Jeopolitik riskler merkez bankalarını muslukları açmaya zorluyor

ABD 10 yıllık devlet tahvili getirisi ile 3 aylık devlet tahvili faizleri arasındaki fark hafta içinde eksi 41,23 baz puana düşerek Mart 2007'den bu yana en geniş halini aldı.

Ekonomi 11.08.2019, 09:43 11.08.2019, 10:29
Jeopolitik riskler merkez bankalarını muslukları açmaya zorluyor

Küresel ekonomide artan jeopolitik riskler resesyon beklentilerini yükseltirken, bu durum merkez bankalarını daha gevşek para politikası duruşuna yönlendiriyor.

ABD Başkanı Trump'ın, geçen hafta, 300 milyar dolarlık Çin ürününe yüzde 10 gümrük tarifesi uygulanacağını duyurması, söz konusu açıklamanın ardından yaşananlar ve açıklanan makroekonomik veriler global büyümeye ilişkin endişeleri arttırdı.

Trump'ın kararına, yuanı son 11 yılın en düşük seviyesine çekerek cevap veren Çin, ABD tarafından "kur manipülatörü" ilan edildi. Bunun üzerine ticaret anlaşmalarında Trump için önem arz eden tarım ürünleri satışı, Çin tarafından gündeme alındı ve Çin, ABD'den tarım ürünleri alımını durdurduğunu açıkladı.

Söz konusu gelişmelerin de etkisiyle pay piyasalarında önemli değer kayıpları yaşandı ve küresel büyümeye ilişkin belirsizlikler daha da arttı. Piyasalarda dikkatle izlenen göstergelerden biri olan getiri eğrisi, hafta içi yaşanan olayların ardından son 12 yılın en güçlü resesyon sinyalini verdi. ABD 10 yıllık devlet tahvili getirisi ile 3 aylık devlet tahvili faizleri arasındaki fark, hafta içinde eksi 41,23 baz puana düşerek Mart 2007'den bu yana en geniş halini aldı.

Analistler, getiri eğrisinin ABD'de son 50 yılda gerçekleşen bütün krizlerden önce tersine döndüğünü ifade etti.

Fed'in üzerindeki baskılar

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) temmuzdaki toplantıda politika faizini 25 baz puan indirmesine karşın Fed Başkanı Jerome Powell'ın toplantı sonrası yaptığı konuşma "şahin" olarak algılanırken, analistler, Çin ile yaşanan gelişmeler ve açıklanan makroekonomik verilerin ardından bu tutumun değişebileceğini kaydetti.

St. Louis Fed Başkanı James Bullard'ın, hafta içinde, "Fed'in yaptığı faiz indiriminin, ticaret savaşının ortaya çıkardığı belirsizliklere cevap verdiğini, her tehdide faiz indirerek cevap veremeyeceklerini" söylemesine karşın Fed'in eylül ayındaki toplantısında faiz indirimine kesin gözüyle bakılıyor.

Analistler, eylül ayındaki Fed toplantısında 25 baz puanlık faiz indirimine yüzde 60, 50 baz puanlık indirime ise yüzde 40 olasılık veriyor.

Hafta içi açıklanan çekirdek üretici fiyat endeksi verileri ile ABD ekonomisinde istenilen enflasyon seviyesinin gittikçe uzaklaştığını ifade eden analistler, yüzde 2,3'lük beklentiye karşın yüzde 2,1 şeklinde gerçekleşen üretici enflasyonunun Fed üzerinde baskı oluşturabileceğini vurguladı.

Fed'in üzerindeki baskılar sadece veri tarafından kaynaklanmıyor. Fed'in politikalarının yanlış olduğunu her fırsatta dile getiren Trump, yapılması gereken şeyin 100 baz puanlık faiz indirimi olduğunu, ülkenin Fed'in yanlış politikalarına rağmen iyi gittiğini belirtmişti.

Resesyon korkuları, 3 merkez bankasından gelen faiz indirimleriyle daha da arttı

Analistler, küresel ekonomide hakim olan resesyon korkularının hafta içi 3 farklı merkez bankasından gelen faiz indirimleriyle daha da arttığını söyledi.

Yeni Zelanda Merkez Bankası, 25 baz puan faiz indirimi beklentisine rağmen 50 baz puan indirime giderek politika faizini tarihinin en düşük oranına çekerken, politika faizinde 35 baz puan indirime giderek beklentileri aşan Hindistan Merkez Bankası, politika faizini yaklaşık son 10 yılın en düşük oranına indirdi.

Beklenmediği halde faiz indirimine giderek politika faizini yüzde 1,75'ten yüzde 1,50'ye çeken Tayland Merkez Bankası da ekonomiyi desteklemek adına daha geniş para politikası uygulayacağını duyurdu.

Dünyanın önemli ekonomilerden biri olan Avustralya'da da merkez bankasından yapılan açıklamada, faiz indirimine rağmen ekonominin desteklenmeye devam edileceği, gerekmesi halinde tekrar faiz indirimine gidilebileceği belirtilmişti. Ülkede, mayıstan bu yana yapılan indirimlerle politika faizi yüzde 1,5'ten yüzde 1'e indi.

Avrupa ekonomisine dair endişeler artıyor

Avro Bölgesi'nde temmuz ayında yüzde 1,3'ten yüzde 1,1'e gerileyen enflasyon, Avrupa ekonomisine dair endişeleri artırırken, analistler, halihazırda eylülde faiz indirimine gitmesi beklenen Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB), sadece faiz indirerek istenilen sonucu almasının zor olduğunu vurguluyor.

AB'de yaşanan siyasi gelişmeler, gelecek döneme ilişkin beklentileri karamsarlaştırıyor. Söz konusu gelişmelerin başında, anlaşmasız Brexit ve İtalya'da başlayan hükümet krizi gelirken, analistler, AB'de tedirginliği artıran asıl meselenin, birliğin motoru konumundaki Almanya'nın makroekonomik verileri olduğunu belirtiyor.

Hafta içi Almanya'dan gelen sanayi üretimi verileri, ülke ekonomisindeki yavaşlamanın devam ettiğini gösteriyor. Almanya'da sanayi üretimi, beklentilerin üzerinde, aylık bazda yüzde 1,5 düşerken, geçen yılın aynı dönemine göre son 10 yılın en yüksek gerilemesiyle yüzde 5,2'lik azalış kaydetti. Otomobil endüstrisinde yaşanan sıkıntıların ülke ekonomisinin gidişatında önemli rol oynadığını vurgulayan analistler, ticaret savaşlarının da etkisiyle küresel ekonominin yavaşlamasının Almanya'yı oldukça olumsuz etkilediğini söyledi.

Makroekonomik verilerde yaşanan gerilemeyle birlikte güvenli liman arayışına giren yatırımcılar, AB ekonomilerinin tahvil getirilerini tarihi düşük seviyelere çekmiş bulunuyor. Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi getirisi geçen hafta yüzde eksi 0,595 ile tarihin en düşük seviyesini test ederken, aynı trend İsviçre ve Hollanda'nın tahvil getirilerinde de izleniyor.

Tahvil getirilerindeki bu düşüşü, "yatırımcıların, artması olası küresel belirsizliklere karşı kendini hedge etmesi" şeklinde yorumlayan analistler, küresel çapta yaşanan parasal genişlemenin yanı sıra ticaret savaşlarının son bulmasının da önemli olduğunu vurguluyor.

Yorumlar (0)
az bulutlu
Namaz Vakti 07 Aralık 2019
İmsak 06:37
Güneş 08:09
Öğle 13:01
İkindi 15:22
Akşam 17:43
Yatsı 19:09
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Sivasspor 13 27
2. Fenerbahçe 14 25
3. Başakşehir 13 25
4. Beşiktaş 13 24
5. Trabzonspor 13 23
6. Alanyaspor 13 22
7. Malatyaspor 13 20
8. Galatasaray 13 20
9. Göztepe 13 17
10. Denizlispor 13 17
11. Çaykur Rizespor 13 17
12. Gaziantep FK 13 16
13. Gençlerbirliği 14 14
14. Konyaspor 13 13
15. Kasımpaşa 13 12
16. Antalyaspor 13 12
17. Ankaragücü 13 9
18. Kayserispor 13 7
Takımlar O P
1. Hatayspor 13 27
2. Erzurum BB 13 24
3. Bursaspor 13 23
4. Ümraniye 14 22
5. Akhisar Bld.Spor 13 22
6. Keçiörengücü 13 21
7. Menemen Belediyespor 13 21
8. Fatih Karagümrük 13 19
9. Balıkesirspor 13 18
10. Altay 13 16
11. Giresunspor 13 16
12. İstanbulspor 13 15
13. Adana Demirspor 13 15
14. Boluspor 13 11
15. Osmanlıspor 13 10
16. Altınordu 13 10
17. Adanaspor 13 9
18. Eskişehirspor 14 5
Takımlar O P
1. Liverpool 15 43
2. Leicester City 15 35
3. Man City 15 32
4. Chelsea 15 29
5. Wolverhampton 15 23
6. M. United 15 21
7. Crystal Palace 15 21
8. Tottenham 15 20
9. Sheffield United 15 19
10. Arsenal 15 19
11. Newcastle 15 19
12. Burnley 15 18
13. Brighton 15 18
14. Bournemouth 15 16
15. West Ham 15 16
16. Aston Villa 15 15
17. Southampton 15 15
18. Everton 15 14
19. Norwich City 15 11
20. Watford 15 8
Takımlar O P
1. Barcelona 14 31
2. Real Madrid 14 31
3. Sevilla 15 30
4. Real Sociedad 15 26
5. Athletic Bilbao 15 26
6. Atletico Madrid 16 26
7. Getafe 15 24
8. Valencia 15 23
9. Osasuna 15 22
10. Granada 15 21
11. Levante 15 20
12. Villarreal 16 19
13. Real Betis 15 19
14. Deportivo Alaves 15 18
15. Real Valladolid 15 18
16. Eibar 15 15
17. Mallorca 15 14
18. Celta de Vigo 15 13
19. Espanyol 15 9
20. Leganés 15 6