21 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 38 DAKİKA
İbrahim Karagül

İbrahim Karagül

Artık bir gün gecikme intihardır!

Artık an meselesi, gün veya saat meselesi. Fırat’ın Doğu’suna, o terör koridoruna, o “çokuluslu cephe”ye müdahale için operasyon başlamak üzere. Türkiye’nin gücü bir kez daha harekete geçmek üzere.

Bin yıldır bu topraklarda ne yapıyorsak yine yapacağız. Tarihin en ağır bunalımlarından hangi akılla çıkmışsak o aklı yine devreye sokacağız.

Masamıza “harita taslakları” koyanların masası devrilecek. Bize rağmen, bize karşı, bizi vurmaya ve yaralamaya, tarih ve coğrafya dışına itmeye, Anadolu içlerine hapsetmeye ayarlı hesaplar bir kez daha bozulacak.

BUNA GÜCÜMÜZ VAR,AKLIMIZ VAR, YETENEĞİMİZ VE TECRÜBEMİZ VAR

Türkiye cephesi açmak için Suriye savaşı çıkaranların, Irak ve Suriye’den sonra Türkiye’yi vurmayı planlayanların, bu amaçla “dışarıdan çevreleyip”“içeride cepheler” kuranların, sınırımızın sıfır noktasına devasa askeri yığınaklar yapıp içeriden oyalamaya çalışanların defterleri dürülecek.

“Coğrafya ve tarih biçimlendirme”ye dönük yeni ve çok güçlü bir adım atılacak. Suriye’nin kuzeyinde inşa edilen, tek amacı Anadolu’yu küçültmek olan büyük hazırlığa müdahale edilecek.

Buna gücümüz var, aklımız var, yeteneğimiz var, tarihten aldığımız can yakıcı dersler var, askeri ve siyasi tecrübemiz var, coğrafya kimliğimiz ve ülke bilincimiz var. En önemlisi de Anadolu savunması, vatan savunması diye aşındırılamaz bir kimliğimiz var.

SABIR BİTTİ, UYARILAR BİTTİ, HAZIRLIK BİTTİ ARTIK BİR GÜN BİLE GECİKMEK İNTİHARDIR!

Artık bir gün bile ertelemek mümkün değildir. “İntihar anlamına gelse bile müdahale edilmelidir” diyorduk. Şimdi “gecikme intihar”dır. Vazgeçmek, ertelemek, ihmal etmek, başka teklif ve pazarlıklarla oyalanmak bu ülkeyi de geleceğini de imhadır.

Sabır bitti, uyarı bitti, hazırlık bitti. Müttefiklere güven bitti, tiyatro bitti. Milletimizi, ülkemizi içeriden uyutma, hareketsiz bırakma ve sonrasında çaresizce teslim olmaya ayarlı bütün senaryolar buraya kadardı, bitti.

Hiçbir ülke, gözünün önünde büyüyen, kendisini vuracağı belli olan bir tehdidin daha da büyümesine göz yummaz, yumamaz. Aynı durum ABD için, İngiltere ve Fransa için, İsrail ya da Rusya için söz konusu olsa ne yaparlardı?

Hangisi susar, hangisi iç politika manevralarıyla oyalanabilir, hangisi “benim sınırımın dışında” diyerek seyrederdi.

SIFIR NOKTASINDA SAVUNMA OLMAZ. YARIN O SAVAŞ ANADOLU’YA TAŞINIR.

Hiçbir ülke kendini sınırının sıfır noktasında savunamaz. Hele bizim coğrafyada, güneyimizde, Suriye ve Irak’ta büyüyorsa bu tehdit, asla sınırımızın sıfır noktasında savunma kurulamaz.

Bunu yaparsak, o savaş yarın Kahramanmaraş’a, Sivas’a, Anadolu içlerine taşınacaktır. Çünkü savaşı dışarıda durduramıyorsanız içeride yüzleşeceksiniz demektir.

Bugün sınırlarımızın diğer tarafındaki tehlikeyi durduramazsak, yarın Anadolu içlerinde vatan savunması yapmakla yüz yüze kalacağız demektir.

KORİDOR TÜRKİYE İÇİNDE KURULUR, O HARİTALAR TÜRKİYE İÇİN ÇİZİLİR..

Bugün; Irak’ta olduğu gibi, Suriye’de de “Çekiç Güç” benzeri bir yapılanmaya boyun eğersek, onu normalleştirirsek, yarın aynı “Çekiç Güç” modeli Türkiye’nin güney bölgelerinde, bizim topraklarımızda kurulacak demektir.

Bugün Suriye’nin kuzeyindeki “terör koridoru”nu boşa çıkaramazsak yarın aynı koridor Türkiye’nin güneyinde, bizim topraklarımızda da kurulacak. Bugün Suriye’de harita çizenler, işte o gün Türkiye içinde haritalar çiziyor olacak.

Bunları öngörmek için çok çaba harcamaya gerek yok. Dünyanın güç hareketliliğine, coğrafyanın değişimine ve krizlerine, Türkiye’yi durdurmaya dönük küresel ölçekte çabalara bakan herkes aynı şeyleri söyleyecektir.

KİMSE BİZE COĞRAFYA,TARİH DERSİ VERMESİN!

Kimse,Haçlı Savaşları’nı, Birinci Dünya Savaşı yıkımlarını, İstiklal mücadelesini yaşamış bu ülkeye tarih dersi, coğrafya dersi vermesin.

Kimse, dünya savaşı döneminde coğrafyamızın her köşesinde adım adım mücadeleler vermiş bu ülkeye, terör örgütleri aklıyla, bir yıl sonrasını göremeyen siyasi parti aklıyla ayar vermeye kalkışmasın.

Kimse, bin yıldır bu topraklarda harita biçimlendirip tarih inşa eden bu millete, tehdidin ne olduğunu, çözümün ne olduğunu, hangi akılla hareket etmesi gerektiğini öğretmeye kalkmasın.

KİMSE BİZE ABD ÇIKARLARINI,İSRAİL ÖNCELİKLERİNİ, İNGİLİZ HESAPLARINI PAZARLAMASIN!

Kimse bize ABD çıkarlarını, İsrail önceliklerini, İngiliz hesaplarını pazarlamasın. Kimse bizi İran-Suud denklemine sokup siyasi körlüğe sürüklemeye çalışmasın.

Bize Orta Asya kapılarını kapatanların, o coğrafya ile kara bağlantımızı kesenlerin, güneyimizde yeni duvarlar örmesine, Arap/İslâm dünyası ile bütün bağlarımızı kesmesine, bizi coğrafyada yalnızlaştırmasına, Anadolu’ya hapsetmesine izin vermeyeceğiz.

Bunu yaptıktan sonra Suriye ve Irak’ın kuzeyinden vurmasına, Akdeniz ve Ege’den çevrelemesine, Yunanistan’dan Romanya’ya kadar Batı’dan sıkıştırmasına izin vermeyeceğiz.

SURİYE’DE EN BÜYÜK OYUN TÜRKİYE’YE KARŞI OYNANIYOR

Suriye savaşı artık Suriye meselesi değil. Çoktan bir dünya savaşına dönüştü. Şimdi orada en büyük oyun ülkenin kuzeyinde, Türkiye’ye karşı oynanıyor. İçerideki lobi ve çıkar gruplarının, göbeğinden dışarıya bağlı olanların, HDP ve FETÖ kriptolarının bu oyunu tamamlamasına da izin vermeyeceğiz.

Kıbrıs müdahalesi neyse Fırat’ın Doğu’suna müdahale odur. Hatta birçok açıdan daha da önemlidir. Çünkü doğrudan Anavatan’ı hedef almaktadır. Çünkü yüz yıl sonra başlayan “Türkiye Yükselişi”ni açıktan hedef almaktadır.

Fırat’ın Doğu’suna müdahale etmeden bu yükseliş devam edemez. Yüz yıl sonra bu ülkenin önüne açılan bütün kapılar kapanır. Ardından Akdeniz ve Ege’den baskılar gelecektir. Çünkü hepsi tek bir ortak projedir.

İRAN SINIRINDAN AKDENİZ’E KADAR BÜTÜN GÜNEYİMİZİ KUŞATIYORLAR..

Fırat’ın Doğusu terörle sınırlı, etnik meseleyle alakalı değil. Doğrudan bir ABD, Batılı istila, işgal söz konusudur. İran sınırından Akdeniz’e kadar bütün güneyimizin kuşatılması söz konusudur.

Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonlarıyla Akdeniz kapısını kapattık. Irak’ın kuzeyinde devam eden Pençe Harekâtı ile Doğu kapısı da kapatılıyor. Ama yüzlerce kilometrelik bir cephe önümüzde duruyor. Buna müdahale etmek bu ülkeye aidiyet hisseden herkesin boynunun borcudur.

HİÇBİR GÜÇ TÜRKİYE’YE AÇIKTAN KARŞI ÇIKAMAZ

Hiçbir ülke, hiçbir güç, Türkiye’nin bu müdahalesine açıktan karşı duramayacak. ABD bile, İsrail bile, onların ortaklarıSuud ve BAE bile.

Bileklerimiz güçlü, zihnimiz duru, hafızamız güçlüdür. Yüzlerce yıllık o akıl harekete geçmiştir. Hiçbir gücün bunun önünde duramayacağını, tarihin akışını değiştiremeyeceğini göreceğiz.

Bugüne kadar hep bu aklı kullanarak gedik. Öyle devam edeceğiz. Yine bu akılla Fırat’ın Doğusuna müdahale edeceğiz. Çünkü bu, geleceğin Türkiye’sinin çağrısıdır.

ERDOĞAN YÜZYILLARIN DİLİNİ KULLANIYOR. FIRAT’IN DOĞUSU BİR BEKÂ MESELESİDİR..

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarihin derinliklerinden, Selçuklu’dan, Osmanlı’dan süzülüp gelen ve Türkiye’nin siyasi genetiğine hitap eden sözleri bütün bu gerçekleri açıklıyor. Ama bakıyorum garip, belirsiz bir el, bu cümleleri bile etkisizleştirmeye çalışıyor. Bir gizemli müdahale burada bile kendini hissettiriyor.

Fırat’ın Doğusu beka meselesidir. Kendini Türkiye’ye ait hisseden herkes için bir iç meseledir. Çok yakın ve çok büyük bir tehdittir. Dışarıdaki “çevreleme”ye, içerideki “cephe”ye rağmen bu adım atılacak, o büyük oyun bozulacaktır.

Allah milletimizin ve ülkemizin yardımcısı olsun ve zafer nasip etsin...

Diğer Yazıları