21 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 7 SAAT 29 DAKİKA
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

Bu güftelere gülünmez, katılırcasına ağlanır!

“Turkish Studies” isimli dergi internetten yayın yapıyor ve Türkoloji alanındaki birhayli akademik araştırmaya bu dergi sayesinde ulaşılabiliyor.

Geçen gün “Turkish Studies”in eski sayılarını gözden geçirirken Kafkas Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Mustafa Şenel’in bundan dokuz sene önce, 2009’da yayınladığı “Küfür Etmenin, Lânet ve Beddua Okumanın Çağdaş Yolu: Şarkı ve Türküler” başlıklı bir yazısı ile karşılaştım…

Gayet ilginç bilgiler veren bu yazının akademik bir yayında kalıp unutulmasına gönlüm razı olmadığı için bazı bölümlerini, özellikle içerisindeki örneklerin bazılarını sizlere de nakledeyim dedim…

Araştırmanın konusu, makalenin başlığından açık şekilde belli oluyor: Küfür ve bedduanın o zamana, yani 2009’a kadar musikide ne şekilde yer sahibi olabildiği…

Dr. Şenel, argonun, kaba sözlerin ve müstehcen ifadelerin ahlâk dışı olmalarının yanısıra topluma bir başka zarar daha verdiklerini yani dil bilincimizi kaybettirdiğini hatırlatıp Türkçe söz müziğinin her türünden böyle tuhaf güfte örneklerini, öncelikle de içerisinde “beddua”, “küfür” ve “lânet” ifadelerinin geçtiği şarkı sözlerini sıralıyor.

Bu güfteler arasından sizin için şöyle bir seçki yaptım:

“Allah belânı versin”, “Dilerim her günün kederle dolsun”, “Beyaz gelinliğin kefenin olsun”, “ Bahçende güller bitmesin”, “Ayağın topal, gözün kör olsun”, “Can çekesin”, “Canın çıksın senin hiç gülmeyesin”, “Cennetten kovulan tek gül olasın”, “Adın batsın, gülmeyesin”, “Helvanı yerim inşallah senin”, “Kapından hekim geçmesin”, “Kurşunlara gelesin”, “Kurtlar kuşlar yesin tenini”, “Pul pul olsun, dökülsün seni öpen dudaklar”, “Sürüm sürüm sürün yârim”, “Helvanı yerim inşallah senin”, “Sevdam düşmanlarını teneşirde göreyim”, “Değmezmiş, canın çıksın”, “Nenen ölsün”…

KÜFÜR FALAN DEĞİL, VALLAHİ ŞARKI!

Makalede daha sonra içerisinde küfrün her çeşidinin bulunduğu güfteler sıralanıyor ve bu güftelerin arasından da yine sizler için bir derleme hazırladım:

“Acayip hayvanlara benziyirsen”, “Bana dönek demiş itin birisi”, “O…urunca yıkarsın koca dağları g…ünle”, “Hep uyuz ol domuz”, “Ben yakından hiç şerefsiz görmemiştim”, “Acı biber kahpe”, “Sana söylüyorum köpek”, “Ben piç miyim?”, “Bu şarkıyı o piçe dinletirsin”, “Bugün içiyorum şerefine değil, şerefsizliğine”, “Sen ve senin gibi piçler için”, “Dönüp de bakmayan hayvan”, “Seni adamdan sayanın var ya”, “G.t yemeyince gidersin ananın evine”, “Hayat kadını Allahsız sürtük”, “Dünya gezegenler arasında tek piçtir”, “Lan itler”, “Pusuları kuran başarısız it seni”, “Rüyamda gördüğüm aptal kadın”, “Sana ne kadar yalvaracam pislik”, “Sana söylüyorum köpek”, “Topla pılı pırtı ve s…tir ol git”, “Sevdiğim bir kız vardı olmuş kahpe”, “Sokak kadını vicdansız sürtük”, “Lan itler”, “Senin bir adın yalancı bir adın alçak”, “Üzülmeye değmeyen bir kahpesin”, “Ulan manyak”, “Söverim gelmişine geçmişine”, “İtin biri”, “G…üne güvenen şöyle gelsin”, “Anneannesi o…pu”.

Bütün bunlar bazı şarkı sözlerinde, yani sanat eserlerinde kullanılan şık, asil ve birbirinden zarif ifadelerden sadece bazılarıdır… Bu zarafet resmigeçinin Dr. Mustafa Şenel’in makalesini yayınlamasının üzerinden geçen dokuz sene içerisinde nasıl daha da renkli bir hal aldığını herhalde kolaylıkla tahmin edebilirsiniz…

İşte, musiki edebiyatımızın ilk okuyuşta güldürmesine rağmen aslında “Biz ne hâle geldik?” dedirtip katılırcasına ağlamamızı gerektiren vaziyeti!

Diğer Yazıları