26 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 10 DAKİKA
Engin Ardıç

Engin Ardıç

Parmak atanlar

Her zamanki gibi gene lafımızı "arka tarafından" anlayanlar olmuş, şöyle bir toparlayalım:
Atatürkçülük başka şeydir, Kemalizm başka şey.
Atatürkçülük bir dünya görüşüdür, Kemalizm bir ideolojidir.
Bütün ideolojiler gibi içinde bir "din" boyutu da barındırır.
Kemalizm dininde Atatürk'e tapılır. (Başrahibin kitabına iki bin beş yüz papel toka edilip sevaba da girilir.) Kemalizm, otuzlu yılların başında Mussolini İtalyası'nı gezen ve pek hayran kalan İsmet İnönü ve Recep Peker tarafından yumurtlanmış, Falih Rıfkı da yazılarıyla bunun "basın ayağını" oluşturmuştur. Aynı ideolojiye "sol tadı" vermek isteyen ve eski komünistlerden oluşan "Kadro grubu" da tasfiye edilmiştir.
Bu ideoloji, diktaya zaten pek yatkın bürokrasiyi de, onun partisi CHP'yi de ele geçirmiştir.
Kemalizm bir tür faşizmdir. Orada tek partiyle devlet içiçe geçmiştir, "özdeş" olmuştur.
Toplama kampları bile kurdu, 1943'te Aşkale'de! Varlık vergisini ödeyemeyen Yahudi işadamlarını oraya tıktı.
Yok, yağlarından sabun yapmadı canım, yalnızca taş kırdırdı...
Atatürk bu dönüşüme karşı çıkamadı, onu kıskıvrak kuşatmışlardı. Yalnızca bir kere, 1936 yılında, İnönü ve Peker'in kurmak istedikleri "TBMM'nin dışında ve üstünde bir faşist konseyi" girişimine çok kızdı, onları sertçe haşladı.
Ertesi yıl, 1937'de de İnönü'yü başbakanlıktan kovdu ama çok geç kalmıştı...
Celal Bayar tarafından liberalizme doğru evrilecek olan CHP, Atatürk'ün ölümü ve İnönü'nün ordunun da desteğiyle ipleri yeniden ele geçirmesiyle faşizme geri döndü.
Bayar ve arkadaşları da, birkaç yıl sonra, tıpkı Ecevit'in kırk yıl sonra söyleyeceği gibi "bu CHP'den hayır gelmez" deyip ayrıldılar.

***
Atatürkçülük, en geniş anlamıyla "geri kalmış bir ülkenin çağdaş uygarlık düzeyine erişmek için çaba göstermesi" demektir.
Bu düzey "statik" değildir. Zaten Atatürk de "beni kalıplaştırmayınız" demişti.
Yani, "Atatürk bunu giyiyordu" deyip günümüzde hiç modası olmayan "baklavalı kazak" giyene gülerler. Oldu olacak "golf pantolon" da giyin de daha fazla gülsünler.
Atatürkçülük "tıraş olmak" da değildir. Günün modası "pis sakal"...
Tıraş olmak ilericilikse, Karl Marx'ın yelpaze sakalını nasıl açıklayacaksın?
Atatürkçülük bir alfabe meselesi de değildir. Rusya, Japonya ve Çin, Latin alfabesiyle kalkınmadılar. Yunanistan o alfabeyi kullanmıyor ama AB üyesidir.
Haa bakınız, kadın-erkek eşitliği, o Atatürkçülük'tür işte!
Atatürkçülük milli bağımsızlıktır. Herhalde Amerikan kuyrukçuluğu değildir.
Atatürkçülük ille "Batıcılık" da değildir.
Bakınız Doğu Perinçek ne diyor: "Teknolojik gelişmenin ve buluşların kıtası artık Asya'dır. Vatan ve enerji güvenliğimizin yolu Asyalı komşularımızla el birliği yapmaktan geçer."
Yani, "ıtlib ül ilme velev bis Sin"... Bilim Çin'de de olsa talep edeceksin!
Böylece hem Atatürk'e hem İslam'a uygun düşeceksin.
***
27 Mayıs'ın yıldönümünde onu haklı çıkarmaya çalışan bazı faşistlere bir öpücük göndererek(!) bir şey daha ekleyelim:
Atatürkçülük, Yassıada zındanında "prostat muayenesi yapacağız" bahanesiyle Menderes'e parmak atmak, hele hiç değildir!

Diğer Yazıları