26 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
GÜNEŞ'E
KALAN SÜRE 21 DAKİKA
Elif Neslihan Sağır

Elif Neslihan Sağır

Kaç Eylül, kaç Leyla, daha kaç kızıla boyalı saçlılar…

Hiç unutmam 2003 yılıydı Temmuz’du yine, daha doğrusu Ağustos’tan gün almaya başlamıştı sene.

Sahilde yürürken yorulmuş, bir banka oturmuştum ki hayatım boyunca unutamayacağım bir yaşanmışlıkla karşı karşıya kaldım.

20 yaşlarında bir kız çocuğu benim yanına oturduğumun bile farkında değildi.

Ondan aklında ne kaldı diye sorsanız bana; kıpkızıl saçları bir de benden bile medet umarcasına bakan gözleri…

İnsan ilk an ne oldu diye soramıyor biri ağlarken, yani ben yapamadım çünkü rengi solmuştu hasta da olabilirdi.

Biraz ürkmüştü belli, çünkü hafif hafif elleri titriyordu.

Ben ilk adımı elimdeki su şişesi ile attım, mesleğe yeni başladığım dönemlerdi.

Bir şekilde ikna ettim şöyle yapalım, böyle yapalım…

Onu o kadar iyi hatırlıyorum ki; çok güzeldi, tertemizdi yüzü, gözü, elleri bakışları öyle masumdu ki bugünün Eylül’ü gibi en az Leylası kadar masumdu.

Ama ona yaşatılanlar masum değildi

Tecavüze uğramıştı!

O gün ben o küçük kız için seçilmiştim. Hatta hesaplamıştım tam ben evden çıkmak üzereyken uğramış o alçak saldırıya ve belli ki çığlıkları ile beni çağırmıştı.

Annem duymasın dayanamaz, babam duyarsa katil olur, el alem duyarsa rezil olurum!

Diye diye anlattı.

O anlattıkça beline bağladığı kazaktaki kan lekeleri ve yaşadıkları artık midemi bulandırmaya başlamıştı.

Başından geçenleri anlattıktan sonra çekip gitmek yerine tuttum kolundan ve gücüm yettiğince aydınlığa sürükledim onu.

Şimdi yaraları kapandı, iyi…

Bugün 3 Temmuz!

Ne Trabzonspor’un tertemiz futbol çığlıkları ne de Dünya Kupası’nda neler yaşandığı umurumda değil!

Bundan 2-3 ay önce Adana’da yaşanan vahşeti hatırlıyorsunuz değil mi?

Hayvanlara yapılan işkencelerin ardı arkası gelmiyor.

Çocuk istismarı desen aldı başını gitti.

Çocuk yahu çocuk!

Tüm bunları bile bile Leyla ile Eylül’ün acısı kor gibi bizi yakarken ve aynı zamanda hiçbir şey olmamışçasına hayatımıza devam ederek çaresiz kalmak beni kahrediyor.

Evladım yok ama anaçlığım var. 

Her şeyden önce ben bir kadınım.

Yani şu noktadan sonra yazacaklarım biraz ağır kaçar diye düşünemeyecek kadar da öfkeliyim.

Nasıl insanlar olduk ya?

Nasıl?

Allah korkunuz da mı yok sizin, inandığınız bir şeyde mi yok?

Feryat etmek istiyorum.

Şöyle dışarı çıkıp bağıra çağıra sesim çıktığınca gücüm yettiğince…

Yahu sizin için hayvan yok, çocuk yok, genç kız yok, yaşlısı yok canlısı cansızı bile yok!

Bu nasıl bir sapkınlıktır, nasıl bir sapıklıktır.

Bu millet nasıl ayağa kalkmasın şimdi, nasıl?

Daha kaç Eylül, kaç Leyla, kaç kızıla boyalı saçlı kızımızı, kadınımızı feda edeceğiz bu insan görünümlü yaratıkların terbiyelenmeyen nefsi için?

İnsanın bu dünyaya neden çocuk getirsin?

Böyle bir ortamda neden evlat sahibi olmak isteyelim ki?

İdam gelsin!

Bizi zaten her türlüsüne alıştırıyorlar acının, asılmış bir ceset görmek bana çok da koymaz.

Ya da versinler, atsınlar ortaya tırnaklarımızla lime lime edelim.

Lütfen ya lütfen…

Bize daha ağzımız süt kokmaya başladığından evlilik çağlarımıza kadar sadece bilmem ne objesi olarak bakmasınlar.

O zihinleri temizleyelim demek isterdim ama yok efendim yok…

Onları yok edelim.

İdam gelsin!

Diğer Yazıları