Binali Yıldırım: 23 Haziran'da anlamlı bir şekilde kazanmak istiyorum

Cumhur İttifakı AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, Habertürk'te soruları yanıtladı. Yıldırım, "Bu seçimi anlamlı bir şekilde kazanmak istiyorum. Çünkü tekrar bu tartışmalar yaşanmasın. Her seferinde insanları yoruyoruz. Anketlerle vaktimi geçirmek istemiyorum" dedi.

Siyaset 22.05.2019, 21:12 22.05.2019, 21:12
Binali Yıldırım: 23 Haziran'da anlamlı bir şekilde kazanmak istiyorum

Habertürk'te canlı yayın konuğu olan Binali Yıldırım, YSK kararları ile ilgili düşünceleri, 31 Mart sonrası yaşananları, seçime bir ay kala hangi projelere ve konulara ağırlık verdiğini ve Cumhur İttifakı'nın İstanbul'da nasıl bir seçim çalışması yürüttüğünü anlattı.

Seçimde oy kullanmayan kitlenin profilini anlatan Yıldırım şöyle konuştu: 

1 milyon 700 küsur sandığa gitmeyen var. Bunu nereden hesap ediyoruz, katılım yüzde 84. Geriye yüzde 16. Bu geçmiş seçimlere baktığımızda yüzde 90'a çıkmamış. Bu yüzde 10'u kafadan çıkarın demektir. 1 milyon 900 bin seçmen kalıyor. İşin pratiği bu. Bu 900 bin seçmen üzerine herkes yoğunlaşacak. Biz, bizim seçmenimizden sandığa gitmeyenlerin olduğunu tespit ettik. Cumhurbaşkanlığı seçiminde 24 Haziran'da Cumhurbaşkanımıza oy verip de bu seçimlerde bize oy vermeyen 400 bin seçmen var. Bu kimin seçmeni olabilir. Memleketine muhtarlık seçimi için gidenler var. Sandığa gitmeyen bir kesim var. Sandığa gidip bir şekilde geçersiz oy verenler var. Dolayısıyla bu seçmenlerin niye böyle bir karar verdikleri üzerinde biz çalıştık. Onlarla mümkün mertebe fokus gruplar marifetiyle biraraya geliyor ve dinliyoruz. Onları daha iyi anlamaya çalışıyoruz.

31 Mart seçimleri öncesindeki taahhütlerinin yanısıra yeni vaatlerini anlatan Yıldırım konuşmasını şöyle sürdürdü: İstanbul'da Yenikapı'ya yapacağımız turistlere hitap edecek limana 8-9 gemi birden yanaşabilecek. Gençlerin istihdamını önemsiyoruz. Yaz aylarında İstanbul'da en az 50 bin gence belediye olarak kısmi zamanlı çalışma imkanı getireceğiz. Günde 3-5 saat. İmar, turizm, sosyal projeler, kültürel alanlarda çalışacak. Öğrenci bütçesine katkı sağlamak için. İstanbul'da ağırlaşan ekonomik şartlar dolayısıyla bazı toplum kesimlerinin ihtiyaçları var. Emekliler, asgari ücretle geçinenler, hiçbir geliri olmayanlar. Bunlara ilave sosyal destekler vereceğiz.

İşte Binali Yıldırım'ın açıklamalarından satır başları:

Hukukça arkadaşlarımız inceliyorlar. Bizim zaten itirazlarımızın içinde 19 tane konu vardı. Bunların 2 tanesini bu itirazı ciddi görerek seçimin tekrarlanmasına karar verdi YSK. Bu konunun ilki sandık kurullarının yasaya uygun olarak teşkil edilmemesi.Bu tek başına yetmiyor, bu sandık kurullarında görevli başkan ve üye olabilir, o sandıkta yapılan işlemlerin seçim sonucunu değiştirecek nitelikte olup olmadığına bakılıyor. Bu iki uygunsuzluk, kanunsuzluk hali birlikte olmuşsa seçimi yenilemeye gerekçe olarak YSK karar veriyor. Karar bu şekilde verilmişti. Muhtemelen geniş gerekçeli kararda da buna ait detayları göreceğiz. Memur olacak vs. birtakım vasıfları var, onlara uymayan görevliler olmuş. Esasında bu kanuna uymayan bir husus ama.YSK bunu yeterli görmüyor, diyor ki, 'bunların görevli olduğu sandıklara git bak, oradaki oy sayımı, evraklar düzgün hazırlanmışsa, seçim sonucunu değiştirmiyorsa kanunsuzluğu görmezden gelirim, eğer değil buradaki oylar işlemler seçim sonucunu değiştirecek nitelikte ise o zaman seçimin yenilenmesine karar veririm'. Gerek ve yeter şartın birlikte oluşması lazım.

 "Aradaki fark 29 binden 13 binlere düşüyor, normal mi?"

Gerekçeli kararda oylar çalındı diye bir tarafın söylemini yazacak halleri yok. Biz bunu halk diliyle söylüyoruz. Peki bu oylar çalınmasaydı 29 bin 400 olarak açıklanan fark 13 bin 700 seviyesine nasıl düştü? Buna bakmamız lazım. Niye düştü? Vatandaşlarıma buradan sesleniyorum, iki aday var, iki aday arasındaki oy farkı binde 1,5 buçuk, yüzde demiyorum. Gerçi YSK 13 bin 740 diye geçmiş. Normal şartlarda bırakın çalındı, çalınmadı muhabbetini. Birbirine yakın. Açıyoruz, sayım yaptığımızda düzeltmeler oluyor, geçersizler geçerli hale geliyor. Her iki adayın da ya oy kaybetmesi, ya da kazanması lazım. 4 milyon 150 bin civarında oy almış iki aday. Bizimki aradaki fark bizim lehimize yarı yarıya azalıyor. 29 binden 13 binlere düşüyor.

"Sandıkta iki tane pusula verilip biri verilmemiş"

Çalınmasaydı daha fazla olacaktı. 80 bin oy fazla almışım, ilçe belediye başkanlığından. Çalınmasaydı 100-120 bin fazla alacaktım. O gün beni sürekli aradı insanlar. 'Bize iki tane oy pusulası veriliyor, üçüncü oy pusulasını istediğimiz zaman bazıları verdi bazıları da bitti' diyor. Seçimin ortasında oy pusalası biter mi? Beni kim arar? Bana oy pusulası verilmiyor diye. Beni arayan herhalde benim oyumun sandığa gitmediğinden endişe duyan insanlar arıyor. Ben bunun önemli sayıda olduğunu düşünüyorum. Bunu destekleyen başka şeyler de var.

"Kadıköy'de seçmen ağırlığı CHP,  Bağcılar'da AK Parti'dir"

Bizim hangi sandıkta, hangi mahallede, hangi seçmenlerin ağırlıklı olduğu bellidir. Seçmen kümelenmesi var. Mesela Kadıköy'deki seçmenlerin ağırlıkla CHP'ye oy verdiğini buna karşın Bağcılar'da ağırlıklı olarak AK Parti'ye oy verdiğini biliyoruz. Bana gelen telefonlar AK Partili seçmenlerin ağırlıklı olduğu yerler. Seçim esnasında 'Bana iki tane pusula verildi' deniyor. Herkesin sandık başında farklı görevi var. Kimisi pusulaları veriyor, kimisi imzaları kontrol ediyor. Kimisi kimlikleri kontrol ediyor. Bunu birisi kafasına koymuşsa farkedilmesi zordur. Fark edilirse 'pardon' der kağıdı uzatır, farketmedin mi gitti...

"Bütün sandıklar sayılsaydı seçim tersine dönerdi"

Bu seçimlerde oldukça düzensizlik, şaibe fazla. Oylarımızın korunamadığı gerçeği ortada. Bunun birtakım özensizlikten,  düzensizlikten kaynaklandığı muhakkak. Burada hile yapılmayacağı varsayımıyla arkadaşlar iyi niyetle çalışmış olabilir, sandık başkanına itimat etmiş olabilir. Sonuçta da bu olaylar patlak vermiştir. Ben organizasyon cümlesini kullanmadım.Burada bir şaibe ve yolsuzluk olduğu muhakkak. Bu sadece varsayım değil, itiraz sürecinde bunu tespit etmişiz ve sandıkların yüzde 10'unu saydırdığımız zaman 15 bin oyumuzu geri kazanmışız. Yüzde 90'ı sayılsaydı aradaki farkın ne olacağını gayet basit bir hesapla bulabiliriz. Seçim tersine döner, aradaki fark kapanır ve bizim lehimize önemli miktarda oy artışı olabilirdi.

"İstanbul'da çalma işi, şaibe, her türlü özensizlik var"

Ben 13 bin küsur fazla oy alsaydım, 'CHP canınız sağolsun seçim bitti' diyecek miydi? YSK'nın verdiği kararların sorumlusu ben miyim? YSK ne karar verir, ne vermez biz o işlere girersek hukuk devletinden başka bir yere gideriz. İlk gün YSK'yı göklere çıkardılar. Ama YSK öbür türlü karar verince tu kaka, çete, her türlü hakareti yaptılar. Böyle çifte standart olur mu? Bu kadar sürede ne değişti de bu YSK'yı yerin dibine batırdınız? Burada tamamıyla çifte standardı görüyorum. CHP Antalya'da, Mersin'de, Ankara'da kazanınca demokrasi var hukuk var. İstanbul'da çalma işi, şaibe, her türlü özensizlik var. Bunu YSK ciddi bulup tekrarına karar verince hukuk yok. YSK oluyor çete.

"Benim bu seçimlerde üç türlü mağduriyetim var"

Elimizde somut oyların ya başka adaylara yazıldığına dair veya geçerli oyların geçersiz sayıldığına dair veya oyların olmadığına dair onlarca belge var. Bütün bu belgeleri sunduk ve bunun üzerinden işlem yapıldı. Dolayısıyla kemara işi vardı, yoktu ben bilmem. Bunların sorumlularını ortaya koyacak olan yargıdır. Biz suç duyurusunda bulunduk. YSK ara kararında sorumluların bulunması ve hesabının sorulması konusunda da yazdı. Bundan sonra yapılacak iş Cumhuriyet Savcılıkları. İki türlü soruşturma, birisi adli, birisi idari. Adli soruşturma yargı süreci. İdari de o kurumun ita amirleri de soruşturma açması lazım. Ben iki türlü mağdurum. Bir YSK doğru yapması gereken işleri doğru yapmadığı için beni mağdur etmiştir. İki oylarımızın bu yaptığı yanlış işlemden dolayı yerini bulmadığı için mağduriyetim var. Üçüncü mağduriyet de oy veren 8,5 milyon İstanbullu mağdurdur.

"YSK Başkanı'nın düşüncesine katılmıyorum"

Bana göre Sadi Bey bir şeyi gözardı ediyor. Sandık kurullarının yasaya göre kesinleşmeden önce elimize verilmiyor. Siz kimin sandık kurullarında görevlendirildiğine dair bilginizin olma imkanı yok. Sandık kurullarında görev alacaklarının bilgileri partilere verilmiyor. Bilgisine sahip olmadığınız bir liste var, görevliler listesi. Bunların doğru olup, olmadığını neye göre iddia edeceksiniz. Var mı bir ölçüsü? Ben elimde liste yok ki,'bu adam kamu görevlisi mi, değil mi?' istihareye mi yatacağım. Ben neye göre itiraz edeceğim. Bu söyleneni çok tutarlı görmüyorum. Başkanın bir başka iddiası var. Sadece iptal sebebi bu değil gerekçeli kararda. Bunların yaptığı işlemlerin sonucu değiştirecek olup olmadığını gösteriyor. Bu düşünceye katılmıyorum.

"Yer sofrasında oturduk, masada 4 kişilik yer vardı"

Yer sofrasının yarısını görüyorsunuz. O masaya 4 kişiden fazla oturamıyor. Gaziantep'ten gelmişler. Salon dediğiniz yer iki kanape var, arada da bu boşluk var. Biz gittik, iftara iki dakika var. İçeri girdik bu yer sofrasını bu halde bulduk, oturduk. Ben şimdi onlara 'ya kaldırın bunu, ben yerde yemem yemek' dememi mi bekliyordular. Ben köye gittiğimde yer sofrasında yerdim, bu ayıp bir şey mi? O insanlar bizi evine davet etmiş. Ben iftara 2 dakika kalarak gitmişim, o sofrayı hazır bulmuşum. Adresi aldık ona göre gittik. Geleceğimiz biliniyor, hazırlıkları kendisi yapmış. Bizde bir tarif var, misafir ev sahibinin kuzusudur. Yerde ikram ederse yerde, masada ikram ederse masada yersin. Kurgu falan değil. Bu kocaman yalandır, bu insanlara hakarettir. Bunları hor görmek, aşağılamaktır. Ben bunu yapanları kınıyorum.

"Koltuk değil hizmet ssevdalısıyım! Koltuğu elimle verdim"

Biz kampanyaya başladık. Her gün sokaktayız. Akşam iftarlara gidiyoruz, evlerde çay içiyoruz. Program başladı devam ediyor. Benim aday olmayacağım söylendi, isteksiz olduğum söylendi. Partimin bana nerede ihtiyacı varsa her zaman orada oldum. Milletimin nerede ihtiyacı varsa hep orada oldum. Hatırlayın bakanlığı bıraktım gittim İzmir'den aday oldum. 11 yaşında İstanbul'a gelmişim. İstanbul beni okutmuş, iş, eş sahibi yapmış. Beni milletvekili seçmiş, bakan olmuşum, Meclis Başkanı, Başbakan olmuşum. 11 yaşındaki Binali, Binali Yıldırım olmuş. Büyük hizmetler yaptım tevazuya lüzum yok. Koltuktan ziyade hizmeti istiyorum. Ben kendi elimle oturduğum koltuğu bırakan biriyim. Ben çok şey borçlu olduğum İstanbul'a 16 yıllık tecrübemi, 94'de belediyeciyim. Yeni değilim. Liderim Cumhurbaşkanımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olduğunda ben onun müdürüydüm.

"İstanbul'un geleceğine karar vereceğiz"

İstanbulluların beklentileri, sorunları genel siyasetin gürültüsü içerisinde kaybolmasın. İstanbul'un geleceğine karar vereceğiz. İstanbul'un kararını verirken bizi bıraksınlar İstanbul'u konuşalım. Ben bunu söyllüyorum. Benim tek başıma vereceğim bir karar değil, prensip olarak olabilir, niye olmasın. Ben sizinle memnuniyetle program yapmayı arzu ederim. Arkadaşın da katılmasında bir mahzur yok. Hele eteklerimizdeki taşları iyice dökelim.

"Bu seçimi anlamlı bir şekilde kazanmak istiyorum"

Ekonomiyle ilgili beklentilerin çok daha umut verici hale gelmesi lazım diylorlar. AK Parti'nin ilk yıllarındaki heyecanının ve amatör ruhunun devam etmesi gerekir tarzında bir şey söylüyor. Biz AK Parti adayı,  Türkiye'nin bildiği bir isim. Bu kadar yıl kendini ispatlamış, biz kazanmasında herhangi bir sorun olmadığını düşündük ve o yüzden gitmedik diyorlar. Bu seçimde böyle bir şey olmayacak. Anlamlı bir şekilde kazanmak istiyorum. Çünkü tekrar bu tartışmalar yaşanmasın. Her seferinde insanları yoruyoruz. Anketler yapılıyor. Anketlerle vaktimi geçirmek istemiyorum. En güzel anket sahanın verdiği tepkidir. İnsanlarla yüzleşiyoruz, karşı karşıya geliyoruz. Az konuşup çok dinliyoruz. Sandık en doğru anketi verecektir. 23 Haziran günü İstanbul kararını vermiş olacaktır.

 

 

 

Yorumlar (0)
20°
az bulutlu
Namaz Vakti 23 Ekim 2019
İmsak 05:53
Güneş 07:18
Öğle 12:53
İkindi 15:50
Akşam 18:19
Yatsı 19:39
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 8 17
2. Trabzonspor 8 15
3. Fenerbahçe 8 14
4. Başakşehir 8 14
5. Malatyaspor 8 13
6. Galatasaray 8 13
7. Sivasspor 8 12
8. Konyaspor 8 12
9. Gaziantep FK 8 11
10. Antalyaspor 8 11
11. Göztepe 8 9
12. Beşiktaş 8 9
13. Ankaragücü 8 9
14. Denizlispor 8 8
15. Kasımpaşa 8 8
16. Çaykur Rizespor 8 8
17. Gençlerbirliği 8 6
18. Kayserispor 8 4
Takımlar O P
1. Hatayspor 8 17
2. Akhisar Bld.Spor 8 16
3. Fatih Karagümrük 8 15
4. Altay 8 15
5. Ümraniye 8 14
6. Keçiörengücü 8 14
7. Balıkesirspor 8 13
8. Bursaspor 8 12
9. İstanbulspor 8 11
10. Erzurum BB 8 11
11. Adana Demirspor 8 10
12. Menemen Belediyespor 8 8
13. Adanaspor 8 7
14. Osmanlıspor 8 7
15. Altınordu 8 5
16. Boluspor 8 5
17. Giresunspor 8 5
18. Eskişehirspor 8 -5
Takımlar O P
1. Liverpool 9 25
2. Man City 9 19
3. Leicester City 9 17
4. Chelsea 9 17
5. Arsenal 9 15
6. Crystal Palace 9 14
7. Tottenham 9 12
8. Burnley 9 12
9. Sheffield United 9 12
10. Bournemouth 9 12
11. West Ham 9 12
12. Aston Villa 9 11
13. Wolverhampton 9 11
14. M. United 9 10
15. Everton 9 10
16. Brighton 9 9
17. Southampton 9 8
18. Newcastle 9 8
19. Norwich City 9 7
20. Watford 9 4
Takımlar O P
1. Barcelona 9 19
2. Real Madrid 9 18
3. Granada 9 17
4. Real Sociedad 9 16
5. Atletico Madrid 9 16
6. Sevilla 9 16
7. Villarreal 9 14
8. Athletic Bilbao 9 13
9. Getafe 9 13
10. Valencia 9 13
11. Levante 9 11
12. Real Valladolid 9 11
13. Osasuna 9 11
14. Deportivo Alaves 9 11
15. Mallorca 9 10
16. Eibar 9 9
17. Celta de Vigo 9 9
18. Real Betis 9 9
19. Espanyol 9 5
20. Leganés 9 2