6 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 4 SAAT 39 DAKİKA
Bülent Orakoğlu

Bülent Orakoğlu

Kral Selman’a suikast uyarısı

Suudi Kralı Selman bin Abdülaziz, Kaşıkçı cinayeti nedeni ile uluslar arası imajı yerle bir olan Suudi Arabistan’ı tekrar Arap liginin değişmez 1 numarası olduğunu göstermek amacıyla yönetimi ele alarak başlattığı çalışmalardan ilki şüphesiz Mısır’da düzenlenecek 1’nci Arap Birliği - AB toplantısı için gittiği Kahire’de toplantı öncesi ziyaret ettiği Mısır Parlamentosu’nda büyük tezahürat alkış ve sevgi gösterileriyle karşılanması olmuştu.

Bu şaşalı karşılamanın nedeni ‘’3 Temmuz 2013’te ABD’nin örtülü desteğinde darbeci Firavun Sisi yönetimindeki askerlerin seçimle işbaşına gelen Mursi iktidarını Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimine benzer bir kalkışma ile kanlı bir şekilde devirmeleri sonrasında darbeci Abdülfettah el Sisi rejimini finanse eden Suudi Krallığının himmeti olmuştu.’’ Himmet Suudi diplomasisinin en önemli enstrümanı olarak biliniyor. Kral Selman zirvedeki konuşmasında açılan krediler hariç onlarca ülkeye hibenin miktarını 35 milyar dolar olarak açıkladı. Günümüzde Hadimü’l Haremeyn unvanını Suudi Arabistan kralları kullanmaktadır. İslamiyet’in iki mukaddes şehri Mekke ve Medine’nin hizmetkarları anlamında kullanılan bu unvana Veliaht Prens M.bin Selman ne kadar layıktır? Neocon-Siyonist ve Evanjelist şer cephesinin Ortadoğu ve yeni Filistin planlarının baş hizmetkarı olan Veliaht Prens M.bin Selman Müslüman dünyasının kutsallarını rencide edecek planların tetikçisi olurken, 600 koruma ile Kabe’yi ziyaretinde Prensin Kabe’nin çatısına çıkması olağandışı ve Müslüman dünyasının tepkisine neden olan samimiyetten uzak art niyetli bir davranış biçimiydi.

24 Şubat’ta Mısır’ın tatil kentlerinden Şarm El Şeyh’te düzenlenen 1’nci Arap Birliği-AB toplantısında Arap dışı aktör ülkeler olarak İran olağan düşman olarak yer alırken Türkiye de aynı kefeye itilmişti. Zirvede konuşan Mısır’ın darbeci lideri Sisi ve Arap Birliği Genel sekreteri Ahmed Ebu’l Gayt ‘’İran, Katar ve Türkiye aleyhinde ifadeleriyle bu 3 ülkeyi bölgede kaos yaratan krizleri tetikleyen eylemlerde bulundukları iddiasıyla suçlamışlardı.’’ Zirvede eğer samimiyse veya bir arka planı yoksa kanaatimce İsrail ve Amerika’yı ters köşe yapacak çok önemli konuşma veya açıklamayı Kral Selman yaptı. ‘’1967 sınırlarında başkenti ‘Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulması dahil Filistin’in bütün haklarının geri alınması konusunda tutumumuz sabittir.’’ Bu açıklama ile Kral Selman başta Suudi Arabistan’ın Arap ülkeleri içinde liderliği ve otoritesini bitirecek küre çetesinin oyununu bozarken bölgede istikrarsızlık yaratarak yeni gerilim ve savaşlara yol açabilecek Evanjelist cephenin ‘’Yeni Filistin Planı’nı da‘’ kabul etmeyeceğini tüm dünya ya açıklamış oldu. Kral Selman bu açıklama ile Filistin’in hamiliğini tekrar üstlenirken veliaht prens M bin Selman’ın Evanjelist ve Siyonist cephe ile yaptığı legal ve illegal görüşme veya anlaşmaları da yok saymış oluyordu. Kasım 2018 tarihli köşe yazımızda belirttiğimiz gibi Trump’ın damadı Jared Kushner, güvenlik danışmanı John Bolton İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve Siyonist Evanjelist eksenin bilgisi dahilinde hazırlanan ‘Yeni Filistin Devleti’ planını Arap ülkelere kabul ettirme görevi veliaht prens M.bin Selman’a verilmişti. Zira, Trump ve Netanyahu tarafından bir saray darbesiyle Suudi Arabistan’ın veliaht prensliğine getirilen M.b.Selman Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapma ve ABD büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma projesinde önemli görevler üstlenmiş ve başarılı olmuştu. Bu durumda Kral Selman, ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu başta olmak üzere küre çetesi ve Evanjelist cepheyi ve en önemlisi de oğlu veliaht prens M.bin Selmanı’ı karşısına mı almıştı?

İngiliz Guardian gazetesi adını açıklamadığı bir kaynağa dayandırdığı haberinde, gerilimin asıl olarak 83 yaşındaki Kral Selman bin Abdulaziz’in geçen ay Mısır’a yaptığı ziyaret sırasında, danışmanları tarafından kendisine karşı potansiyel bir girişim riski konusunda uyarılmasıyla arttığını belirtti. Danışmanları Kral Selman’ı muhtemelen MOSSAD konusunda uyarmış olabilirler. Zira Kral Selman son çıkışı ile küresel çete’nin bölgede ve dünyada kaos ve istikrarsızlık yaratma emelleri ve projeleri önünde ciddi bir engel olarak duruyor. Ancak Kral Selman’a açık bir suikast yapmaktan öte korku ve tehditle tahtı Veliaht prense bırakması telkin edilecek sanırım. Kral Selman bu cendereden kanaatime göre Kaşıkçı cinayetinin azmettiricisi veliaht prens M.bin Selman başta olmak üzere tüm cinayete karışanlar ile ilgili şeffaf ve açık bir soruşturma başlatarak kurtulabilir. Zira uluslar arası BM soruşturması için BMGK’den bir karar çıkması ABD Başkanı Trump’ın kaşıkçı cinayeti faillerini skandal sayılabilecek bir kararla açıkça koruması nedeniyle imkansız görünüyor.

Diğer Yazıları