26 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
AKŞAM'A
KALAN SÜRE 10 DAKİKA
Siyaset

Başkan Erdoğan'dan Macron'a: Şirketin kadar konuş

Başkan Erdoğan, "Doğu Akdeniz'de kıyısı bile bulunmayan Fransa bizim sondajlarımızdan neden rahatsızlık duysun? Geçen Macron açıklama yapıyor, 'Türkiye oradan çekilsin'. Sen kimsin de açıklama yapıyorsun? Sen kıyıdaş mısın? Senin şirketin varmış. Şirketin kadar konuş" dedi.

Başkan Erdoğan'dan Macron'a: Şirketin kadar konuş
0 YORUM YAP

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Doğu Akdeniz'deki sondaj çalışmalarına ilişkin açıklamasına cevap verdi. 

Erdoğan, "Doğu Akdeniz'de kıyısı bile bulunmayan Fransa bizim sondajlarımızdan neden rahatsızlık duysun? Geçen Macron açıklama yapıyor, 'Türkiye oradan çekilsin'. Sen kimsin de açıklama yapıyorsun? Sen kıyıdaş mısın? Türkiye bırak kıyıdaş olmayı Türkiye garantör ülkedir. Senin şirketin varmış. Şirketin kadar konuş" dedi. 

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Türkiye olarak son 6 yıldır her biri diğerinden ağır siyasi, ekonomik ve diplomatik saldırılara maruz kalıyoruz. 7 Şubat MİT krizi bu sürecin işaret fişeği gibiydi. Gezi olayları, çukur terörü, 15 Temmuz  darbe girişimi geçen yıl Ağustos ayında yaşadığımız operasyonlarla bugünlere geldik. S-400 ve Doğu Akdeniz'de ülkemizi tehdit altına alan aynı gayeler vardır. Bu operasyonların bir tek hedefi var, o da Türkiye'nin bekası ve milletimizin bağımsızlığıdır. Şu gerçeği artık çok net bir şekilde görebiliyoruz. Son 17 yılda ekonomi, güvenlik, siyaset, diplomasi ve savunma sanayinde yakaladığı başarılar birilerini çok ciddi bir şekilde rahatsız ediyor. Savunma sanayisi ileri bir Türkiye her yıl ülkemize sattıkları silahlar üzerinden milyonlarca dolar kazanan silah baronlarının işine gelmiyor. Göreve geldiğimizde yerli savunma sanayimiz yüzde 20'yi oluşturuyordu, şu anda yüzde 70'e çıktık.

"Fransa neden rahatsız?"

Güvenliğini sağlamış bir Türkiye, terör örgütleri eliyle iç siyasetimizi yönlendiren çevrelerin işine gelmiyor. Oyun kuran, oyun bozan bir ülke yerine sadece senaryolarında figüranlık yapan bir ülke istiyorlar. Kendilerine yük olmayacak ancak karşılarında da dik durabilme cesareti gösteremeyecek pısırık, ürkek, özgüvensiz bir Türkiye hayal ediyorlar. Eskiden olduğu gibi bir mektupla ya da telefonla hizaya getirebilecekleri Türkiye'nin hasretini çekiyorlar. 2013'de IMF borcunu sıfırladık. 27,5 milyar dolar Merkez Bankası döviz rezervi vardı şimdi 90 milyar dolar gibibir seviyede seyrediyoruz. Uluslararası basında yürütülen karalama kampanyalarının motivasyonu budur. Doğu Akdeniz'de kıyısı bile bulunmayan Fransa bizim sondajlarımızdan neden rahatsızlık duysun?

Bazen bize fedailik yapıyor biz de Deniz Kuvvetlerimizle yerimizi alıyoruz ve orada aramaya devam ediyorlar. Geçenlerde bizim oradaki personelimize tutuklama çıkaracaklarını söylediler. Biz de onlara dedik ki afedersiniz sıkıyorsa gelin alın dedik. Çünkü biz Türkiye'yiz buna fırsat vermeyeceğiz. Gemilerimizin dördü de çalışmalarını sürdürecek. Kuzey Kıbrıs'taki kardeşlerimizin oradaki hakkını, hukukunu kimseye yedirmeyiz. Geçen Macron açıklama yapıyor, 'Türkiye oradan çekilsin'. Sen kimsin de açıklama yapıyorsun? Sen kıyıdaş mısın? Türkiye bırak kıyıdaş olmayı Türkiye garantör ülkedir. Burada Yunanistan, İngiltere konuşabilir. Niye garantör ülkedir. Senin şirketin varmış. Senin şirketin şirketin kadar konuşur. O da Total. S-400'de neden bu kadar kıyamet koparıyorlar. Bulgaristan alıyor ses yok. Kusura bakmayın savunma noktasında her türlü tedbirimizi alıyoruz ve alıyoruz.

"Gerekirse baş veririz ama başımızı eğmeyiz"

Dünyaya demokrasi dersi verenlerin 251 kardeşimizi şehit eden FETÖ'cülere sahip çıkmasının makul,mantıklı sebebi olabilir mi? Biz bağımsızlığımızı birilerinin ihsanına borçlu değiliz. Biz masa başında kirli pazarlıklarla değil, cenk meydanında yapılan gazalarla kurulan bir ülkeyiz. Bin yıldır bu topraklardayız. Anadolu'dayız. Tarihimiz boyunca görmediğimiz ihanet, yaşamadığımız saldırı kalmadı. Bu milleti hafie alanlar bir mektupla,beyanla Türk milletini hizaya getireceklmerini zannedenler er ya da geç yanıldıklarını anlayacaklardır. Açık ve net söylüyorum Doğu Akdeniz'de Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerinin takipçisi olmaktan bizi kimse alıkoyamaz. Gerekirse baş veririz ama hukuksuzluk karşısında asla başımızı eğmeyiz.

"Bize ücretiyle vermiyor ama teröriste bedava veriyor"

Tacikistan'da S-400 konusunda Sayın Putin'le yaptığımız görüşmede buradan bizim geri adım atmamız mümkün olmadığını açık söyledik. O iş bizim için bitmiştir, kapanmıştır. Çok kısa zaman içerisinde siparişlerimizi alacağız. Amerika bize Patriot vermek istiyorsa buyursun versin. Gerçi bunlar teröristlere bunlara ücretsiz, bedava veriyorlar. Biz paramızla istedik. Ta Obama döneminde istedik, kongre istemiyor dediler. Kusura bakmayın, biz de başımızın çaresine bakacağız. insansız hava aracı, silahsız, silahlı hava aracı. Altay tankı, fırtına obüslerimizi, fırtına, piyade tüfeklerimizi geliştirdik. 17 sene önce savunma sanayiinde yüzde 80 dışa bağımlı ülke hamdolsun iyice geriledi, geriledi yüzde 30'lar seviyesine indirdik. İnşallah bundan sonra da bu hassasiyetle yolumuza devam edeceğiz.

"İstanbul'da 6,5 milyon evde doğalgaz var"

23 Haziran bir yönüyle belediye başkanlığı seçimidir. Ama dışarıdan böyle bakılmıyor. Bu şehrimize belediye başkanlığı hizmeti vermiş bir kişi olarak karşınızdayım. Özellikle çöp, çukur, çamar ne durumdaydık? Susuzlukta ne durumdaydı? Istranca dağlarını delerek, Melen'den İstanbul'a suyu nasıl getirdik? Benzin istasyonları gibi su istasyonlarının olduğu günleri, küveytleri doldurduğumuz günleri hatırlayın. İstanbul'da gazeteler maske dağıtılıyordu, niye? Hava kirliliği vardı. O dönemde CHP'li bir belediyeden teslim almıştım. İstanbul'da 50 bin eve doğalgaz gitmişti. Yoğun bir çalışmaylabu rakamı 1 milyon 250 bine çıkardım. Şu anda 6,5 milyon evde İstanbul'da doğalgaz var. Bunlar AK Parti belediyeciliğinin İstanbul'a kazandırdığı güzelliklerdir. 2040'a kadar su noktasında ihtiyacımız yok.

"Türkiye, sosyal belediyecilik anlayışıyla ilk kez yine bizim dönemimizde tanıştı"

Bu seçim bizden ziyade Türkiye'yi hedef alanlar için hayati öneme sahiptir. son 17 yıldır yakaladığı hamlesiyle yerel yönetimlerle merkezi yönetimin çok büyük uyumu var. Aynı hassasiyeti paylaşan kadrolar sırt sırta vermiş millete, ülkeye, şehirlerimize hizmet noktasında tarihi başarılara imzayı atmıştır. Türkiye sosyal belediyecilik anlayışıyla ilk kez yine bizim dönemimizde tanıştı. Altyapıdan ulaşıma, sosyal hizmetlerinden trafik ve otopark meselesine kadar modern, kalıcı hizmetler ürettik. Özelikle bir dünya şehri olan İstanbul'da tarihinin en büyük yatırımlarını gerçekleştirdik. Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı, Orhangazi Köprüsü, Metrobüsleriyle. Bunlarla birlikte toplu taşımacılıkla bu işi çözelim istedik.