19 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 8 SAAT 49 DAKİKA
Gündem

Avukat Cengiz Hortoğlu: Çocuğun görüşü sadece delil olmayacak kararı da etkileyecek

Avukat Cengiz Hortoğlu, velayet davalarında çocuklara "Anneni mi, babanı mı istiyorsun" sorusunun sorulabileceğini hükmeden Yargıtay kararını THM Haber'e değerlendirdi. Söz konusu karara ilişkin Hortoğlu "Bundan böyle çocuğun görüşü sadece delil olmayacak mahkeme kararını da etkileyecek" dedi.

Avukat Cengiz Hortoğlu: Çocuğun görüşü sadece delil olmayacak kararı da etkileyecek
0 YORUM YAP
Melek Gedik
Melek Gedik

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, idrak gücüne sahip 8 yaş ve üstü çocukların kendilerini ifade edebileceğini belirterek velayet davalarında fikirlerinin sorulması gerektiğine hükmetti. Emsal niteliğindeki kararın ardından mahkemeler, velayet davalarında karar vermeden önce çocuğa "Anneni mi, babanı mı istiyorsun" sorusunu yöneltebilecek.

Yargıtay'ın velayet kararı

Söz konusu Genel Kurul kararı kısaca şöyle: "İdrak çağında olan müşterek çocuğun uzmanlar tarafından alınan beyanında hem annesi hem de babası ile olmak istediğini ifade ettiği, herhangi bir tercihte bulunmadığı belirtilmiştir. Küçüğün kendi arzu ve isteklerini belirleyebilecek, bunları ifade edebilecek olgunlukta olduğu, bu nedenle çocuğun beyanlarının dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Kaldı ki, dava tarihinden itibaren küçüğün yaşadığı veya yaşamak istediği ortamı değerlendirmesine imkan verecek, dolayısıyla velayeti konusunda görüşünün alınmasını gerektirecek ölçüde uzun süre geçtiği de görülmektedir. Açıklanan nedenlerle mahkemece yapılacak iş; yeterli idrak gücüne sahip olduğu kabul edilen çocuğa, kendisini doğrudan ilgilendiren velayet konusunda danışılarak, görüşünü gerekçeleriyle birlikte ifade etme olanağının sağlanması; ifade edeceği bu görüşün, çocuğun kendi çıkarına ters düşmediği takdirde, buna önem verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır."

"Önemli olan yaş değil idrak gücü"

Yargıtay Genel Kurul'un emsal niteliğindeki kararını THM Haber'e değerlendiren Avukat Cengiz Hortoğlu şunları söyledi:

"Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne göre, mahkemelerde bir çocuğun görüşünün alınması yaşa değil idrakine ve algılama yeteneğine bağlı. Eğer bir çocuk, idrak gücüne sahipse mahkeme ona "Anneni mi babanı mı istiyorsun" sorusunu sorabilir. Burada önemli olan yaş değil idrak düzeyi. Tabii bu soru, çocuklara uzmanlar aracılığıyla ve en uygun dille sorulmalı.

Peki, Yargıtay Hukuk Genel Kurul'un kararı neden önemli? Yargıtay, söz konusu kararıyla çocuğu birey yerine koyuyor ve mahkemelerin karar verirken çocuğu gözetmesini ve çocuğun da alınan karara paydaş olmasını istiyor. Ayrıca kararda, çocuğun görüşü bir delil olarak değil mahkemenin kararını etkileyecek boyutta olduğu vurgulanıyor. Buradaki diğer önemli husus ise çocuğun baskı altında olmadan görüşünün alınması. Bir de mahkemeler sırf çocuk görüşüne dayanarak diğer olumsuz delilleri görmezden gelemez. Eğer bir baba sorunluysa çocuk babayı istese bile mahkeme, baba lehine bir karar veremez. Velayet davalarında önemli olan; çocuğun mutluluğu, sağlıklı gelişimi ve huzurlu bir ortamda büyümesini sağlayacak kararı vermektir" ifadelerini kullandı.

"Kararda özellikle çocuğun da birey olduğu vurgulanıyor"

Yargıtay'ın kararında uluslararası sözleşmelerin de etkili olabileceğini belirten Hortoğlu, "Uluslararası sözleşmeler ile iç hukuk arasında bazen farklılıklar olabiliyor. Genel Kurul, bu farklılıkları ortadan kaldırmak için de çocuğun görüşünün alınmasının altını yeniden çizmiştir. Çünkü önemli olan uluslararası hukuka uygun şekilde hareket etmektir. Çocuk Hakları Sözleşmesi ile Avrupa'daki sözleşmeler, emsal kararın alınmasında etkili olmuş olabilir. Söz konusu kararda özellikle çocuğun da birey olduğu vurgulanıyor" değerlendirmesinde bulundu.