29 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 31 DAKİKA
Engin Ardıç

Engin Ardıç

Ayıya on dolar

Benim gibi iflah olmaz "Red Kit" tutkunları iyi bilirler onu, Yargıç Roy Bean...
Gerçek bir tarihi kişilik olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım.
Tıpkı, Grass Town kasabasında imparatorluğunu ilan eden Dean Smith'in de gerçek olduğunu, Joshua Norton adıyla böyle bir adamın yaşamış olduğunu öğrendiğim gibi...
Para bile bastırmış!
"Birinci Norton" sanıyla cumhurbaşkanı Abraham Lincoln'u görevden aldığını bile açıklamış da çok gülmüşler...
Vallahi "Dalton biraderler" de gerçektir, Billy the Kid de, Calamity Jane de, Jesse James de.
Roy Bean, kasabada her türlü dümeni çeviren, adi ama sevimli bir ihtiyardır...
En büyük numaralarından biri, çok sevdiği ayısını bir direğe bir adamla bağlayıp, adamı ayıya kovalatmak ve kim kazanacak diye müşterek bahis düzenlemektir.
Paraları toplar, sonra da koşunun bir yerinde "müşterek bahisler yasaklanmıştır" deyip paraların üstüne yatar.
"Ayıya on dolar" cümlesi, o maceranın unutulmazıdır.
Roy Bean aynı zamanda kasabanın barını da işletir, "saloon"... Zaten duruşmaları da orada yapar ve duruşma sırasında "konsomasyon" yapmak yani içki tüketmek zorunludur.
Günün birinde kasabaya yalnız kovboy Red Kit gelir ve de maceranın sonunda, elbette, üçkağıtçı yargıcı adalete teslim eder.
Fakat ortalıkta kendisinden başka yargıç olmadığından, Roy Bean ister istemez "kendi kendini" yargılayacaktır...
Dava sonunda Roy Bean kendini ömrü boyunca "çocuklara gazoz satmaya ve eğlenceli hikayeler anlatmaya" mahkum eder!
Red Kit de atına binerek bizim manken ve şarkıcı kızlarımız gibi yeni bir maceraya "yelken açar"...
Şu ünlü yargıç Roy Bean'in 1972'de filmini de yaptılar.
Yargıcı Paul Newman oynuyordu.
O sıralar güzelliğinin doruğunda olan Jacqueline Bisset de vardı.

***
İzmir'de bir yargıç hanım bir "zabıt katibesine" mobbing yapmış.
Mobbing... Türk basını "işyerinde taciz" diyemiyor, "baskı" diyemiyor, "yıldırma amaçlı rahatsız etme" de diyemiyor, ille "mobbing"...
Katibe müşteki olmuş. (Al, o İngilizce'yse bu da Osmanlıca.) Fakat şikayet dilekçesinde "ruh hastası kadın, dengesiz, gözü dönmüş" gibi ifadeler kullanınca, bu sefer sanık oluvermiş.
Kamu görevlisine hakaretten bir ila iki yıl...
Yargıç aynı yargıç.
Hem müşteki hem hakime...
Davayı kabul ediyor, kendi kendine mahkeme celbi gönderiyor...
Katibenin avukatı bu tuhaf durumdan ötürü "redd-i hakim" talebinde bulununca da davadan el çekmiş.
Hayrettir, biz onun kendi kendini "iki yıl boyunca katibenin iki çocuğuna dondurma alıp masal anlatma" cezasına çarptırmasını beklerdik.
Madem ki İzmir Teksas'a dönmüş...

Diğer Yazıları