13 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 10 SAAT 27 DAKİKA
Kurtuluş Tayiz

Kurtuluş Tayiz

Kemal Bey kimin elinde tutsak?

Devlet Bahçeli, dünkü grup konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun Almanya gezisinde FETÖ ve PKK’ya yakın isimlerle aynı kareye girmesini sert bir şekilde eleştirilerdi. Bahçeli, ana muhalefet partisi liderinin içine düştüğü bu hatayı değerlendirirken şu önemli değerlendirmeyi yaptı: “Sayın Kılıçdaroğlu ne yaptığını, nereye savrulduğunu ya bilmiyor ya da tutsak alındığından sesi çıkmıyor, çıkamıyor?”

Evet, normalde CHP liderinin de içine düşmeyeceği hatalar var. FETÖ’cülerle, PKK’ya yakın simalarla aynı fotoğraf karesine girmemek gibi. Farkında olmadığı durumlarda ise bu hatayı düzeltmeye çalışması gibi…

Ama enteresan şekilde Kılıçdaroğlu, pek gönüllü görünmese dahi bu tür fotoğraf karelerinin içine girmekten kaçamıyor. Bu davranışın sebebi ne olabilir? Kimse Kılıçdaroğlu’nun aklının başında olmadığını iddia edemez herhalde; aklı gayet yerinde, ne yaptığının farkında.

Sorun daha ‘derin’ sanırım; FETÖ’ye angaje bir şekilde siyasete başlamış, kariyerini FETÖ’nün eline tutuşturduğu yalan yanlış dosyalara, genel başkanlığını FETÖ’nün kaset darbesine borçlu birinin başka türlü davranma şansı zaten yok. Bir aşamadan sonra Kılıçdaroğlu da siyasi hayatını borçlu olduğu kesime sırtını dönecek, yüzünü çevirecek gücü kaybetti. Bunun başlangıcı neresi, ortası ya da sonu neresi bilinmez; bence, bu süreç çok eskilere uzanıyor. “Soy ismini” değiştirdiği tarihe kadar uzayıp gider bu sorgulama.

FETÖ’nün iş yapma tarzı tam da böyledir; kendisine angaje ettiği isimleri, özellikle de siyasetçileri sonuna kadar kullanır, yan çizdiğini gördüğü anda ise sert bir şekilde cezalandırır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun hikayesi de böyle galiba; FETÖ’ye yan çizecek ne gücü kaldı, ne de bir irade kırıntısı.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin dediği gibi Kılıçdaroğlu aslında ne yaptığını, nereye savrulduğunu acı da olsa biliyor, fakat tutsak alındığından itiraz edemiyor, sesini bir türlü çıkaramıyor. Kılıçdaroğlu “Türkiye düşmanlarıyla aynı fotoğrafa girmem, kol kola durmam” dediği an FETÖ, yedekte tuttuğu genel başkan adaylarını devreye sokacağı gibi Kılıçdaroğlu’nun ipini de trajik bir şekilde çeker. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Tayyip Erdoğan düşmanlığının arkasında işte bu FETÖ etkisi yatıyor; Kemal Bey’e verilen görev Erdoğan düşmanlığı yapmak, CHP kitlesini dindar kesime karşı kışkırtmak ve bu kitleyi ‘iç savaş’ çıkaracak kıvama getirmektir.

Kılıçdaroğlu’nun FETÖ’yle, PKK’yla, DHKP-C’yle aynı fotoğraf karesine sokulmasının başka bir izahı, anlamı yok.

Diğer Yazıları