23 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
GÜNEŞ'E
KALAN SÜRE 1 SAAT 7 DAKİKA
Siyaset

Başkanlık sistemi geliyor!

Cumhurbaşkanı seçildikten sonra tavrından ve tarzından ödün vermeyen Recep Tayyip Erdoğan şaşırtmaya devam ediyor.

Başkanlık sistemi geliyor!
0 YORUM YAP
Türkiye Haber Merkezi - ANALİZ / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gerek muhalefet partilerine olan tavrı gerekse gündemin nabzını tutan konuşmaları ve adrese teslim üslubu ile alıştığımız cumhurbaşkanlarının dışında bir çizgide ilerliyor. Göreve geldiği ilk günlerde ''Benden öncekilere benzemeyeceğim'' diyen Erdoğan'ın, bugünlerin sinyalini vermişti.

Köşkten çıkmayan cumhurbaşkanlarının aksine siyasetin içerisinde bulunan Erdoğan, muhalefet partilerinin de tepkilerini üzerine çekiyor. Gelen tepkiler üzerine 'Farklı bir Cumhurbaşkanı olacağımı söylemiştim' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu tutumunun bir yarı başkanlık olduğu da söyleniyor.

Siyasetten kopmayan ve yönetimi de elinden tutan Erdoğan'ın son olarak Bakanlar Kurulu'nu toplayacağını duyurması, akıllara yeniden başkanlık sistemini getirdi. Erdoğan bu kararıyla ile birlikte başkanlık sistemine ilk adımı atmış oldu.

BAŞKANLIK SİSTEMİNE NASIL GEÇİLİR?

Başkanlık sistemine geçmek için öncelikle anayasanın başkanlık sistemine uygun olup olmadığı kararlaştırılacak. Anayasanın başkanlık sistemine bir engel teşkil etmediği takdirde ise, iki seçenek var. Karar ya meclise sunulur ya da referandum ile halk oylamasına gidilir.

Şayet anayasanın başkanlık sistemine müsait olmadığı sonucuna varılırsa o zaman da anayasanın değişimi için düğmeye basılacaktır. Bunun yolu da yine genel seçimlerden geçiyor. Zira anayasanın değişimi daha önce de gündeme gelmiş fakat Ak Parti Hükümeti'nin tek başına anayasayı değiştirecek milletvekili sayısı bulunmadığından muhalefet partileri ile komisyon kurulmuş ve uzlaşma arayışına girilmişti. Ne yazık ki bu süreç sarpa sarmış, bir türlü olumlu sonuç alınamamıştı.

İşte bu sebepten ötürü Ak Parti genel seçimlerde tek başına anayasa değiştirebilecek milletvekili sayısına ulaşmayı hedefleyecektir. Ulaştığı takdirde de ikinci adım olarak başkanlık sistemini halk oylamasına sunacaktır.

REFERANDUM OLURSA

Ak Parti iktidarında şimdiye kadar iki kez referandum gerçekleşti. Birincisi 2007 yılında cumhurbaşkanının halk tarafından seçilip seçilmemesi referandumuydu ve % 69 'Evet' oyu ile kazanıldı. İkinci olarak da askeri darbe anayasasını yine askeri darbenin yıldönümü olan 12 Eylül 2010 tarihinde referanduma götüren Ak Parti Hükümeti, %58 'Evet' gibi bir sonuç elde etti.

Bugüne dek yaptığı referandumlarda istediği sonucu elde eden hükümetin işi yeniden referanduma kaldığı takdirde % 58-60 oranlarında evet oyu alması bekleniyor.

MECLİSE SUNULURSA

Cumhurbaşkanına yasalar eliyle yeni yetkiler verilerek, bu makamın elinin güçlendirilmesi mümkünüdür. Mevcut haliyle, 'pasif' olarak görünen bu makamın, yeni bir anayasaya veya anayasa değişikliğine bile gerek
kalmadan, meclisçe çıkarılacak kanunlar eliyle 'yeni' yetkiler ile donatılması mümkünüdür. Ancak, kanunlar meclisten, anayasalara/anayasa değişikliklerine göre daha kolay çıkarlar. Zira, mecliste kanunlar için aranan çoğunluk, anayasa değişiklikleri için aranan orandan daha azdır.

Buna göre, tek başına iktidar olan bir hükümetin çıkaracağı bir cumhurbaşkanı için bu tip bir formüle başvurulması mümkün olabilir. Zira, meclis çoğunluğu elindedir ve tek başına anayasayı değiştirmezse bile, yasalar yapmak suretiyle bu biçimde bir yol izlenmesi olasıdır.

Her şeyin büyük ölçekte genel seçimlerin akabinde netleşecek olması, şüphesiz siyasi olarak ciddi gelişmelerin yaşanacağı yoğun bir gündemi de beraberinde getirecektir.