17 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 4 SAAT 19 DAKİKA
Mücahit Kaya

Mücahit Kaya

Bak çocuk. Yoncaları bilir misin sen?

Sosyal medyanın dilinde bir çocuk. Bir fotoğraf var ve o fotoğrafa manşetler atılıyor. Yalan ve gerçekler yan yana getiriliyor. Bir tarafta;  4 yaşında, savaştan kaçan çocuk Suriye’den Ürdün’e doğru yürüyor yazılıyor. Hemen ardına yalan haber; o çocuk 2014 yılında bir mülteci yürüyüşünde ailesinin birkaç adım önünde yürüyen çocuk deniliyor.

Ne oluyor yani şimdi? Yalanıyla gerçeğini yan yana getirince derin bir oh çekip bu işten sıyrılmış mı oluyoruz? İnsanlık imtihanını pekiyilerle geçip lüks bir restoranda iyi bir akşam yemeğini hak etmiş mi oluyoruz? Savaşın ortasında kalan bir çocuğun yaşamak için kurduğu hayalleri yıkan ayazlara karşı koymuş mu oluyoruz? Uçurtmasını uçurabileceği bir gökyüzünü, ninnilerle başını yaslayacağı bir anne kucağını, gözleriyle gördüğü, kulaklarıyla işittiği kötü kahramanların onda bıraktığı izleri silip süpürmüş mü oluyoruz?

Bak çocuk. Yoncaları bilir misin sen? 4 yapraklı yoncaları. Beton yığınları arasında denk geldin mi hiç? Koşturamadığın sokaklarında bir kaldırımın kenarında görmeni çok isterdim, bilmem belki görmüşsündür. Yürüdüğün o çölün ortasında kalbinde bir yonca filizlensin dilerim.

Daha iyi bir dünyanın mümkün olduğunu ve senin bunu hak ettiğine olan İNANCINI yüreğinde hissetmeni dilerim.

Ne olur ki hep sancısız UMUTLARLA büyüyüp aslan gibi delikanlı olsan? Yeniden UMUTlarını biriktirip saklambaç oynadığın sokaklarda ağaç diplerinde onları tutmanı dilerim.

Allah neden küçük çocukları zalimlerden korumuyor diyenlere bu imtihanı kaldırabilecek gücün sen de olduğunu bilerek cevap vermeni dilerim. AŞIK olmanı, yaşadığın AŞKIN sendeki tüm acıları unutturmasını, kalbindeki kelebeklere denk gelmeyi isterim.

Baharlarını çalan kurşunlara göğüs gerip doğduğun coğrafyada, o şartlarda hayatta kalabilmenin nasıl bir ŞANS olduğunu 4 yaşındaki senden dinlemek isterim.

Bir yoncanın sahip olduğu her şeye vaktin birinde senin de kavuşmanı dilerim.

Böyle çocuk, sen anlat biraz biz dinleyelim. Biraz kızarsın yüzümüz, biraz utanalım, biraz ayıbımızın farkına varalım, belki dokunuruz bir yarana, üfleriz geçer belki he? Sen hayata kafa tutmuşsun korkma çocuk sen yeter ki ümit et, Hayat sana da göz kırpar.

Diğer Yazıları