19 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 2 SAAT 25 DAKİKA
Kurtuluş Tayiz

Kurtuluş Tayiz

Sabah tehdit edildi, akşam çekildi

Tarih 8 Haziran, saat sabahın 08:37’si. Uğur Dündar, iki adayın tartışacağı yayının moderatörlüğüyle ilgili şu twiti atıyor: “Dünden beri öyle şeyler yazılıyor ki. Komplolar, tuzaklar, tezgahlar, kumpaslardan söz ediliyor. Moderatörlüğü kabul etmemem öneriliyor, hatta tehdit eden bile çıkıyor! Bunları yazıp çizenler sanırım benim Türkiye’nin en kıdemli TV’cisi olduğumu, 50 yıldır bu işi yaptığımı unutuyor!”

Özetle şunu söylüyor Dündar: 50 yıldır bu işi yapıyorum, Türkiye’nin bir numaralı televizyoncusuyum, öyle tehditlere pabuç bırakacak bir adam değilim. Çıkıp bu yayını aslanlar gibi yöneteceğim!

Akşam oluyor. Tarih yine 8 Haziran. Saatler ise 23:44’ü gösteriyor. Uğur Dündar’dan bir twit daha geliyor: “Moderatörlüğüm üzerinden her iki adaya ve demokrasimize zarar verebilecek birtakım hazırlıklar yapıldığını görüyor ve bu sebeple 50 yıldır ödünsüz bağlı kaldığım evrensel yayıncılık ilkeleri gereği moderatörlük yapmama yönünde aldığım kararı kamuoyuna saygıyla arz ediyorum.”

Dündar, burada da kısaca şöyle diyor: 50 yıllık televizyoncuyum, bu kadar tehdit almadım, bu kadar baskı görmedim. Yayına mayına çıkıp başımı belaya sokamaya niyetim yok. Kusura bakmayın ben yokum!

Uğur Dündar’a baskı uygulayan, tehdit eden çevrelerin CHP ve Ekrem İmamoğlu taraftarları olduğundan kuşku yok. Nedeni ise çok basit: Uğur Dündar, kendi cenahlarından ve marka bir isim. Yayını Dündar yönetecek olsaydı, çamura yatma şansları da olmayacak, “yandaşlar” diye koro yapıp İmamoğlu’nu “mağdur” ilan edemeyeceklerdi. Binali Bey, deplasmanda oynayacak ve fazlasıyla “adil” bir maç olacaktı!

Korkuyla, panikle, baskı ve tehditlerle, Uğur Dündar’ı sindirerek, ona geri adım attırdılar. Dertleri maça çıkmadan oyunu kazanmaktı! Daha önceki program deneyimleri de kendilerine bunu gösteriyordu.

Bu örnek, CHP adayının etrafından birleşen blokun nasıl bir baskı ve tehdit mekanizması oluşturduğunu da açıkça gösteriyor. Hatırlanacak olursa Muharrem İnce bile bu linççi güruhu “şizofren kitle” olarak tanımlamıştı. CHP adayı İmamoğlu bile kaç gündür korkudan ortalığa çıkamıyor. Muharrem İnce’nin, CHP adayının dayanamadığı bu baskı ve tehdit mekanizmasına, linç kültürüne 50 yıllık televizyoncunun dayanmasını beklemek haksızlık olur. Bu açıdan Uğur Dündar’a hak vermemek elde değil!

Diğer Yazıları