17 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 3 SAAT 52 DAKİKA
Mücahit Kaya

Mücahit Kaya

Koşma düşersin!

Koşma düşersin, terleme hasta olursun, yapma bak polis amca kızar, şştt Allah yakar...

Çok tanıdık değil mi? Hangimizin çocukluğu bunlardan biri veya birkaçını duymadan geçmiştir ki? Ya da hangimiz şu gün dahi bu uyarıcılarla kodlamıyoruz çocuklarımızı?

Yarın cesur olamayacak, kendi başına karar alamayacak, düştüğünde kendi kalkamayacak, hatasının hesabını hep birileri üzerinden soracak insanlar yetiştiriyor ailelerimiz. Fazla koruma güdüsünün, anne baba sahiplenişinin dozunu kaçırıp çocuk dahi olsa kişiye, birey olma hakkı tanımıyoruz.

Ezberden gideni çok akıllı sınav günü çalışanları bundan bir şey olmaz gillerden görüyoruz.

İnsanoğlu çoğu zaman en dibi gördükten sonra sıçramamış mı zaten? Mesele karanlıkta ışığı görebilmekte değil mi sahiden?

Simurga erişmeye yola çıkan Anka kuşu kolay mı geçmiştir o vadilerden? Her vadide ayrı imtihan.

İradene hakim olmak kolay değil, aşkın peşine düşüp savrulurken kalbine söz geçirmek hiç kolay değil, cehaletin karşısında aklını kullanmak sağlam duruş ister, inancını yaşamak ve hakkını vermek kul olmanın bedeli,  yalnızlıktan korkmamak, kendinle zaman geçirecek kadar kendini yetiştirmek asıl önemli olan, dedikoduya duvar örüp, diline yaklaştırmamak hepimizin yapması gereken, nefsinin benlik dürtüsünün sesini kısabiliyorsan helal olsun yolunda sağlam ilerliyorsun.

Bütün hikayeyi nasıl güzel özetliyor değil mi? Gözümüzden sakındığımız evlatlarımızı yarınlara hazırlarken cezalarla, kandırmalarla, sessiz bırakmaya zorlamalarla yetiştirerek çocuklarımıza aslında en büyük zararı biz veriyoruz.

Yarın hayat yolculuğunda bir başına kalacak her bireyin, mücadele etmeyi, cesur olmayı, dik durmayı, kendi başına karar vermeyi, inanç ve değerlerine her koşulda sahip çıkmayı bugünden öğrenmesi gerekiyor.

Bunu nasıl mı yapacağız?

Bir gözünüz mutlaka onların üzerinde kalsın ama ‘’Düşmekten Korkmasın’’ hiçbir çocuk. Bırakın yeniden ayağa kalkmak için dizindeki yarayı sarıp, size sarılmaya koşarak KENDİ gelsin.

Hazır yarı yıl tatilinde çocuklarımızla geçirdiğimiz vakit bolken bence bir yerden başlayabiliriz.

Diğer Yazıları