17 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 3 SAAT 32 DAKİKA
Gündem

Prof. Dr. Orhan Şen: Dünyanın ısınması afetlerin şiddetini artırdı

Geçtiğimiz haftadan bu yana Rize, Antalya ve Ordu'da yaşanan şiddetli afetlerin sebebini ve bundan sonra nasıl tedbirler alınması gerektiğini İTÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, THM Haber'e anlattı. Şen, afetlerin şiddetini küresel ısınmanın artırdığını belirtti.

Prof. Dr. Orhan Şen: Dünyanın ısınması afetlerin şiddetini artırdı
0 YORUM YAP
Mesut Ertanç
Mesut Ertanç

Son yıllarda hem dünyanın çeşitli ülkelerinde hem de Türkiye’de şiddetli hava olayları, fırtınalar, yağışlar ve sel felaketleri görülüyor. Geçmişe göre hem hava olaylarının zamanında hem sıklığında hem de şiddetinde büyük farklılıklar yaşanıyor. Yaz mevsiminin ortasında olmamıza rağmen geçtiğimiz hafta Rize’de önceki gün Antalya’da dün de Ordu’da sel felaketleri meydana geldi. Afetler, kentlere büyük hasar verdi, vatandaşları maddi ve manevi anlamda etkiledi.

İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, hava olaylarındaki bu farklılığın sebeplerini ve bundan sonra ne gibi önlemler alınması gerektiğini THM Haber’e anlattı. Orhan Şen, doğal afetlerdeki artışın bir numaralı sebebinin küresel ısınma olduğunu vurgulayarak şunları aktardı:

Dünyanın ısınması ekstrem değerleri artırdı

“Hava kirliliğinin artması, sanayinin artması, nüfusun artması atmosferde sera gazlarını artırdı. Bu sera gazları da dünyanın sıcaklığını artırmaya başladı. Buna küresel ısınma adı veriliyor. 2016’daki son Paris Antlaşması’nda dünyanın ortalama sıcaklığının 1,5 derece civarında arttığı tespit edildi. Bu ısınma dünyanın belirli yerlerindeki meteorolojik ekstrem veya uç değerlerde artışlara neden oldu. Nedir bu ekstrem değerler? Aşırı yağışlar, aşırı kuraklık, aşırı fırtınalar, hortumlar gibi olayların artmasına neden oldu. Bu sadece bu sene değil. Geçtiğimiz 15-20 senede bunlar yavaş yavaş artış göstermeye başladı. Dünyanın sıcaklığı arttıkça bunların şiddetleri de artmaya başladı.

 

Türkiye’nin her yerinde yaşanabilir

Türkiye’nın bulunduğu Akdeniz Çukuru dediğimiz bölgede de bu tür meteorolojik ekstrem olayların sayıları ve şiddeti artmaya başladı. Dünyanın ortalama sıcaklığındaki 1 derecelik artış bu ekstrem değerleri yüzde 30 artırıyor. 2 derecelik artış olsa yaklaşık 70-80 misli daha fazla artırıyor. Onun için her sene bu olaylar hem sayısı hem de şiddeti artarak devam ediyor.

Dünyanın birçok ülkesinde ve Türkiye’de bu sene aşırı sıcakların etkili olacağını söylemiştik. Hem sıcaklık açısından hem yağış açısından tehlikeli bir yıl geçireceğiz demiştik. Bunlar şimdi gerçekleşiyor. Hem nem fazla hem de sıcaklık fazla. Bu ikisinin olduğu yerde bu tür yağışların olma olasılığı çok yüksek. Dolayısıyla bunlar Türkiye’nin çeşitli yerlerinde, dün Ordu’da, yarın Antalya’da öbürsü gün Güney Doğu’da olur. Artık bunları Türkiye’nin hemen hemen her yerinde beklemek lazım.  Elimiz kolumuzu bağlayıpta beklemenin anlamı yok tabiki, tedbir almak lazım. Ama tedbirde maalesef alınamıyor. İmara açılan bölgeler, şehirlerde dere yataklarına yapılan binalar afetlerin boyutunu yükseltiyor. Bunları artık sık sık göreceğiz.

Denizin ısınması afetin şiddetini artırdı

Karadeniz Bölgesi’nde bu afetlerin daha şiddetli olmasının sebeplerinden biri de bu seneki deniz suyu sıcaklığının çok yüksek olması. Bu da yağışın şiddetini artırıyor. Çünkü buharlaşma meydana geliyor ve bulutlar besleniyor.

Tüm dünya aynı atmosferi paylaşıyor

Dünyanın her ülkesindeki her vatandaşın, her hükümetin çevreye duyarlı olması lazım. Çünkü dünyadaki atmosfer herkesin atmosferi. Amerika’dan çıkan kirlilik Türkiye’nin havasını da etkiliyor. Bu nedenle her bireyin çevreye duyarlı, enerjiyi tasarruf eden tedbirleri alması lazım. Hükümetlerin de sera gazlarını azaltması lazım. Onun için Paris Antlaşması, Kyoto Antlaşması yapılıyor.

Yeşil alanların artması lazım

Türkiye olarak baktığımızda da bunlara alışacağız ama tedbirimizi almamız lazım. Bu kadar yağışa bazı şehirlerimizin alt yapısı yeterli değil, taşıyamıyor. Betonlaşmış şehirler var. Toprak ve yeşil alan bitti artık neredeyse. İstanbul’u örnek verirsek kişi başı 2 metrekare yeşil alan düşüyor. Bu yeşil alanları artırmamız lazım ki yağan yağmur yer altına geçsin, topraktan sızsın. Toprak beton olunca yüzeysel akışa gidiyor. Yer altındaki alt yapı tesisleri de bunu kaldıramıyor. Ufak rögarlar hemen tıkanıyor, aşağıdaki küntler dar. Dolayısıyla altyapının da tekrar gözden geçirilmesi lazım.

 

Şehirlerin hem altı hem üstü tekrar düzenlenmeli

Depreme hazırlık için üst tarafta kentsel dönüşüm yapıyoruz ama altyapıyı da bu meteorolojik afetlere göre tekrar düzenlememiz lazım. Şehrin hem altını hem üstünü tekrar düzenlememiz lazım. İkinci olarak dere yataklarını serbestleştirmek lazım. Dere yataklarında hiçbir yerleşim yeri kalmamalı. Çünkü bunların hepsi yağıpta akışa geçen yağışı engelliyor ve su birikmelerine neden oluyor.

Ordu’da can kaybı olmaması çok önemli bir şey ama yarın bir gün başka yerde can kaybı olabilir. Bunlara karşı tedbirlerimizi almamız lazım. “