28 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
AKŞAM'A
KALAN SÜRE 55 DAKİKA
İbrahim Karagül

İbrahim Karagül

Bu ülkede Mursi senaryosu için bekleyen alçaklar var!

Adem’den bu yana verilen mücadelede önceki gün bir şehidimiz daha oldu.

İbrahim’in, İsmail’in, Musa’nın, İsa’nın, Muhammed’in yolundan gidenler, adalet için savaşanlar, insanlık tarihinin onurlu sayfalarını tercih edenler, ilâhî olan tarafta saf tutanlar,yeryüzünün bozguncularına, kötülüklerine bir kurban daha verdi.

Bir inanmış adam, bir vatansever adam, bir iyi adam, bu dünyanın bütün çirkinliklerine sırtını dönmüş bir adam, binlerce Rabia şehidinin acısını yüreğinde taşıyan bir adam, Mısır’ın binlerce yıllık karanlık zulüm tarihinde bir ışık yakabilmiş bir adam, Tanrı ile savaşa tutuşan Firavun nesline karşı Allah’ın elçilerine, mesajlarına tutunan bir adam, Muhammed Mursi, şehit edildi.

İSA’YI ÇARMIHA GERENLER, HZ. MUHAMMED’İ MEKKE’DEN SÜRENLER, MURSİ’Yİ ŞEHİT ETTİ.

Altı yıldır uygulanan sistematik işkencelere, yavaş yavaş öldürmeye ayarlı yöntemlere daha fazla direnemedi. Mahkeme salonunda son nefesini verdi, gözlerini yumdu. Bu dünyadan gitti. Mücadelesini verdi, bedelini ödedi ve gitti. İsa’yı çarmıha gerenler, Muhammed’i Mekke’den sürenler, Allah’ın elçilerine acı çektirenler, onların yol arkadaşı Mursi’yi de bu dünyadan sürdü.

Mısır zindanında ABD ve İsrail istihbaratının insafına terkedildi, onlar tarafından sorgulandı, onlar tarafından işkenceye tabi tutuldu, onların öldürme planlarına göre şehit edildi.

MISIR CUNTASI, S. ARABİSTAN VE BAE: İNSANLIĞIN ANAVATANINI KİRLETTİLER..

Mısır cuntası, Suudi Arabistan yönetimi, BAE, ABD ve İsrail gibi patronlarının talimatıyla bir halkın özgürlük direncini kırdı, onları meydanlarda kıyıma uğrattı. Adalete, özgürlüğe, insanlık onuruna karşı, bir milletin duygularına, inançlarına karşı bir şer cephesi, bir Haçlı cephesi kurdu.

Bu toprakları, bu coğrafyayı, bu kadim şehirleri, insanlığın anavatanını kirlettiler, Allah’ın adaletine savaş açtılar, bütün kutsallara saldırdılar. Onlar özgürlüğe karşı köleliği tercih ettiler, adam olmaya karşı efendi aramayı seçtiler, Allah’ın iradesine meydan okudular. Allah’ın ve peygamberlerinin yerine Mısır’ın Firavun geleneğini seçtiler.

ONURLARINI, KUTSALLARINI, ÜLKELERİNİ SATTILAR.. ALLAH’IN O TOPRAKLARDAKİ EMANETİNİ SATTILAR.

Ellerindeki gücü, zenginliği, silahı masumlara çevirdiler. Saf olanlara çevirdiler. Efendilerinin talimatlarıyla onları da kendileri gibi köleleştirmek için seferber oldular.

Bunu yaparken onurlarını sattılar, kutsallarını sattılar, ülkelerini sattılar, zenginliklerini sattılar, değerlerini/namuslarını sattılar. Allah’ın o topraklardaki emanetlerini sattılar, mübarek olan ne varsa kirli bir pazarlığa malzeme yaptılar.

EY SUUDİ ARABİSTAN YÖNETİCİLERİ, NEDEN BÜTÜN KÖTÜLÜKLERDE PARMAK İZİNİZ VAR!

Ey Suudi Arabistan yöneticileri: Sudan’dan Suriye’ye, Yemen’den Libya’ya ne kadar kan dökülmüşse hepsinde neden sizin parmak iziniz var? ABD ve İsrail’in talimatları ile bu toprakları kirletmekten, coğrafyanın insanlarına zulmetmekten, onları pazarlık masalarında harcamaktan, ülkelerde iç savaşlar çıkarmaktan, “Müslüman iç savaşı” projesi için çalışmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz?

Müslümanlığı tekelinize alıp, İslâm’ın kutsallarını rehin alıp, onları kişisel saltanatınız, çıkarınız için bir alışveriş malzemesine dönüştürmekten, aşağılamaktan, ABD/İngiliz/İsrailli patronlarınıza yaranmak için peşkeş çekmekten ne zaman vazgeçeceksiniz?

EY MUHAMMED BİN SELMAN, EY MUHAMMED BİN ZAİD! SİZ KABE’Yİ, PEYGAMBER’İ BİLE PAZARLIK MASASINA SÜRDÜNÜZ?

Ey Muhammed bin Selman, Muhammed bin Zaid:

Mursi’yi öldüren sizsiniz. Mısır’ı kan gölüne çeviren sizsiniz. Libya’yı paramparça eden sizsiniz. Katar’ı abluka altına alan sizsiniz. Yemen’i mahveden sizsiniz… Şimdi Sudan’ı iç savaşa ve Batılı istilâya hazırlayan sizsiniz!

Kudüs’ü sattınız, Filistin halkını peşkeş çektiniz. Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapma yolunda en önemli adımları siz attınız?

Siz Mekke’yi, Kâbe’yi bile pazarlık masasına sürdünüz… Siz Peygamber’i bile pazarlık masasına sürdünüz… Batı’ya; “Sizi İslâm tehlikesinden kurtaracağız” sözü verdiniz…

TÜRKİYE’YE SAVAŞ AÇTINIZ. ERDOĞAN’I HEDEF ALDINIZ. ELLERİNİZDE 15 TEMMUZ ŞEHİTLERİNİN DE KANI VAR!

Coğrafyanın her köşesinde onların terör örgütlerini fonladınız. ABD adına, İsrail ve İngiltere adına Müslüman ülkelere, topluluklara saldırdınız… Sizin ihanetiniz nesiller boyu unutulmayacak.

Siz Türkiye’ye açık savaş ilan ettiniz. Bu ülkede darbeleri fonladınız. Suikastlar yaptığınız, terör çetelerini şehirlerimize soktunuz. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nı ortadan kaldırmak için entrikalar çevirdiniz. Planlar yaptınız, ortaklıklar kurdunuz.

Siz bu coğrafyanın işgalcilerisiniz, düşmanlarısınız, kötülük eksenisiniz. Mısır’da yaptıklarınızı Türkiye’de de denediniz. Patronlarınızla birlikte, FETÖ ile birlikte 15 Temmuz saldırısında siz de vardınız. Rabia şehitlerinin kanı nasıl ellerinizdeyse, 15 Temmuz şehitlerinin kanı da ellerinizde.

Mursi’yi şehit eden siz, 15 Temmuz’da Marmaris Suikast Girişimi’nin de arkasındasınız. Şimdi yine Türkiye’ye yöneldiniz. Suriye’de terörle birlikte, Türkiye’de Erdoğan düşmanlarıyla birlikte yeni senaryolar peşindesiniz.

BU ÜLKEDE MURSİ SENARYOSU İÇİN BEKLEYEN ALÇAKLAR VAR, BİLİYORUZ

Bu ülkede Mursi senaryosu için bekleyen alçaklar var, biliyoruz. Bir kez denediler, ikinci kez denemek istediklerini biliyoruz. Onlar da tıpkı o iki Veliaht gibi bu ülkenin iç işgalcileri, biliyoruz.

Onlar da ABD ile, İngiltere ile, İsrail ile ortaklık yapıyorlar, biliyoruz. Bu ülkenin Muhammed bin Selman’larını, Muhammed bin Zaid’lerini biliyoruz, izliyoruz.

Kölelik, satılmışlık, onursuzluk coğrafyayı dolaşıyor, ülkeleri yokluyor. Allah’ın âyetleriyle kendini gizlemiş, rengiyle boyanmış, kelimeleriyle konuşan ama efendilerinin talimatıyla hareket eden, yeryüzünde Allah’ın adaletine karşı savaşan çevreler bu ülkede de var, biliyoruz.

Manda, vesâyet, kölelik ruhu, yüzlerce yıldır devam ediyor, bugün de milletimize, ülkemizin mücadelesine karşı kurulan cephede yerini alıyor, biliyoruz.

EY ARAP MİLLETİ, ARAP AYDINI! O İKİ VELİAHT, YİNE SİZİ İMHA EDECEK, GÖREMİYOR MUSUNUZ?

Ey Arap milleti, ey Arap aydınları! 1991’den bu yana bütün savaşlar Arap topraklarında. Yakılan, yıkılan, harabeye çevrilen şehirler Arap topraklarında.

Neden böyle, hiç düşünmez misiniz? Yöneticileriniz, iktidar sahipleriniz sizi, ülkenizi, topraklarınızı, değerlerinizi, kutsallarınızı satıyor, görmüyor musunuz? Onların eliyle başka ülkeler de parçalanacak, yine Arap milleti bedel ödeyecek, vatanları harabeye dönecek, görmüyor musunuz?

O iki Veliaht’ın bugün Mısır’da, Libya’da, Suriye ve Yemen’de yaptıkları, Türkiye’ye yapmaya çalıştıkları kötülük aslında size dönecek, S. Arabistan’a ve Körfez ülkelerine dönecek,büyük tuzak onların üzerinden size kuruldu, anlayamıyor musunuz? Onları durdurmazsanız, 21. yüzyıl bütün Arap dünyasının köleleştirilmesiyle sonuçlanacak, göremiyor musunuz?

ORTAK TEHDİT ALTINDAYIZ. ORTAK MÜCADELE ŞARTTIR.

Mesele Mursi meselesi, Müslüman Kardeşler (İhvan) meselesi değil, çok daha ötesi. Coğrafyanın özgürlüğü, devletlerin bağımsızlığı ve milletlerin onuru meselesi ve bu mücadele ülkelerle sınırlı değil. Düşmanlık sınır tanımıyorsa, mücadele de sınır tanımayacaktır.

Ortak tehdit altındayız. Ortak bir mücadele şarttır. Artık iki cephe, iki eksen vardır. Bu da; Batılı istilâ, onların ülkelerimizdeki ortakları ile coğrafyanın, ülkelerin direncidir. Mursi ilk değil, son şehit de olmayacaktır. Ama bu rüzgâr tersine dönecek, işte o zaman bugünkü zulümler, sahiplerinin üstüne çökecektir.

Ama bu senaryoyu, Türkiye’de bir kez daha denemeye kalkışmalarına asla izin vermeyeceğiz. Türkiye’de Mursi senaryosuna umut bağlayanlar da, onların arkasındaki çokuluslu güçler de, bölgesel taşeronları da, o iki Veliaht gibi tetikçileri de, bu coğrafyanın son bin yıllık tarihine baksın yetecektir!

Diğer Yazıları