18 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
YATSI'YA
KALAN SÜRE 43 DAKİKA
Siyaset

Bülent Arınç: İşte balans ayarı bu!

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "“millet, 2001'de partisini kurdu, 15 ay sonra seçimlere soktu. 15 aylık bir parti hepsinin defterini dürdü, tek başına 2002'de yüzde 36 ile iktidara geldi" dedi

Bülent Arınç: İşte balans ayarı bu!
0 YORUM YAP
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Sincan Kapalı Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti Sincan İlçe Kongresi'ne katıldı. Arınç burada yaptığı konuşmada,  "3 ve 4 Şubat günü, burada Sincan’ın caddesinden büyük bir gürültüyle tankları geçirdiler, namlusunu halka, caminin minaresine yöneltmiş tanklarla inanmış milletimize korku salmak istediler" dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural’ın eşinin cenaze töreninde bulunduğu için ve Yenimahalle kongresine katılanların bu kongreye de gelebilmesi için programa geç geldiğini belirterek katılanlardan özür diledi.

Ecevit’in başına miğfer giydirildiğini, afişlerinin tüm sokaklara asıldığını, Erbakan’ın ise kötülenmeye çalışıldığını dile getiren Arınç, sonunda birilerinin koalisyonu bozduğunu ve erken seçim kararı almak istediğini fakat Ecevit'in erken seçim kararını alamadığını kaydetti.

Arınç, "O günkü bir koalisyon hükümetinde sadece başbakan yardımcısı olarak bulunan ama sözüyle dirayetiyle inancıyla Kıbrıs’a çıkarma harekatını başlatan rahmetli Erbakan Hocamızdı. Ona bütün Türkiye ne kadar sahip çıktı bilmiyorum ama Sincan her şeyiyle sahip çıktı" diye konuştu.

1997 yılında yine acı bir olay yaşandığını, 1995’te Refah Partisinin birinci parti olduğunu ve ANAVATAN ile hükümet kurmak istediklerini ancak kurdurulmadığını ifade eden Arınç, daha sonrasında REFAHYOL hükümetinin kurulduğunu hatırlattı.

İlk 6 ayda hem ekonomik hem siyasi anlamda "muhteşem" işler yapıldığını söyleyen Arınç, kendilerinin başarılı olduğunun görüldüğünü ve bundan korkulduğunu dile getirdi.

REFAHYOL'un sonunu getirmek için bir senaryo ortaya konduğunu ve 30 Ocak’ta Kudüs’ü anma toplantısında Filistin liderlerinin fotoğraflarının bulunması, İran büyükelçisinin de o toplantıya katılması nedeniyle senaryo gereği "korkunç bir hale büründüğünü" yani "İrtica patladı, gerilik hortladı. Bunu yapan da REFAH'tır" denildiğini söyledi.

“BU SENARYONUN SADECE BİR SAYFASIYDI”

Herkesin, o günleri ibretle hatırladığını ifade eden Arınç, şöyle devam etti:

"30 Ocak'ta, bu gece yapılınca büyük gürültüler koptu. Biz, bile korktuk. O geceyi tertipleyenler, o gece konuşma yapanların çoğu takibata uğradı. Türkiye'de adeta bir gerici kalkışma var gözüyle iddianameler hazırlandı ve davalar açıldı. Ama bu senaryonun sadece bir sayfasıydı. İkinci sayfasında da 3 ve 4 Şubat günü, burada Sincan’ın caddesinden büyük bir gürültüyle tankları geçirdiler, namlusunu halka, caminin minaresine yöneltmiş tanklarla inanmış milletimize korku salmak istediler. Takır takır tanklar geçti."

Sorulduğu zaman da bunun bir eğitim geçişi olduğunu, altında bir şey aranmaması gerektiğinin söylendiği aktaran Arınç, ama yıllar sonra tarihi bir gerçek olarak iddianamelere, eğitim geçişi olmadığı, bilinçli ve bu senaryoyu tamamen bir sonuca ulaştırmak için yapılmış bir hadise olduğunun ortaya çıktığını ifade etti.

Arınç, o zamanlar bunları savunan Çevik Bir’i, Hikmet Köksal ve Doğu Aktulga ve diğerlerini ne unutacaklarını ne de affedeceklerini söyledi.

“BALANS AYARI TOPLA TÜFEKLE OLMAZ, SEÇİMLE VE SANDIKLA OLUR”


Arınç, 28 Şubat'ta, milletin oylarıyla seçilmiş hükümeti, tank paletleriyle Milli Güvenlik Kurulu toplantılarıyla aczmendi gösterileriyle basit, kötü bir Türk filmine çevirdiklerini, bu senaryonun sonunun Türkiye'de inanan insanlara baskı olarak geldiğini dile getirdi.

Ticari firmaların iflas ettirildiğini, imam hatip liselerinin orta kısımlarının kapatıldığını, Kur'an kurslarının çocuksuz, gençsiz bırakıldığını, insanların kılık ve kıyafetleriyle düşman hale getirildiğini, üniversitelerin karabasan gibi olduğunu, çocukların ruhsal, psikolojik buhranlar geçirdiğini, başörtüsünün hınçla çekilip alındığını ifade eden Arınç, "Bunlar unutulacak şeyler değil. Hamdolsun millet, 2001'de partisini kurdu, 15 ay sonra seçimlere soktu. 15 aylık bir parti hepsinin defterini dürdü, tek başına 2002'de yüzde 36 ile iktidara geldi" diye konuştu.

Seçimi kazandıktan sonra, gazetecilerin sorusu üzerine, "Demokraside balans ayarı topla tüfekle olmaz, seçimle ve sandıkla olur" dediğini anımsatan Arınç, Sincan'ı cezalandıranların gittiğini, "tertemiz" AK Parti'nin iktidara geldiğini belirterek "İşte balans ayarı bu" ifadesini kullandı.