20 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 1 SAAT 11 DAKİKA
Selim Terzi

Selim Terzi

Şimdi “Gönül Belediyeciliği” zamanı

Yeni bir yıla girerken, hayır ve bereket dilekleriyle başlayalım isterim bir süredir ara verdiğimiz köşemizde yeniden yazmaya.

Her yenilik, umut içerir tazelenme hissettirir.

Geride bıraktığımız yılın muhakemesi ve muhasebesi ile merhaba dediğimiz senenin, planlanması ve programlanması hepimizin gündeminde bu günlerde.

Güzel temenniler, iyi dilekler, hediyeler havada uçuşuyor.

Yenilenme ve tazelenme dediğimiz şey sadece insanlarda veya diğer canlılarda olan bir durum değil muhakkak. Kurumlar, oluşumlar, cansız varlıklar vb. şeyler de bu yenilenme durumundan nasiplenir belli zamanlarda.

Siyasetin gündemi de doğal olarak bu yenilenme üzerinden okunabilir. Yerel seçim hazırlıkları kapsamında şehirler de onları yönetecek, hizmet edecek kişilerle bir yenilenme sürecine hazırlık yapıyorlar.

Bu seneki yeni yılın bir özelliği de bu olsa gerek.

Siyasi partiler ve ittifaklar bütün belediye başkan adaylarını açıkladılar neredeyse. Bundan sonra adaylar sahaya çıkıp projelerini anlatıp milletten onay isteyecekler. Başarılar dileriz.

Tabi siyaset pek çok dengeyi gözetmeniz gereken bir kurum. Tercihler yapılırken bir çok kriter göz önüne alınıyor. Her lider muhakkak ki en iyi adayını sahaya sürmek için çalışmalarını yapıyordur.

Özellikle iktidar partisi AK Parti’nin bu konuda işi çok daha zor. Fakat en büyük şansı da sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gibi bir siyaset ustasının liderliğinde yarışıyor olması.

Sayın Cumhurbaşkanının partisinin en uç noktalarında yaşanan sorunlarla dahi bizzat ilgilendiğini iyi biliyoruz. Karar alırken istişareye inanılmaz önem veriyor. Türkiye’de halkın nabzını tutma konusunda tartışmasız tek lider. 1994 yılından beri sürekli anketler yaptırıyor.

Cumhur İttifakı konusunda atılan adımlar -özellikle ülkemizin beka noktasında saldırıya uğradığı dönemlerde- çok çok önem arz ediyor. Bu konuda Sayın Devlet Bahçeli’nin de bu oyunu görüp “vatan, millet” diyerek sürece omuz vermiş olması unutulmayacak ve alkışlanacak bir konu tabi.

Siyaset kimi zaman fedakarlık gerektirir ve unutulmamalıdır ki hiç kimse vazgeçilmez değildir. Muhakkak ki görevlere talip olmak kıymetli ve değerlidir ama tercih edilemeyen olunduğu takdirde davaya omuz verebilmek çok daha önemli.

Cumhur ittifakı listelerinde, kimi mevcut görevini devam ettirmek üzere yeniden aday olurken, kimi yerlerde yeni adaylar ve yeri değişen adaylar da oldu. Şimdi bütün aday adayları başta olmak üzere millet ve memleket için gayretle çalışma zamanı olduğu daha fazla hatırda olmalıdır.

Açıklanan adaylarla ilgili yapılacak algı oyunları ve tezviratlara ilk karşı durması gerekenler de yine bu isimler olmalıdır.

Özellikle bazı yerlerde adaylarla ilgili “Bu isim olursa ben oy vermem, bu adayla burası alınmaz, açıklanan aday içimizden değil” gibi maksatlı ve yanlış söylemlere asla ve asla prim verilmemeli, çanak tutulmamalıdır.

AK Parti belediyeciliği ispatlanmış ve milletin teveccühünü her daim kazanmıştır. Bugüne kadar yapılan hizmetleri unutmamalı ve unutturmamalıyız.

Zira bu ülkede ana muhalefet veya terör örgütüyle kol kola olan siyasi hareketin belediyeciliğinin de örnekleri ortada. Milletimiz bu farkındalığa fazlasıyla sahip. O sebeple hiç kimse BEN deme hakkına sahip olamaz, bu konuda hiçbir bahane ileri süremez.

Bu milletin terazisi kesinlikle şaşmaz, varsa da içine sinmeyen bir durum sandıkta gereken cevabı mutlaka verir. O sebeple hepimiz rahat olalım.

Şimdi “Gönül Belediyeciliği” zamanı.

Diğer Yazıları