26 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İKİNDİ'YE
KALAN SÜRE 59 DAKİKA
Gündem

Kürt sorunundan Terör sorununa... İşte 90'lı yıllardan günümüze değişen dengeler...

Kürt sorunu, Türkiye'nin belki de en köklü sorunlarından biriydi. Ak Parti hükümetleri döneminde yapılanlar inkar ve asimilasyon politikalarını kırdı. Kürtler, yasaklardan ve baskılardan kurtuldu ve devletin hizmet yüzü ile tanıştı. İşte Kürt sorununun Terör sorununa dönüşüm süreci...

Kürt sorunundan Terör sorununa... İşte 90'lı yıllardan günümüze değişen dengeler...
0 YORUM YAP
Cuma Obuz
Cuma Obuz

THM/ÖZEL HABER

Doksanlı yıllar, PKK'nın eylemlerinin en yoğun olduğu dönemler... Suikastler, patşayan bombalar, bitmeyen şehit haberleri ve derin devlet tartışmaları 90'lı yılları neredeyde kabus haline getirmişti.

Kurulan koalisyon hükümetleri, var olan Kürt sorununu çözmeye yetmiyordu. Sorunun çözümü için çabalayanlar ise ya tasfiye ediliyor ya da suikaste uğruyordu.

Eşref Bitlis suikasti

PKK, birçok yerde kurtarılmış bölge ilan etmişti. Terör eylemleri devam ederken bir taraftan da Kürt sorunu tartışılıyordu. Bu tartışmalar sırasında en önemli adımları ise Turgut Özal atmıştı. Özellikle Eşref Bitlis paşanın sorunun çözümüne dair çalışmaları çok büyük etki uyandırmıştı. Eşref Bitlis paşa, 17 Şubat 1993 günü de yine Kürt sorununun çözümü için Diyarbakır'a doğru yola çıkmıştı. Fakat bazı karanlık eller, Eşref Bitlis paşanın ölmesini istiyordu. Çünkü Kürt sorunu sadece PKK'nın değil aynı zamanda karanlık ellerin de işine geliyordu. Yola çıkan uçak bir müddet sonra şaibeli bir şekilde düşmüş ve Eşref Paşa, orada şehit olmuştu. Resmi olarak kaza açıklaması yapılmışsa da bu olay tarihte karanlık bir olay olarak yerini almıştı. Olaydan sonraki analizlerin birçoğunda "Bu olay Kürt sorununu çözmenin önünde engel" olarak nitelenmişti.

Kürt sorunu

90'lı yıllarda bir türlü çözüme kavuşmayan sorunlar vardı. Kürtçe konuşmanın yasak olduğu, etnik kimlik siyasetinin sürdürüldüğü, doğu ve güneydoğuya yatırımların gitmediği bir ortam vardı.

 

Devlet bölgeye gitmiyordu

90'lı yıllarda bir taraftan terör olayları yaşanırken bir taraftan da devletin zaafları ortaya çıkıyordu. Devlet, doğu ve güneydoğuda birçok yere giremiyordu. PKK, bölgedeki Kürtlere zulmediyordu. Özellikle ailelerin elinden alınan gençlerin dağa çıkarılması bölge halkının acısına acı katıyordu. Özellikle 90'lı yılların sonlarında terör örgütü elebaşı Öcalan'ın yakalanması, örgütün eylemlerini daha da sıklaştırmıştı.

Kürt sorununun çözümü için PKK'nın pasifleştirilmesinin yanında Türkiye'ye de ne yaptığını iyi bilen bir hükümet gerekiyordu. İşte bu süreç 3 Kasım 2002 tarihinde AK Parti'nin tek başına iktidara gelmesiyle başlamıştı.

Ak Parti ne vadediyordu, ne yaptı?

Ak Parti, iktidara geldiği günden beri toplumsal özgürlük ve eşitlik için her konuda geniş bir vizyonla hareket edecekti. Özellikle kamusal alanda başörtüsü konusu başta olmak üzere Kürtçe yasağının kaldırılması gibi çalışmaların yanında Kürtçe, Ak Parti hükümetleri döneminde üniversitelerde okutulan bir dil olacaktı.

İşte Ak Parti döneminde Kürt sorununun kaldırılmasına yönelik çalışmalar.

TRT ŞEŞ, Ocak 2009’da düzenlenen bir törenle yayın hayatına başladı.

Cezaevlerinde Kürtçe konuşma yasağı kaldırıldı.

Akil İnsanlar Heyeti kuruldu, yedi bölgede yapılan çalışmalar rapor halinde hükümete sunuldu.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Çözüm Süreci Komisyonu kuruldu.

Ak Parti; Kürtlere yönelik 80 yıla yayılmış inkar  ve asimilasyon politikasını kırdı.

Ak Parti iktidarının ilk döneminde bölgedeki OHAL'i (Olağanüstü hal) kaldırdı.

Ak Parti özellikle 2012 yılına kadar bölgenin ekonomik koşullarının düzelmesi amaçlı çok çaba sarf etti. Yatırımlar yapıldı ve hizmet siyaseti güdüldü.

Ak Parti; siyasi yasaklara maruz Kemal Burkay, Şivan Perver, Yaşar Kaya gibi siyasetçilerin yasaklarını kaldırdı.

 

STK'ların yaygınlaşması için yasal düzenlemeler yapıldı.

Ak Parti; bölgede eğitim, sağlık, sosyal gelişmişlik düzeyi, konut alanlarında bölgede yoğun faaliyetler sürdürmek istedi.

Akı Parti, ‘statükoyla mücadele’, ‘sivilleşme’, ‘değişim’, ‘demokratikleşme’ söylemleri ile hareket etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidara geldiği günden beri  “Kürt sorunu benim sorunumdur” gibi sözler sarf etti.

 Kürt sorunu nasıl Terör sorununa dönüştü?

Tüm bu yapılanlar karşısında özellikle çözüm süreci sonrası HDP ve PKK’nın terörü azdırması Kürt sorununun evrilerek bir terör sorunu haline dönüşmesine neden oldu.

Artık bölgedeki Kürtler, devlet ile tanışmış ve devletin hizmetlerini görmüştü. PKK ise giderek kan kaybetmenin verdiği acıyla terör saldırılarını arttırdı.

 

6-8 Eylül ve 7 Haziran süreçleri

6-8 Eylül olaylarını hortlatan Selahattin Demirtaş ve PKK sempatizanları en büyük zararı bölgedeki Kürt vatandaşlara vermişti. Tam 53 Kürt vatandaşı katletmişti.

Ardından yaşanan 7 Haziran seçim sürecinde PKK, iyice kendini kaybetmiş ve son gücüyle terör saldırılarına devam etmişti. Terörü sokağa kadar taşıyan PKK’dan bıkan halk isyan etmişti.

Hendeklerin kazılması, evlerin karargah olarak kullanılması ve sokaklarda yaşanan  çatışmalar Kürtleri bezdirmişti.

Bölgede bulunan birçok Kürt aşiret devletten yana tavır koymuş ve PKK terörü artık bir Kürt meselesi olmaktan çıkmıştı.

İşte 90’lı yıllarda ve öncesinde var olan asimilasyon ve inkar politikalarının kalkması ile birlikte Kürt sorunu da ortadan kalkmıştı. Artık bölgenin ana sorunu Kürtler değil terördür.

Bugün, yapılan Afrin ve Kandil Operasyonları'na doğu ve güneydoğudaki Kürt vatandaşlar da destek veriyor...