16 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 2 SAAT 35 DAKİKA
Siyaset

Başkan Erdoğan: İlk defa oy kullanacak 1 milyon genci yakın markaja alalım

AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Başkan Erdoğan, teşkilata talimat vererek "İlk defa oy kullanacak 1 milyon genci yakın markaja alalım" dedi.

Başkan Erdoğan: İlk defa oy kullanacak 1 milyon genci yakın markaja alalım
0 YORUM YAP

Seçim çalışmalarına ilişkin AK Parti teşkilatına bilgiler veren Başkan Erdoğan, ilk defa oy kullanacak 1 milyon gencin yakın markaja alınmasını istedi. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde 'Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Aday tanıtım toplantılarımıza devam edeceğiz ve bizzat katılacağım. Diğer illerdeki aday tanıtım toplantıları Merkez Kurul Üyelerimiz yarafından yapılacaktır. 2 hafta içerisinde istiyoruz ki aday tanıtım toplantılarını bitirelim ve artık adaylarımız araziyle çalışmalarını süratle devam ettirsinler. Bu arada da adaylarımızla birlikte il genel meclis üyelerimizin belirlenmesi süreci olacak. Bunlar da belirlenerek araziye hakim olmamız gerekir. Son toplantıda görevlendirmeleri yaptığımız gibi tüm arkadaşlarımıza nerelerde sorumlu olduklarını bildirdik. Bazı yerlerde ertelemeler olabilir bunları yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcımız da bildirecektir. 31 Ocak'ta yapacağımız aday tanıtım toplantımızda manifestomuzu da açıklayacağız. Şimdiden belediye başkan adaylarımızın ülkemize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Aday belirleme sürecinde yaşananlar geride kalmıştır. Seçim çalışmalarına aralarındaki rekabeti yansıtmayacaklarına inanıyorum. Aksi yönde davrananlar olursa bunlar asla AK Partili ve dava adamı olamamış demektir. Benim istediğim olursa eyvallah, olmazsa yallah derseniz bu AK Partililik değildir.

"Seçim kurullarımızı tehdit etmiş bir adayı unutmuş değiliz"

Ehliyet ve liyakatte arananlar bellidir. İller vardır ki orada şartlar değişir, orada çok daha kısıtlı şartlar içerisinde adaylarınızı belirlersiniz. Tüm bunlarla beraber Türkiye maruz kaldığı tüm saldırı ve tuzaklara rağmen demokratik hukuk devleti ilkesinden taviz vermemiştir. Bunun en iyi işlediği yerlerden biri de milli iradeyi ortaya koyan seçimlerimizdir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde avukat ordusuyla seçim kurullarımızı tehdit etmiş bir adayı unutmuş değiliz. Ne oldu? Nerede oturdun? Hala oturuyorsun işte. Artık esameleri bile yok.

"Yüzde 1'lik bir seçmen kaybımız var"

Seçmen kütükleriyle ilgili iddialar her seçim dile getirilir. Sistemden kaynaklanan sorunların asıl mağduru AK Parti'dir. AK Parti'nin 10 milyon 337 bin üyesinden 504 bininin seçmen kütüklerinde kaydını ne yazık ki bulamadık. Bir başka ifadeyle partimizin üyesi olan dolayısıyla sandık başına gitmiş olan ve zaten oyunu alacağımız yüzde 1'lik bir seçmen kaybımız var. 24 Haziran'da seçmen olduğu halde 924 bin oy kullanamamış kişi var. 

"1 milyon kişiyi değerlendirelim"

Bu yıl ilk defa oy kullanacak 1 milyon seçmenin varlığı çok önemli. Ana kademe kadın kolları ama özellikle gençlik kolları bu işi çok yakından takip etmek durumundadır ki bu ilk defa oy kullanacak 1 milyon kişiyi değerlendirelim. Bu rakamların hepsi önemlidir ve seçimlerde bize lazım olan farkı ortaya koyarak katkı sağlayabilecek büyüklüktedir.

AK Parti olarak bizim için 31 Mart seçimleri belediyecilikte 25 yıllık bir tecrübenin zirve noktası olacaktır. Milletimiz 25 yıldır şehir ve hayatlarını bu kadronun belediyecilik anlayışına bırakıyorlarsa bir bildikleri var. Memnuniyetleri var. AK Parti ile birlikte yürüdüler. Kimsenin AK Parti'ye oy vermek gibi bir mahkumiyeti yoktur. Milletimizin her ferdinin hizmet ve projelerimizle ikna etmeliyiz. Siyaset, m illeti kendinden nefret ettirme değil, millete kendini sevdirme, kabul ettirme sanatıdır. Kendini milletin üzerinde gören, oy sandığından çıkacak sonucu çantada keklik sanan milletvekili ya da belediye başkan adayı kadar AK Parti'ye zarar verecek kimse olamaz. AK Parti milletimize hakim olmak değil hadim olmak üzere yola çıkmış insanların partisidir. Siyasette hiçbir görev kimseye zorla verilmez. Göreve talip olanlar arasından seçilir. Şayet AK Parti'nin millete hizmetkarlık esasına dayanan yapısını kendine uygun bulmayan zaten yanlış yapmıştır.

"Çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız"

İnsanlara değerli olduklarını hissettirmenin yolu hangi kanalı kullanırsanız kullanın onlarla doğrudan iletişime geçmektir. Çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız. Bunlar sanal unsurlarla olacak şleyler değil, insanın dili, gözü, kulağı hiçbir zaman sanal ortamda gerçekleşmez ama insanoğlunun o gülücüğü, bakışı, kullandığı kelam... Bunları sana ortamda yapamazsınız. Bunun için çok geniş kapsamlı çalışmayı teşkilat olarak yapmamız lazım. 10 milyon teşkilat üyemiz var. Gençlik kolları ve kadın kollarının yoğun şekilde çalışması lazım. Sandık esaslı bir çalışma yapacağız. Şu gerçeği asla aklınızdan çıkarmayın. AK Parti bizlerin değil, milletimizin partisidir. Zaten milletimize mal olduğu için buralara geldik. Biz sadece burada milletimiz adına görev yapan emanetçileriz. Milletimiz görev veridği sürece emanetimizi ne kadar iyi korursak o kadar başarılı olacağız. Buradaki her arkadaşımın bu şuurda çalışacağına inanıyorum.

"AK Parti sürekli bir imtihan içindedir"

AK Parti her seçimi bir imtihan olarak görmektedir. Esasen AK Parti sürekli bir imtihan içindedir. Bu bakımdan mileltimizle imtihanımız seçimden seçime değil sürekli ve her andır. Seçimden seçime millete giden partiler olduğu yerden iler gidemez. Bunlar kendi politika ve projelerini anlatarak milletin desteğini almak yerine, sadece AK Parti'yi ve şahsımızı hedef alıyor. Özellikle geçtiğimiz 5-6 yılda yaşadığımız hadiseler bize yerli ve milli duruş sahipleriyle, ülkenin ve milletin sırtına hançer vurmayı göze alanların farkını göstermiştir. İttifaklar da bu şekilde şekillendi. Bir yanda terör örgütüne karşı dimdik duranlar, ekonomik kazanımlara darbe vurmaya çalışanalra geçit vermeyenlşer, diğer yanda da terör örgütleriyle kol kola gidenler ve kendi çıkarlarını koruyanlar var. Bunlar her türlü iftiraya baş vurmaktan çekinmezler. Mevlana hazretleri, bozuk olunca maya, ne ar tanır ne haya diyor. Malesef mayası bozuk bir kesim adeta tüm hayatlarını ülkenin ve milletin aleyhine işler yapmaya adamıştır.

"Bunların yaptığı tetikçiliktir"

Bunun çok basit bir örneği, Türkiye malum olmak üzere faiz ve kur saldırısan maruz kaldı. Bu durumda ülkesini evenlerin yapması gereken ekonomisine dört elle sarılmaktır. Bizde ne yapıldı? Eskiden beri belli muhalefet partisinin borazanlığını yapan bir gazete Türkiye ekonomisini hedef alan bir çok saldırıyı sürdürüyor. Manşetlerde de güya habercilik yapıyor. Bunların yaptığı tetikçiliktir. Güya 2019'da ekonomimizin daha kötüye gideceğini iddia ederek ülkemize kuşun sıkıyor. Mesela 2017 yılında Türkiye'nin yüzde 3,5 büyüyeceğni söylediler halbuki biz 7,4 büyüdük. 2018 büyümesi de inşallah tahminlerin üzerinde olacak. İlk çevreyte yüzde 4,5 büyüdük. 2019 yılı içinde ilkelerini düzenleme ve disiplin olarak ifade ettiğimiz yeni ekonomik programımız dahilinde gerçekçi büyüme projelerimiz var. Türkiye'yi batmış ve bitmiş bir ülke olarak gösterme aşkıyla yananlara bir kez daha derslerini vereceğiz.

"Bizden önce 14 yılın ortalaması küsüratsız 70"

İhracatta ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yılı geride bıraktır. Sosyal Güvenliği öngörülenin yarısının bile altında tamamladık. Ana muhalefet diyor ki, en yüksek enflasyon AK Parti döneminde yaşandı. Bakınız, 14 yıl ardından 16 yıl. 14 yıla baktığımızda ilk 3 yıl ANAP tek başına iktidar. Enflasyon sene 1989 enflasyon oranı 64,3. 90'a bakınca 60,4. 91'de yine ANAP 71,1 ve geliyoruz koalisyon dönemine. DYP-SHP enflasyon 66. 93'te enflasyon oranı 71,1. 94 yine DYP-SHP 30 yılın rekoru 120,3. 95 yılında 76,1. RP döneminde 79,3. 97 yılında 99,1. 99'da 68,8. 2000 yılında 3'lü koalisyon DSP içinde 39. 2001 yılında güçlü bir koalisyon yine DSP içinde 8,5. 2002 29,8. 14 yıl geride kaldı. 14 yılın ortalaması 70,3. Bizim dönemimize geliyoruz 2003te 12,7. 2004te 9,4. 2005'te 7,7. 2006'da 9,7. 2007'de 8,4 2008'de 10,1. 2009'da 6,5. 2010'da 6,4. 2011'de 10,5. 2012 6,2. 2013'te 7,4. 2014'te 8,2. 2015'te 8,8. 2016'da 8,5. 2017'de 11,9. 2018'de 20,3. Yani bizim iktidarlarımızda 2018'de enflasyon en yüksek seviyeye çıkmış. Bunun dışında belli bir dönemde zaten tek hanede. Peki 16 yılın ortalaması nedir? Ortalaması 9,5. Bizden önce 14 yılın ortalaması küsüratsız 70. Bizimki ise 9,5.

"Atılan her iftiraya gerçeklerle cevabımızı vereceğiz"

Bay Kemal, sözcülerini iyi seç. Bununla mum yatsıya kadar yanar unutma. Şimdi bugün milli gelirde satın alma kalitesine göre 13. olan Türkiye yılın sonunda bir üst sıraya çıkınca bunlar kendini pencereden atar. Türkiye'nin 2030'da satın alma kalitesine göre 5. sıraray yükselebileceğini söylüyor ekonomi dergileri. Bizlere düşen görev bu iftira simsarlarına karşı 16 yıllık icraatlerimizi milletimize anlatarak mücadeleyi sürdürmektir. Sahayı boş bıraktığımızda bunların iftiralar başlıyor. Asla boş bırakmayacağız. Atılan her iftiraya gerçeklerle cevabımızı vereceğiz. Mileltimizi karamsarlığa sürüklemelerine izin vermeyeceğiz. Hedeflerimize sıkı sıkıya sarılacağız. 2053 ve 2017 vizyonlarımız bizden sonraki nesilliermize bırakacağımız en değerli mirasımızdır. Gençlerimizi sürekli bu yönde teşvik etmeliyiz.

"Unutmayın kale içerden fethedilir"

Hanımlar AK Parti siyasetinin temel direğidir. Yaptıklarımızı en iyi onlara anlatabiliriz, onlar da muhataplarına anlatma zenginliğine kavuşabilir. Tüm hanımlarımıza ulaşacak ve onları AK PArti'nin gönüllü seferberliğine dahil edeceğiz. Unutmayın kale içerden fethedilir. Üstlendiğiniz sorumluluk elbette ağırdır ama bir o kadar da şereflidir. Bu dönemde adını gönül belediyeciliği koyduk, böyle çalışacağız. Belediyecilikte hizmet esastır ama hizmet yeterli değildir. Aslolan gönüllere girmektir. Gönüllere giremezseniz en üst düzeyde yatırım yapın, vatandaş seni kabul etmez. Senin tepeden bakışın herşeyi bitirir. Ne altyapı kalır ne üst yapı kalır. Onun için tevazu ve tebessüm çok önemlidir.

"Milyonlarca bez torba ve fileyi hazırlıyoruz"

Buradan temel bir sinyali de veriyorum. Çevreci parti malumunuz AK Parti. Dolayısıyla şu anda ana muhalefet yine naylon poşetlerle sokaklara dökülebilir ama biz naylona karşı biliyorsunuz savaş ilan ettik. Şimdi bu seçimlerde biz bez torbalar ve kenevirde yapılmış olan filelerle inşallah meydanda olacağız. Şimdi inşalllah milyonlarca bez torba ve fileyi hazırlıyoruz ve bunları milletimize promosyon olarak dağıtacağız. Belki söylemekte acele ettim ama birileri önceden duyup götürmesin. Onlar naylon dağıtıversin. Kim çevreci göreceğiz. Yüzlerce yıl doğanıne ritemediği bir ürün bu. Onun için biz inşallah doğayla bütünleşecek bez ve fileyle yola çıkacağız. Öyle kampanyalar yapmışlar ki kenevirin üretildiği ülke üretilemez olmuş. Rize'de kenevir üretilirdi. Hatta ondan atlet yapılırdı çünkü ter emiciliği üst düzeydi. Rahmetli babam hep onu giyerdi. Şimdi inşallah buraya döneceğiz ve üretimizi süratle önümüzdeki dönemde çıkaracağız. Geri dönüşler almaya başladı. Özellikle çevrecilik adına biz bu işi başarmalıyız ve başaracağız. Toplantımızın bir kere daha hayırlara vesile olmasını diliyorum. 31 Mart'ta bu sevgiyi karşılıklı yaşayalım inşallah. Kalın sağlıcakla.