28 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 2 SAAT 30 DAKİKA
Engin Ardıç

Engin Ardıç

Nankörlük etme

Kürtler, Tayyip Erdoğan döneminde, cumhuriyet tarihi boyunca mümkün olamayacak, düşünülemeyecek, akla hayale bile gelemeyecek haklara kavuştular.
Bu bir devrimdi.
Serbestçe Kürtçe konuşabilmek... Kürtçe gazete, kitap, dergi çıkarabilmek... Kürtçe televizyon yayını yapabilmek... Kürt beldelerine, kurumlarına, binalarına Kürtçe isim koyabilmek, daha doğrusu bunların gerçek isimlerini kullanabilmek...
Tıpkı Fransa'da ve İspanya'da Basklar'ın elde ettikleri haklar gibi.
PKK (yani onun arkasındaki üst akıl) adilik etmeseydi, görüşme masasına tekme atmasaydı, arkadan daha başka haklar ve özgürlükler de gelecekti... Bunlar yeni anayasada da yer bulacaklardı...
Ama PKK'nın derdi haklar ve özgürlükler değildir, ille de bağımsızlıktır. Bu nedenle, gerçek bir demokratikleşmeden korktu.
O yüzden de, tarihte ilk kez Kürtçe televizyon programı sunan Rojin'in elini öpecek yerde, "Türkler'e hizmet veriyorsun" diye kızcağızı ölümle tehdit etmişlerdi...

***
Güneydoğu illeri, son yıllarda huzura kavuştular.
Çünkü PKK'nın beli kırıldı, hendekler kapatıldı, yığınaklar yok edildi, birçok kasaba cumhuriyete geri alındı. (Emperyalistler bunu gördükleri için PKK'dan umutlarını kestiler, artık YPG üzerine oynuyorlar.)
Kürtler bunun karşılığını, oylarını AK Parti'ye yağdırarak verdiler.
Onları huzura kavuşturan iktidarın oy oranı, bölgede yüzde 8 arttı. Daha önce HDP'nin kazandığı birçok belediye de AKP'ye geçti.
Mesaj şuydu: Bölünmek ve ayrılmak yok, Türk askerine el kaldırmak yok, bu koşullarla dileyin bizden ne dilerseniz...
Bunu kabul ettiler. Aklın yolu da buydu.
***
Peki İstanbul'da yaşayan Kürtler'e ne oluyor?
Onlara bunca iyilik etmiş olan Tayyip Erdoğan'a niçin nefret kusuyorlar? Erdoğan onlara ne kötülük etti?
Cumhuriyet tarihi boyunca analarını ağlatmış olan CHP'yi niçin destekliyorlar?
"Kandil" öyle emrettiği için...
Ne yani, bağımsızlığı güneydoğuda yaşayan Kürtler istemiyorlar, vazgeçtiler de, İstanbul'un kaymağını yiyenler mi istiyorlar? Bu nasıl bir çelişkidir?
Diyelim ki savaşı PKK kazandı, bağımsızlık sağlandı, İstanbul'dan çekip yeni devletlerinde yaşamaya mı gidecekler, geldikleri köylere mi dönecekler?
Ne münasebet.
Öyleyse neden bu nankörlük?
Akıllarını başlarına toplasınlar.
Emperyalizmin maşası olmasınlar.
Hele şimdi, sırf Erdoğan'a zarar olsun diye onlara canım cicim yapan faşistlere hiç yüz vermesinler.

Diğer Yazıları