23 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
AKŞAM'A
KALAN SÜRE 2 SAAT 20 DAKİKA
Selim Terzi

Selim Terzi

Dijital Cephe

Konunun uzmanı değil, dertlisi olarak kaleme sarıldım. Kahraman ordumuzun Afrin’de PKK/PYD’ye karşı destan yazdığı, devletimizin FETÖ/PDY ihanet şebekesi ile amansızca mücadele ettiği, içeride ve dışarıdaki ihanet şebekelerine karşı topyekün bir harekatın hayat bulduğu dönemleri yaşıyoruz. Düşman mert değil, sinsi. Her cepheden saldırılar aşikar. Müslüman uyanık olmalı dostlar. Tarihte masada kaybedilen savaşları, toprakları çok gördük. Algı yönetimi ile haklılığın yok edildiğine defalarca şahit olduk. Bireysel ya da kurumsal anlamda dijital dünyayı nasıl kullandığımız çok önemli.

Haramı normalleştiren, efemineliği, gayliği özendiren, argo ve küfrü dillere pelesenk eden, bir dijital/sanal dünya düzeninde yaşıyoruz. Afrin'de yaşanan savaşa dualarımızla destek veriyoruz eyvallah. Peki burası da bir cephe değil mi? O halde bu cepheyi neden boş bırakıyoruz? Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada cinsiyeti belli olmayan ve bu özelliği ile hayatını nasıl kazandığını sosyal medya üzerinden faş eden tipleri tekrar görür oldum. İnsanların yaşam tarzlarına karışmayalım diyoruz da esas bu insan müsveddelerinin bizim yaşam tarzımıza karıştıklarını niçin görmüyoruz? Neden bunları satın alır olduk?

“Sadece merak ettiğim için takip ediyorum” diyen binlerce insan var etrafımızda. Be mübarek zaten seni merak ettirip zehirlemek üzerine kurulmuş bir tezgah var ortada uyansana! Kimliğinde erkek yazdığı halde kadın cibilliyetindeki tipler neden türedi sanıyorsun. İşte bu büyük bir savaş. Sen bakarken çocukların da görüyor, nasıl açıklıyorsun onlara böyle bir durumu? Ve bir taşla iki üç kuş vuruyorlar. Bu tipler üzerinden israfı, bilinçsiz tüketimi özendiriyorlar, uyan! Evinizin kapısından içeri sokmayacağınız, çocuklarınızın ya da kardeşlerinizin arkadaşlık yapmasını dahi istemeyeceğiniz tiplerden bahsediyorum düşünün hele. Yazık etmeyin…

Bir başka tehlike; herkesin kendi sosyal medyası üzerinden yeter ki çok retweet alayım takipçi sayım artsın diyerek, doğrulamadığı sinir uçlarına dokunabilecek görüntü, yalan haber ve iftiraları paylaşma yarışına giriyor olmasını ne şekilde izah etmek mümkün? Çünkü insan psikolojisinde; ego, hakim olmak, sahip olmak ve güçlü olmak var. Bu konudaki bilinç çok önemli. Bu savaşı iyi bilenler böyle bir açığı tespit ettiklerinde toplumu galeyana getirip algıları istedikleri gibi yönlendirmeye başlayabiliyor. 17-25 Aralık sürecinden Gezi'ye, dersanelerin kapatılması sürecinden 15 Temmuz ihanetine kadar bir çok olayda benzer operasyonları yapmadılar mı? Mısır darbesinin başlangıcı böyle olmadı mı?

Kötüyü normalleştirerek “en iyi küfür eden kim” etiketiyle sosyal paylaşım sitelerinde videolar çekip paylaştılar. Hatta sadece “iyi küfür eden kızlar” diyerek olayı bir adım daha öteye taşıdılar. Ya dizilerde sözde sansür diye yapılan biplemelere ne demeli? Küfür edenin ağzından küfür ses kadar şiddetli çıkmıyor mu? Dudak okuma uzmanı olmaya gerek yok. Hadi onu da geçtik o sahneler bir bakıyorsun saatler sonra internette sansürsüz yayınlanıyor ve işin acısı ekranda izlendiğinin iki katı rayting görüyor. Uyanın, uyandırın Allah aşkına.

Görülüyor ki bir büyük cephe burada var, ahlak yapımızı bozmaya çalışan ve bunu neredeyse başaran. “Reis bizi Afrin’e götür” demek kolay ama bilinmesi gereken şu; cihad sadece arazide silah, tank, tüfek, topla yapılmıyor artık yapılmamalı da. Bu ülkeyi yöneten insanların yükünü biraz olsun hafifletmek adına yapılacak her bireysel çaba Afrin’de çarpışan yiğitlerimizin de boşa mücadele etmediklerinin en büyük göstergesi olacaktır.

Diğer Yazıları
M Z Bas

Yazilarinizi ilgiyle takip ediyoruz...