16 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İKİNDİ'YE
KALAN SÜRE 25 DAKİKA
Kurtuluş Tayiz

Kurtuluş Tayiz

Daha az Atatürk, daha çok FETÖ

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin 95’inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle hazırladığı videoyu “Kurtuluşun ve kuruluşun, dış güçlere boyun eğmeyenlerin, kula kulluk etmeyenlerin partisi, halkın partisi” notuyla paylaştı.

Oysa, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulan CHP, 95. yılında Pensilvanya’dan kumanda edilen, Fetullah Gülen’e kulluk eden, dış güçlere bağımlı bir partiye dönüştü. “Halkın partisi”ni, FETÖ’nün partisi haline getiren kuşkusuz mevcut genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’dan başkası değil.

Bunu anlamak o kadar zor değil; karşımıza çıkan ilk CHP’liye şu soruyu soralım: FETÖ’nün ABD güdümlü bir örgüt olduğundan şüphesi var mı?

CHP ve siyasetle az çok ilgilenen birinin bu soruya başka bir yanıt vermesi mümkün değil. FETÖ, bir ABD kuruluşudur.

Kemal Bey’i de CHP Genel Başkanlığı’na -bir kaset darbesiyle- getiren FETÖ’den başkası değil.

Bu durumda Atatürk’ün CHP’sinin hâlâ “halkın partisi” olduğunu kim iddia edebilir?

ABD güdümlü FETÖ ile birlikte ortak hareket eden CHP nasıl oluyor da “dış güçlere boyun eğmeyen bir parti” oluyor?

FETÖ’nün çizgisinden çıkmayan bir genel başkan nasıl oluyor da hâlâ “kula kulluk etmeyenlerin partisi” diyebiliyor?

Kemal Bey’in, genel başkanlığı boyunca Fetullah Gülen’e kulluk etmekten başka yaptığı bir iş oldu mu gerçekten?

CHP’lilerin ve parti içi muhalefetin 95’inci yılında genel başkanlarına sormak zorunda olduğu sorular bunlar.

Atatürk’ün CHP’si, 95’inci yılında dış güçlerin eline tutsak düşmüş bir partidir. CHP’liler, Atatürk’e karşı gerçekten bir sorumluluk hissediyorlarsa o zaman partilerini FETÖ vesayetinden kurtarsınlar. CHP’yi FETÖ vesayetinden kurtarmadan kimse boşuna Atatürk edebiyatı yapmasın. Hem Atatürk hem FETÖ vesayeti bir arada olmaz.

Kemal Kılıçdaroğlu da demagoji yüklü videolar paylaşarak, Tayyip Erdoğan düşmanlığını körükleyerek CHP’deki FETÖ etkisini daha fazla gizleyemez.

CHP için en doğru olan FETÖ’nün kaset darbesiyle başa getirdiği bu genel başkandan 96. yılında kurtulmak olacaktır. FETÖ vesayetinden kurtulmayan bir CHP’nin ne yerelde, ne genelde bir iktidar şansı olmadığı gibi, bu ülkeye de en küçük bir olumlu katkısı söz konusu olamaz. Bunu bilelim!

Diğer Yazıları