12 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 10 SAAT 11 DAKİKA
Dünya

Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney: ABD krizleri fırsata çevirip askeri varlığını artırmak istiyor

ABD'nin, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimden dolayı Karadeniz'e savaş gemisi göndereceği iddia edildi. Söz konusu iddialar ışığında ABD'nin Karadeniz'deki hamlelerini değerlendiren Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney "ABD krizleri fırsata çevirip Karadeniz'de askeri varlığını artırmak istiyor" dedi.

Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney: ABD krizleri fırsata çevirip askeri varlığını artırmak istiyor
0 YORUM YAP
Melek Gedik
Melek Gedik

ABD'nin, Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimden dolayı Karadeniz'e savaş gemisi göndereceği iddia edildi. CNN'in haberine göre, Amerikan ordusunun Karadeniz'e savaş gemisi sevk etme hazırlığında olduğu belirtildi.

Bu adımların Ukrayna ile Rusya arasında Azak Denizi'ndeki krize yanıt olarak atıldığı ifade edilen haberde ayrıca Pentagon'un ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Türkiye'den boğazlardan Karadeniz'e savaş gemilerinin geçişi için izin talep etmesini istediği öne sürüldü. Öte yandan 1936'da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne göre Karadeniz'e kıyısı olmayan ülkelerin, Çanakkale ve İstanbul Boğazı'ndan askeri deniz araçlarının geçişi konusunda Türkiye'den 15 gün öncesinden izin talep etmesi gerekiyor. 

Peki, Ukrayna-Rusya krizinin ardından ABD'nin savaş gemisi hamlesi ne anlama geliyor? Montrö Anlaşması'na göre, Türkiye'nin Karadeniz'deki tutumu ne olacak? ABD'nin Karadeniz'e savaş gemisi göndermesini ve yaşananların Türkiye açısından önemini THM Haber'e değerlendiren Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney "ABD krizleri fırsata çevirip Karadeniz'de askeri varlığını artırmak istiyor" diye konuştu.

"ABD Karadeniz'e girse sadece 21 gün durabilir"

Montrö'nün çok önemli bir anlaşma olduğunu vurgulayan Güney "Montrö Anlaşması'na göre,  savaş gemileri için belli tonaj şartları var. Barış zamanında ticaret gemileri sefere açık ama savaş gemileriyle ilgili hem tonaj hem de nitelik olarak kısıtlamalar söz konusu. Dolayısıyla ABD, her savaş gemisini Karadeniz'e geçiremez. Karadeniz'e kıyıdaş olmayan ve tabii ki Montrö'nün de bir parçası olmayan ABD, şartlara uygun savaş gemileri ile Karadeniz'e girse bile sadece 21 gün durabilir. 21 günden sonra bölgeden çıkması gerekir. ABD, eğer Karadeniz'e bir savaş gemisi gönderirse bunun tabii ki bir anlamı olur. ABD, Rusya'yı caydırmak için bu ve benzeri hamleler yapabiliyor. ABD'nin, Rusya'ya karşı sesini daha da yükseltiğini ve bu durumun sadece Ukrayna nedeniyle olmadığını görüyoruz. Söz konusu hamleler Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması (INF) nedeniyle de yapılıyor. Rusya'nın INF anlaşmasını ihlal ettiğini söyleyen ABD, Rusya'ya dün 60 günlük bir süre tanıdı, NATO da bu süreyi destekledi. NATO'nun Ukrayna üzerinden de Rusya'ya yönelik açıklamaları söz konusuydu. Tüm bunları üst üstüne koyduğumuzda Rusya'ya karşı seslenişin daha da yükseldiğini görüyoruz.

"Bu hamleler Soğuk Savaş dönemindeki hadiseleri hatırlatıyor"

Fakat bu çıkışlar ne kadar eyleme geçer, kestirmek zor. Şu anda Rusya ile ABD arasında yaşananlar, Soğuk Savaş dönemindeki hadiseleri hatırlatıyor. ABD ya da NATO, Rusya'ya gözdağı vererek bahsettiğim hamleleri yapıyor. Ayrıca ABD, bu ya da benzer krizleri bahane ederek NATO'nun Karadeniz'deki varlığını artırmaya çalışıyor. Özellikle Bulgaristan ile Romanya'nın NATO'ya üye olmasından sonra ABD'nin Karadeniz'deki askeri varlığını artırmak için büyük bir çaba içine girdiğini görüyoruz. Kısaca ABD, krizleri fırsata çevirerek Karadeniz'de askeri varlığını artırmaya çalışıyor. Fakat bu hamlelerin önünde Montrö gibi bir anlaşma var" ifadelerini kullandı.

"Karadeniz'de yaşananlar, Ukrayna-Rusya krizi olarak kalmayabilir"

Türkiye'nin Karadeniz'deki tutumunu da anlatan Güney şunları kaydetti: "Türkiye'nin Karadeniz'deki tercihi her zaman şudur: Herhangi bir kriz nedeniyle gerilimin artmaması. Eğer söz konusu gemi Karadeniz'e doğru gelirse Türkiye, tarafları yine sukunete davet edecektir. Bir de hangi tarafın krizi daha da tırmandıracağını bilmiyoruz. Karadeniz'de yaşananlar, sadece Ukrayna-Rusya krizi olarak kalmayıp ABD'nin de taraf olduğu bir bayrak gösterme yarışına dönüşebilir. Gerilimin olması Türkiye lehine değildir. Bu yüzden Türkiye, tansiyonu düşürmek için elinden geleni yapacaktır. Kerç Boğazı üzerinden çıkan Rusya-Ukrayna geriliminde de Türkiye, telefon diplomasisi ile tansiyonu düşürecek adımlar atmıştı. Her iki tarafa dengeli bir şekilde davranmıştı. 90'lı yıllarda da Karadeniz'de farklı krizler yaşanmıştı. O zaman da Türkiye belli dengeleyici formüller bulmuştu.

"Montrö Anlaşması ve onun getirdiği denge Türkiye için çok önemli"

Montrö Anlaşması ve onun getirdiği denge özellikle Türkiye için çok önemli. Türkiye, Montrö'den doğan hakları sayesinde bir yandan Rusya'yı bir yandan da NATO ve ABD'yi dengelemeye çalışacaktır. Çünkü Montrö savaş ve barış zamanında Boğazlar'daki geçişi düzenleyen bir anlaşmadır. Şu an ayrıca Karadeniz'de Rusya ile Türkiye'nin nisbi olarak dengeli bir istikrarı söz konusu. Özellikle burada Türkiye'nin askeri gücünü de gözardı etmemiz lazım. Her ne kadar Rusya Kırım'ı ilhak ettikten sonra Karadeniz'e askeri  takviyeler yapsa da Türkiye'nin hem askeri varlığı hem de Montrö anlaşması nedeniyle elinin güçlü olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz."