerbahçe’den ayrılmakla hata yaptım!

Almanya’dan bir umutla yola çıkan ve futbolculuk serüvenine İstanbulspor’da başlayan Türk Beckham Mehmet Yozgatlı bu sezon ilk teknik direktörlük sınavını Şanlıurfa 3. Lig ekiplerinden Karaköprü Belediyespor’da verdi.

Futbolculuk yıllarında Galatarasay’la UEFA Avrupa kupası kaldıran, Fenerbahçe ile 3 sezon şampiyonluk yaşayan ve Beşiktaş’la adeta hayatının sınavını veren çiçeği burnunda teknik direktör Yozgatlı’nın ileriye dönük hedefini ise 10 yıl içinde Süper Lig’in zirvesinde yarışan ekiplerin başında hoca olmak süslüyor.

 

Almanya’dan çıktım yola…

Hocam biraz sizden ve Almanya’dan İstanbul’a uzanan futbol yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

 “9 Ocak 1979 Almanya doğumluyum. Futbola da aslında orada başladım. 4 yaşındayken topla tanıştım. Futbolu çok seviyordum, hayatım her şeyim futboldu. Okuldan sonra arkadaşlarla futbol oynamaya giderdik. Yaşım 14 olunca Almanya’da Bielefeld takımında oynamaya başladım. Fakat Almanya’da Türk olmak ve bir şeyler başarmak oldukça sıkıntılıdır. Onlar Türklere karşı biraz soğuktur. Bielefeld’den ayrıldım ve kendi oturduğum semtteki Türk Sport Bünde takımında sahaya çıktım. Profesyonel futbolcu olmak aklımda yoktu çünkü Almanların duruşu ortadaydı. Ben saha içinde çok koşmayı sevmezdim ama duran topları çok iyi kullanırdım bana herkes Beckham derdi. Hocamız Metin Yüreğir beni keşfetti ve 17 yaşımda elimden tutup Türkiye’ye getirdi.”

 İlk hayal kırıklığı

Türkiye’de ilk hangi kulübe geldiniz?

“Denenmek için Kayserispor’a geldim. O zamanlar gurbetçi oyunculara ilgi de çoktu. 4-5 gün idmanlara çıktım hoca da beni çok beğendi. 97 yılıydı. Bana bir gün ‘Mehmet, stadımızın açılış maçı var. O maçtan sonra imza atacağız dediler. Biz de maça gittik, imza atacağım diye beklerken Kayserispor bir anda transferden vazgeçti.”

Neden?

“Neden olduğunu söylemeye çok gerek yok. Hayırlısı olsun deyip oradan ayrıldım.”

Asla pes etme!

Almanya’ya geri mi döndünüz?

“Hayır. Geriye dönersem arkadaşlarım benimle dalga geçerdi.  ‘Gitti, geldi. Futbolcu olamadı’ diye. Kendime bunu yediremedim. Daha sonra Metin hoca beni İstanbulspor’a götürdü. Takımın başında Saffet Susiç vardı. Yardımcı hocalığını da Ziya Doğan yapıyordu.  Orada idmanlara denenmek için çıktım, beğenildim. Profesyonel futbola da ilk adımlarımı orada attım”

Ve bir anda her şey yoluna mı girdi?

“Hayır, öyle olmadı elbette. İstanbulspor o zamanlar maddi sıkıntılar yaşıyordu. Tesisleri yoktu, idman sahaları yoktu. İstanbul’a ilk geldiğimde Metin Hoca’nın evinde kalıyordum. Gerçekten çok zorluklar çektim ama içimde o hırs vardı. Kesinlikle geri dönmeyecektim ve bir gün herkesin konuştuğu isim olacaktım.”

Allah’ım ben rüyada mıyım?

Öyle de oldu zaten hocam…

“Mesela, ilk idmanımı unutamıyorum. A takımla idmana çıkacağım soyunma odasındayım. Sağıma bakıyorum Aykut Kocaman, solumda Oğuz Çetin, önümde Sergen Yalçın az ötemde Hamza Hamzaoğlu falan… Hala anlatırken tüylerim diken diken oluyor. Televizyonda gördüğüm, Fenerbahçe’de Beşiktaş’ta, Galatasaray’da oynamış ağabeylerim bana adımla sesleniyor. Rüya gibiydi.”

İstanbulspor’da ilk maçınızı hatırlıyor musunuz?

“Hatırlamaz mıyım? Yine idman yapıyoruz takım Kocaeli’ne kampa gidecek. Güven Kocaoğlu vardı ikimiz çıkmıştık A takıma. Herkes idman sonrası soyunma odasına girdi.  Biz arkadaşımla pas atıyoruz bir birimize. O sırada malzemeci Mecit Ağabey seslendi , ‘ Mehmet oğlum gelsene.’ Hayırdır. Ne oldu’ dedim. ‘Oğlum gel hoca seni kampa aldı’ dedi. Ben şok! Anlatamam o anı. İlk defa A takımla kadroya gireceğim ama hiçbir şeyim yok. Malzemem yok. Soyunma odasına nasıl gittim hatırlamıyorum. O ara futbolcular otobüse geçmiş beni bekliyor takım otobüsü öyle bir heyecanla koşmuşum ki kayıp dizimi yardım. O paniğimi unutamam.”

Ve serüven başlar…

 

Peki, kariyerinizdeki kırılma anı ne zamandı size göre?

“ O panikle gittiğim ilk maçtı aslında. Karşılaşma başladı dakika 70 falan hoca bana dedi kalk ısın. Yine heyecanlandım. Neyse sahaya girdim Oğuz Çetin bana bir top attı, kontrol ettim döndüm direk Hamza hocanın önüne attım Hamza ağabey vurdu gol oldu ve benim serüven böylelikle başladı.”

Seni Galatasaray’a sattık!

 Galatasaray’a transfer nasıl gerçekleşti?

“Almanya’da ailemin yanındaydım. Hiç unutamadığım anlardan biridir yine. Araba kullanıyordum. Kulüp sportif direktörümüz aradı. ‘Mehmet ne yapıyorsun? Hemen İstanbul’a gel, seni Galatasaray’a sattık’ dedi. Ben öyle bir kaldım ki kaza yapacaktım neredeyse.”

Her şey çok hızlı ilerlememiş mi?

“Evet, öyle çabuk gelişti ki her şey. 97’de Türkiye’ye geldim, 98’de İstanbulspor A takıma çıktım, 99’da Galatasaray’a transfer oldum. Her şey çok ani oldu.

Sonra?

İstanbul’a geldim. Burak Elmas Galatasaray’ın yöneticisiydi. Beni tesislere götürüyor. Bir baktım tesislerde Emre Aşık var, Saffet Akyüz var Ahmet Yıldırım var Emrah Eren, ben varım. Sonradan öğrendim ki onlar buraya satılmış, Cem Uzan beni kiralık vermiş.

Peki, hocam Galatasaray’da olmak ve UEFA Kupası kadrosunda yer almak nasıl bir duyguydu?

“Türkiye’nin en büyük takımına transfer oluyorsunuz. Futbolcu kalitesi çok daha farklı, tesisi farklı, taraftar zaten tartışılmaz. İlk başlarda orada olmanın zorluğunu da çektim yaşım da ufaktı popüler olmaya falan başlıyorsunuz o hayat, o ortam çok daha farklı. Yediğiniz, içtiğiniz, giydiğiniz şeyler değişiyor, ortamlarınız değişiyor. Her şeye dikkat etmen gerekiyor. Kadroya girmeye başladıktan sonra alıştım. Ama kadroda olmak da inanın çok başka. Galatasaray’da çok fazla forma şansı bulamadım. 90 dakika forma giyemedim ama UEFA kupası kadrosunda yer almak ligde yer almaktan çok daha farklı bir duyguydu. Çok tecrübeli futbolu bilen ve Galatasaray’ı seven bir takımdık.”

Neden ayrıldınız?

“UEFA kupası kazandığımızda 20 yaşındaydım. O sene de Fatih hoca İtalya’ya gitti, Lucescu geldi. Lucescu’da gençleri fazla tutan, seven bir insan değildi. Daha çok tecrübeli oyuncularla oynamayı tercih etti ve doğal olarak çok da forma şansı bulamadım. Zaten kiralıktım ayrıldım ve önce Adanaspor’a gittim tekrar İstanbulspor’a geri döndüm. O ara Aykut Kocaman bizim hocamızdı.  İstanbulspor’la o sezon 7’de 7 yaptık büyük takımları da yendik. Ama Cem Uzan’ın tamamen İstanbulspor’dan kopması takımda ayrı sıkıntıları getirdi. Son iki sene tesisleri de elimizden aldılar. O sene Fenerbahçe’ye karşı 2 maçta oynamıştım ve asistlerim olmuştu. O maçlardan sonra beni istemeye başlamışlar ama yönetimimiz onay vermemiş sonra devre arası olunca maddi sıkıntılar da baş gösterince bonservisimle Fenerbahçe’ye gittim.”

 

Ve hayaliniz olan takımda futbolcu oldunuz.

“Yok nerde. O süreçte oldukça maceralı geçti aslında. Hikâyesi çok ilginç ve sıkıntılıdır.”

Teklif var imza yok!

Çok merak ettim şimdi…

 “İstanbulspor’la Antalya’ya kampa gittik aradan iki gün geçti Fenerbahçe Kulübü beni çağırdı ama uçaklar dolu, yer yok. Gitmem gerekiyor gidemiyorum. Bir şekilde hostes koltuğunda İstanbul’a geldim ve Fenerbahçe tesislerine geçtim. Orada bir görüşme gerçekleştirdik fakat İstanbulspor’da imza attırtacak kimseyi bulamıyoruz. Cem Uzan bırakıp gitti ama imza yetkisi kimde belli değil. O dönem çok kötüydü gerçekten yaklaşık 3 hafta İstanbul’da kaldım. O ara idman da yapamıyorum. İstanbulspor sattık seni gitmen gerek diyor Fenerbahçe de alamayız imza yok diyor. İnanın bir evime gidiyorum bir Kadıköy’e her gün.”

Yapma hocam, yakma beni!

Sonuca varamadınız mı hiçbir şekilde?

“3 hafta geçti ligin ilk maçı İstanbul’da başlayacak.  İstanbulspor kampa geldi Aykut Kocaman beni çağırdı, ‘Seni kampa alacağım’ dedi. Dedim, ‘Hocam yapma idmansızım’ bir de Fenerbahçe’ye karşı oynayacağız. Şimdi ben bir gol atsam belki Fener beni almayacak atmazsam sen transfer oldun gol atmadın diyecekler. İki arada bir dere kaldım. “

Sonucu merak ettim.

“Sonuçta o maça çıktım. Güngören’de maça çıktık dakika 70 oldu Aykut hoca, ‘ gir oyna’ dedi. Ben az önce bahsettiğim şeyleri düşünüyor korkuyorum. ‘Allahım sen yardımcı ol!’ dedim oyuna girdim bir de gol kaçırdım Allah’tan eleştiri almadım. Transfer sezonu artık bitmek üzer ve ben ortada kalmıştım.”

İmza yetkisi çaycıda

İmza yetkisinin kimde olduğu belli olmadı mı hala o süreçte?

“Oldu. Çaycıya vermiş. Çaycı da tatile çıkmış gelince imzayı attık ve Fenerbahçe’ye transferim gerçekleşti.”

Nasıl çaycı daymış? Belki de o çaycı değildir hocam :=)

Öyle bilmiyorum :=) Belki de değildir.

Muazzam yıllar…

Fenerbahçe’de yaşadığınız sezonları bize nasıl anlatırsınız?

“4 sene de 3 şampiyonluk yaşadık. Denizli’de şampiyonluk kaybettik. Onu da sayarsak 4’4 yapmış gibi olacaktık. Ben bütün hayallerimi gerçekleştirdim Fenerbahçe’de yaşımda artık olgunlaşmıştı ve kendi isteğimle ayrıldım.

Ah Zico ah…

Hocam şimdi anlatırken bile duygulanıyorsunuz. Bu kadar sevdiğiniz ve mutlu olduğunuz camiadan neden ayrılmayı istediniz tek sebep az önce söyledikleriniz mi?

“Zico ile bir tartılma yaşadım ve ayrılmaya kara verdim.”

‘Rencide oldum’

Nasıl bir tartışma özel değilse paylaşır mısınız?

“Özel değil aslında ama biraz rencide oldum diyebilirim. Olay şöyle gelişti:  Deivid De Souza Fenerbahçe’ye yeni gelmişti. Ve o sezon gerçekten çok kötü oynuyordu. Onun yerine ben oynuyordum ve hem gol atıyor hem de attırıyordum. Fakat Zico ısrarla Deivid’i oynatıyordu. Bir gün hocanın yanına gittim ve ‘Hocam ben formayı hak ediyorum ver artık, oynayayım’ dedim o da bana, ‘Mehmet Deivid’i ben getirdim ve o yüzden onu oynatacağım, sen benim 12. Adamımsın’ dedi. Ben de 12. adam olmak istemediğim için ayrıldım.”

‘Ayrılmakla hata yaptım’

Pişman mısınız?

“O zamanlar belki bir gün yeniden gelirim diye düşündüm ve pişmanlık duymadım ama şimdi belki de ayrılmakla büyük bir hata yaptım diyorum. Kalsaydım belki bugün hala Fenerbahçe’de olabilir Volkan gibi 10 sene sarı-lacivertli formaya hizmet edebilirdim ama bir taraftan da düşününce ben o laftan sonra ağzımla kuş tutsam Zico’ya yaranamayacaktım.”

 

Sonra Beşiktaş’a mı gittiniz?

“Beşiktaş’ta istiyordu ama benim niyetim Almanya’ya geri dönmekti. Schalke ile anlaşmış gibiydim ama o arada Ertuğrul Sağlam benimle bir görüşme gerçekleştirdi ve Beşiktaş’a transfer oldum.

Başladığı gibi bitti

Ve bir serüven daha böylelikle başlamış oldu…

“Hem de ne serüven. O kadar çok talihsizlik yaşadım ki Beşiktaş’ta futbol hayatımın en şanssız sezonunu geçirdim. Çok sakatlık yaşadım. Fenerbahçe’de 4 sene oynadım belki 4-5 kez hastaneye gitmişimdir ama Beşiktaş’ta hiç hastaneden çıkamadım. Bel fıtığına yakalandım, diz yan bağlarım yırtıldı, yaşım da çok gençti.”

Kesin nazara geldiniz?

“Nazara mı geldim, başka faktörler mi bilmiyorum ama Beşiktaş’ta hiç toparlayamadım. Kötü sezondu. Vicdanen de rahat değildim ve bir sezon sonunda Ertuğrul hocanın yanına gittim, ‘Katkı sağlayamadım sizi de kendimi de mahcup ettim bırakın gideyim’ dedim ve öyle ayrıldım.

Gerçekten büyük talihsizlik olmuş.

“Her şer de bir hayır vardır.  Gaziantepspor’a gittim sonra ardından Gençlerbirliği ve son olarak Rizespor’da futbolu bıraktım. İlginç olansa Beşiktaş’tan sonra hiç sakatlık yaşamadım.”

‘Bir küskünlük olmadı değil’

Bu sakatlıklarda Fenerbahçe’den kırgın ayrılmış olmanızın etkisi olabilir mi?

“Bilmiyorum o dönem çok ayrıydı. Bir küskünlük oldu içimde belki Fenerbahçe’den ayrılmanın getirdiği küskünlük de olabilir. Aklım sonradan geri de kaldı. Keşke orada kalsaydım. Büyük takımlarda oynadığınız aman artık alt liglerde yapamıyorsunuz. 32 yaşında futbolu bıraktım hala daha da oynayabilirdim.”

Para pul şan şöhret….

Antrenörlük yapmaya ne zaman karar verdiniz?

 “ Aslında ben futbola dair her şeyden vazgeçmiştim. Futboldan tamamen kopmak istedim. Hocalık da yoktu aklımdı kısacası topa dair hiçbir şey yoktu. 2002 yılında evlendim. Çocuklarım var. Ben bu mesleğin peşinde koşmaktan aileme hiç vakit ayıramadım. Bir de düşündüm. Kazanacağımı kazandım, göreceğimi gördüm, her şeyin en iyisine sahip oldum. Bundan sonra ailemin yanında olup eşime ve evlatlarıma zaman ayırıp büyüdüklerini görmek istedim. Gerçekten düşündüğünüz zaman her şey boş. Para, pul, nam, şöhret gerçek olan aile.”

 

 

 Onlar hocaysa ben kralım

Sizi yolunuzdan çeviren ne oldu?

“Son zamanlarda öyle hocalar gördüm ki, “Bu adam hocaysa benim kralı olmam lazım” dedim ve antrenörlük yapmaya karar verdim. İlk Eyüpspor’da yardımcı hocalık yaptım, sonra Karabük’e gittim ve Elvir Baliç’in yardımcılığını yaptım.”

‘Enkazı aldık ligde tuttuk’

Şimdi de Karaköprü Belediyespor’dasınız ve ilk antrenörlük tecrübeniz. Nasıl bir sezon geçirdiniz. Urfa’yı sevdiniz mi?

“Şanlıurfa gerçekten çok güzel bir şehir. İnsanları çok iyi, yemeklerini zaten anlatmaya gerek yok. Ben ilk kez Urfa’ya geldim ve açıkçası gelirken de çekinmedim değil. Yeni bir ortam sonuçta insan biraz korkuyor ama bugün iyi ki de gelmişim diyorum. Rahat rahat gezebiliyorum burada herkes samimi, ben burayı evim olarak görüyorum. Beni hoca yapan Karaköprü Belediyespor’dur. Burada bir başarı yakaladık bana güvendiler

Karaköprü geçen sene bal liginden 3 Lig’e yükselmiş. Yukarılara tırmanmak için büyük bir heves var ama bu o kadar kolay bir iş değil. İlk geldiğimde takım 15 puanda 13. sıradaydı tabiri caizse biz bir enkaz aldık. Ben kendi adıma risk aldım sonuçta hocalık deneyimim yok daha kötüye de gidebilirdik. Başkan ve yönetim içinde bir riskti yeni çıkmış bir takıma yeni bir hoca aldılar. Ama mayamız çok iyi tuttu. Gerçekten çok iyi bir ekip olduk ve çok şey başardık. Az maliyetle devre arası transfer yapmadan iyi bir noktaya getirdik takımımızı ve yine hedeflendiği gibi ligde bırakmayı başardık. Urfalı genç oyuncularımız profesyonel yaptık A takıma çıkardık.”

 ‘Karaköprü hayallerime kapı olsun’

Gelecek sezon burada olacak mısınız hocam?

“Lig bitti bakalım neler olacak. Ben burada mutlu ve huzurluyum. Yeni sezon için oturup konuşacağız. Ben hiçbir zaman kimseden bir şey istemedim. Hayallerime ulaşmak için başarılarımın görülmesi taraftarıyım. İnşallah Karaköprü ile yukarıya çıkar hedeflerimize doğru yol alırız.”

  4 büyükler beni beklesin!

  Kariyer planlamanızda önünüze koyduğunuz hedef nedir?

“İlk lisansımı aldığımda hedefimi 10 sene içinde 4 büyük takımın hocası olmak olarak belirlemiştim. İki senem geçti kaldı 8 senem. Kısmet olursa, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ya da Trabzonspor’da hoca olmak istiyorum.”

 UEFA kupasına 5 yabancıyla çıktık!

Çok tartışılan yabancı oyuncu kuralı için neler söyleyeceksiniz?

 “Biz Galatasaray’la UEFA kupası kazandığımızda sahada 4 ya da 5 yabancı oyuncu vardı. Gerisi hep Türk oyuncuydu. Türkiye’ye yabancı oyuncu gelecekse kaliteli isimler gelsin. Serbest kalınca önümüze geleni alıyoruz. Türk oyuncular ne olacak? Yabancıya karşı bir nefretim yok ama bir sınırı olsun. İngiltere ligi yabancı oyuncu alırken Milli takımına bakıyor. Kaç defa A Milli forması giymiş diye… Bizde buna benzer şeyler yapabiliriz.”

 

Yorumlar (0)
17°
açık
Namaz Vakti 24 Ekim 2019
İmsak 05:53
Güneş 07:18
Öğle 12:53
İkindi 15:50
Akşam 18:19
Yatsı 19:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 17
2. Trabzonspor 8 15
3. Fenerbahçe 8 14
4. Başakşehir 8 14
5. Malatyaspor 8 13
6. Galatasaray 8 13
7. Sivasspor 8 12
8. Konyaspor 8 12
9. Gaziantep FK 8 11
10. Antalyaspor 8 11
11. Göztepe 8 9
12. Beşiktaş 8 9
13. Ankaragücü 8 9
14. Denizlispor 8 8
15. Kasımpaşa 8 8
16. Çaykur Rizespor 8 8
17. Gençlerbirliği 8 6
18. Kayserispor 8 4
Takımlar O P
1. Hatayspor 8 17
2. Akhisar Bld.Spor 8 16
3. Fatih Karagümrük 8 15
4. Altay 8 15
5. Ümraniye 8 14
6. Keçiörengücü 8 14
7. Balıkesirspor 8 13
8. Bursaspor 8 12
9. İstanbulspor 8 11
10. Erzurum BB 8 11
11. Adana Demirspor 8 10
12. Menemen Belediyespor 8 8
13. Adanaspor 8 7
14. Osmanlıspor 8 7
15. Altınordu 8 5
16. Boluspor 8 5
17. Giresunspor 8 5
18. Eskişehirspor 8 -5
Takımlar O P
1. Liverpool 9 25
2. Man City 9 19
3. Leicester City 9 17
4. Chelsea 9 17
5. Arsenal 9 15
6. Crystal Palace 9 14
7. Tottenham 9 12
8. Burnley 9 12
9. Sheffield United 9 12
10. Bournemouth 9 12
11. West Ham 9 12
12. Aston Villa 9 11
13. Wolverhampton 9 11
14. M. United 9 10
15. Everton 9 10
16. Brighton 9 9
17. Southampton 9 8
18. Newcastle 9 8
19. Norwich City 9 7
20. Watford 9 4
Takımlar O P
1. Barcelona 9 19
2. Real Madrid 9 18
3. Granada 9 17
4. Real Sociedad 9 16
5. Atletico Madrid 9 16
6. Sevilla 9 16
7. Villarreal 9 14
8. Athletic Bilbao 9 13
9. Getafe 9 13
10. Valencia 9 13
11. Levante 9 11
12. Real Valladolid 9 11
13. Osasuna 9 11
14. Deportivo Alaves 9 11
15. Mallorca 9 10
16. Eibar 9 9
17. Celta de Vigo 9 9
18. Real Betis 9 9
19. Espanyol 9 5
20. Leganés 9 2