7 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 5 SAAT 10 DAKİKA
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

“Gâvur İzmir” aslında neresidir, bilir misiniz?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün, partisinin yerel seçime İzmir’den katılacak olan adaylarını açıkladı ve sosyal medyada İzmir hakkında tek-tük de olsa eski devirlerden kalan ama bir kesim tarafından hâlâ sık kullanılan bir ibâre dolaştı: “Gâvur İzmir” sözü…

Bu ifadenin günümüzün yahut Osmanlı döneminin İzmir’i ile hiçbir alâkası yoktur ve geçmişi çok daha eski asırlara uzanır! “Gâvur İzmir” sözü ile bugünün İzmir’i değil, sahil bölgesindeki bir şerit kastedilmiş; İzmir’in “gâvurluğu” 15. asırda Timur tarafından ortadan kaldırılmıştır.

İşte, “Gavur İzmir” ibâresinin geçmişi:

İzmir, eski asırlarda Bizans İmparatorluğu’nun önemli limanlarından biri idi ama devletin zayıflamaya başlaması üzerine Malazgirt zaferinin ardından Anadolu’ya gelmeye başlamış olan Türkmenler ile Bizanslılar arasında birkaç defa el değiştirdi. Tarihimizin bilinen ilk ilk amirali olan Çaka Bey şehri 11. asırda fethetti ama Bizanslılar ilk amiralimizin ölümünün ardından tekrar ele geçirdiler. İzmir’i daha sonraları, 1328’de Aydınoğlu Umur Bey yeniden fethetti ama Venedik, Cenova ve Rodos donanmaları tarafından 1344’te geri alındı.

15. yüzyılın ilk senelerine kadar iki ayrı İzmir vardı: Hristiyanlar’ın kontrolünde olan sahil kesimindeki İzmir ve Müslümanlar’ın hâkim oldukları iç kısımlardaki “yukarı” İzmir...

Şehrin “yukarı” tarafı Malazgirt sonrasında artık Müslümanlar’ın toprağı olmuştu ama sahil ve sahildeki güçlü kale, Hristiyanlar’ın elinde idi. Türkler’in giriştikleri bütün kuşatmalar, savaşlar ve mücadeleler işte bu sahildeki kısmı ele geçirmek için idi.

Şimdi hâlâ vârolan “Gâvur İzmir” deyimi o devirlere dayanır ve bu söz ile bundan altı asır öncesine kadar Hristiyanlar’ın elinde bulunan “sahil İzmir’i” kastedilir.

TİMUR GELDİ VE HALLETTİ!

Hristiyan donanmasının İzmir’i 1344’te Aydınoğulları’ndan geri almasının ardından şehir bir Latin toprağı hâline geldi ve sonraki senelerde güçlenen Osmanlı Beyliği de çok uğraşmasına rağmen “Gâvur İzmir”i bir türlü fethedemedi...

“Gâvur İzmir”i Hristiyanlar’ın elinden almak, Timur’a nasip oldu! 1402’de Yıldırım Bayezid ile Ankara’da giriştiği savaştan galip çıktıktan sonra Anadolu’yu işgal eden ve Ege sahillerine kadar uzanan Timur, Anadolu beylikleri ile Osmanlılar’ın bir türlü sahip olamadıkları şehrin sahil kısmı ile kalesini o senenin Aralık’ında sadece birkaç gün içerisinde fethetti, sonra şehri Aydınoğulları’na iade etti ve Anadolu’yu bırakıp memleketine döndü.

İzmir, Timur’un ardından Anadolu’daki beylikler ile Osmanlılar arasında yine birkaç defa el değiştirdi, bu arada Avrupalılar da sahile tekrar hâkim olabilmek için donanmalarını gönderdiler ve 1424’te İkinci Murad tarafından kesin şekilde zaptedilen

İzmir, 1919’daki Yunan işgaline kadar bir daha Hristiyan idaresi altına girmedi...
“Gâvur İzmir” deyiminin aslı işte budur, yani şehre “gâvur” denmesinin İzmir’in sâkinleri ile bir alâkası yoktur, asırlar öncesinden kalan tarihî bir hatıradır.

“İYONYA DEVLETİ” REZALETİ!

İzmir’in geçmişi hakkında pek bilmediğimiz ve tarihçilerimizin ciddî şekilde çalışmalarını gerektiren bir başka hadise mevcuttur: İyonya Devleti!

İzmir’i 15 Mayıs 1919’da işgal eden Yunanistan, Anadolu’da ardarda uğradığı mağlûbiyetlerden ders almamış, 1922’nin 30 Temmuz’un akıllara ziyan bir uygulama yapmış ve İzmir ile çevresinde “İyonya” adında bir devlet ilân etmişti!

Yüzölçümü 16 bin kilometrekareden biraz geniş, nüfusu da bir milyon civarında olan bu devletin ömrü sadece beş hafta olabildi, ordumuz o senenin 9 Eylül’ünde İzmir’i işgalden kurtardı, yani Yahya Kemal’in ifadesi ile lekeyi “ateş ve kanla” sildi!

İyonya Devleti hakkında Yunanistan’da şimdiye kadar dünya kadar yayın yapılmıştır ama konu Türkiye’de sadece birkaç makale ile sınırlıdır ve 1922’de uğradığımız bu büyük felâketi iyice öğrenebilmemiz için İyonya küstahlığının bizde de derinlemesine araştırılması şarttır.

Diğer Yazıları