9 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 5 SAAT 1 DAKİKA
Sağlık

Karne günü hem size hem çocuğunuza eziyet olmasın! Çocuklarınıza nasıl 'davranmamalısınız'?

Aile ve çocukların en stresli günlerinden biri olan 'karne günü' geldi, çattı. Anne-babalar emeklerinin karşılığını beklerken, çocuğun psikolojisini kötü yönde etkilememek için çok dikkatli olunması gerektiğini de unutmamalı. Konuyu THM Haber olarak Uzman Klinik Psikolog Gülten Demirdöven'e sorduk.

Karne günü hem size hem çocuğunuza eziyet olmasın! Çocuklarınıza nasıl 'davranmamalısınız'?
0 YORUM YAP
Oğuz Erdinç
Oğuz Erdinç

Karne almak çocuklarda aşırı kaygı yaratabildiği gibi, anne ve babayı da oldukça heyecanlandırır. Şüphesiz ki her anne-baba çocuğunun başarılı olmasını ister. Ancak yapılabilecek herhangi bir yanlış davranış çocuğunuzun psikolojisini kötü yönde etkileyebilir. THM Haber olarak, çocuklarımızı karne stresinden uzak tutma yöntemlerini ve karne döneminde çocuklara nasıl yaklaşmamız gerektiğini Uzman Klinik Psikolog Gülten Demirdöven'e sorduk.

"Çocuklardan not olarak büyük bir beklenti içine girilmemesini tavsiye ediyoruz"

İyi bir karne beklentisinin çocukta kaygıya sebep olacağını belirten ve ebeveynlere bu konuda tavsiyede bulunan Demirdöven, "Çocuklarımızı okula gönderdiğimizde en büyük beklentimiz başarılı olmaları ve iyi karneler getirmeleridir. Bütün ebeveynlerin istediği şey budur çünkü çocukların eğitimine çok önem verirler ve onun karşılığında da güzel notlar beklerler. Fakat çocuk bunu karşılayamazsa ebeveynlerin yapmış olduğu beklenti çocukta kaygıya sebep olur. O yüzden çocuklardan not olarak büyük bir beklenti içine girilmemesini tavsiye ediyoruz ama ne yazık ki ebeveynler bu konuda biraz baskıcı oluyorlar. Baskıcı oldukları için de çocuklar arzu ettikleri biçimde bir karne getiremezlerse kaygıları artıyor." ifadelerini kullandı.

 

"Özellikle ödüllendirmede aşırıya kaçılmasına kesinlikle karşıyız"

Çocuğu ödüllendirme konusunda aşırıya kaçılmasının büyük bir hata olduğuna dikkat çeken Uzman Psikolog, "Karnesi iyi gelen çocukların ille de ödüllendirilmesi gerekmiyor çünkü bu onların vazifesi. Tabi ki maddi anlamda çok ağır bir yükü olmayan bir ödül olabilir. Yani çocukları, ‘başarılı ol, ödülü hak et’ durumuna alıştırmamak gerekir. Bir çocuk başarılı olmak için zaten yeteri kadar gayret gösteriyorsa, başarılı olacaktır. Belki de maddi anlamda çocuğunu ödüllendiremeyecek bir ailenin, 'aferin oğlum, aferin kızım' demesi bile yeterli olabilir. Biz özellikle ödüllendirmede aşırıya kaçılmasına kesinlikle karşıyız. Bu davranış çocukta mülkiyetçiliği arttırır. Çocuğun her yaptığı başarıda karşılığını maddi olarak almayı beklerler. Bu yıl küçük bir oyuncak aldığınız ortaokulda onunla kalmaz. Lisede hiç kalmayacaktır. Üniversitede ise sizi aşan başka bir boyutta bir ödül bekleyebilir. O yüzden ödülleri lütfen çok sınırlı ölçüde tutarak maddi değil, manevi anlamda tutmaya dikkat edelim. Çocuğu şımartmayacak davranışlarda bulunmayı tavsiye ederim." şeklinde görüş belirtti.

"Karne zayıf diye aşırı yüklenmeye gitmek en büyük hatadır"

Karnesi kötü gelen öğrencilerin, notlarını düzeltmeye teşvik edilmesi konusunda da önerilerde bulunan Demirdöven, "Öncelikle karnenin neden kötü geldiğini tespit etmek gerekir. Çocuğun algılamasında bir sorun mu var, dikkatle ilgili bir durum mu var, eğitim ile ilgili bir sıkıntı mı var ya da ailenin yapısal özellikleriyle alakalı bir sorun mu var, öncelikle bunun tespit edilmesi gerekiyor. O tespitten sonra çocuk mu ele alınacak, ailenin tutumu mu, ders çalışma düzeni mi, bunların tespitinden sonra belki de bir program çizilebilir. Yoksa zayıf getirdi diye hemen yüklenelim, hocalara, öğretmenlere götürelim... Böyle bir şey yok ki... Ebeveynlerin yaptığı en büyük hatalardan birisidir bu. Çocuk zaten hafta ortası okula gider, hafta sonunda da kursa gidip, takviyeye zorlanırsa altyapısındaki sebep hiç bilinmez. Çoğunlukla da geç kalınır." şeklinde konuştu.

Uzman Klinik Psikolog Gülten Demirdöven

"Hafta ortası okula, hafta sonu kursa giden çocuğun ders isteği kalmayacaktır"

Hafta içi okula giden öğrencilerin, hafta sonu ekstra derslerle eğitimden bezdirilmesinin büyük bir yanlış olduğuna değinen tecrübeli psikolog, "Ben normal bir eğitim müfredatı içinde, çocuğun yaşına uygun ne varsa zaten bulunduğunu düşünüyorum. Ekstra takviye belki de çok güçsüz olduğu alanlarda çocuğu sıkmadan olmalı. Yoksa hafta ortası okul, hafta sonu da kurs ya da eve gelen öğretmenlerle bunalan bir çocuğun bir zaman sonra zaten otomatikman ders yapma isteği de kalmayacaktır. Ebeveyn ne kadar öğretmen tutarsa arkasından da o kadar başarı bekleyecektir. Biz buna da karşıyız. Zaten eğitim programı içinde sağlıklı çalışan bir çocuk, dikkati iyi olan, algısı orta düzeyde olan bir çocuğun eğitim programı çok sağlıklı bir şekilde ilerler ve ekstradan hocaya da hiç gerek yoktur." sözleriyle ailelere tavsiyede bulundu.