16 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 2 SAAT 46 DAKİKA
Sağlık

Antibiyotiklere dirençli bakterilerin artmasının asıl sebebi ne?

OECD tarafından antibiyotiklerin hasta kullanımları üzerindeki etkisini araştıran raporu değerlendiren Dr. Kaan Yılancıoğlu, "Yıllar içerisinde daha kuvvetli bir antibiyotik geliştiremezsek malesef 15-20 yıl sonra milyonlarca insan bakteriler yüzünden hayatını kaybedecek" açıklamasında bulundu.

Antibiyotiklere dirençli bakterilerin artmasının asıl sebebi ne?
0 YORUM YAP
Tolgahan Karaoğlu
Tolgahan Karaoğlu

Uluslararası Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından antibiyotiklerin ve bakterilerin insanlar üzerindeki etkilerini araştıran bir rapor yayınlandı. Raporda antibiyotiklere karşı dirençli bakterilerin arttığı ifade edildi.

Bilim uzmanlarına göre, basit soğuk algınlıkları ya da grip tedavisinde bile antibiyotiklere başvurulması, bakterilerin antibiyotik ilaçlara yönelik dirençlerinin artmasına yol açtı.

Türkiye bakteri riskinde ilk sırada

OECD’nin yayınladığı raporda antibiyotiklerin hastalar üzerinde ne derece etkili olduğu ülkelere göre sıralandı. Yapılan araştırma sonucunda Türkiye’nin antibiyotik direnci konusunda ilk sırada olduğu öğrenildi.

Bakteriler antibiyotiklere karşı nasıl dirençli hale geliyor? Antibiyotikler bakterilerle mücadele edemezse ne gibi sonuçları olur?  Türkiye’de bu riskin diğer ülkelere göre daha fazla olmasının sebebi ne? Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Öğretim Üyesi Dr. Kaan Yılancıoğlu, THM Haber'e değerlendirdi.

Dünya Sağlık örgütü tarafından geçtiğimiz yıl yayınlanan raporu ve antibiyotiklere dirençli bakterilerin çoğalmasından bahsedildiğini hatırlatan Dr. Kaan Yılancıoğlu, "Dünya Sağlık Örgütü, özellikle yeni antibiyotiklerin bulunması gerektiğine dair çağrıda bulundu. Sağlık Örgütü'nün raporlarında ayrıca yeni antibiyotiklerin bulunmaması durumunda önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde milyonlarca insanın bakteriler sebebiyle hayatını kaybedeceği belirtildi. Bu neredeyse kanserden daha büyük bir problem demektir" ifadelerini kullandı.

"Hekimlerimize hasta yakınları tarafından baskı uygulanıyor"

OECD'nin neredeyse her dönem bilinçsiz antibiyotik kullanımı ve antibiyotiklere dirençli bakteri kullanımına dair bir rapor yayınladığını belirten Yılancıoğlu, "Bizim ülkemizde de gelişmekte olan diğer ülkelerle birlikte antibiyotiklere dirençli bakterilerin sayısının fazla olduğu söyleniyor. Bu tabii geçmişten gelen alışkanlıkla ilgili bir durum. Toplumumuzun bilinçli olmamasıyla alakalı bir problem yaşıyoruz. İnsanlarımız hekime gidiyorlar, hekim ilaç yazarsa o hekimi iyi bir hekim olduğunu düşünüyor. Hekimin ilaç yazmasını gerektiren bir durum yoksa hastayla ilgilenilmediğini düşünüyorlar. Hatta bunun da ötesinde hastalara "Bize bu ilacı yaz" baskısıyla gidiyorlar. Hekimlerin de üzerinde bu konuda bir baskı uygulanıyor malesef" değerlendirmesinde bulundu.

Sağlık Bakanlığı'nın çalışmaları

Dr. Kaan Yılancıoğlu, Sağlık Bakanlığının çalışmalarına da dikkat çekerek "Dikkat ederseniz iki yıldır Sağlık Bakanlığımız gereksiz antibiyotik kullanımıyla ilgili bir mücadele başlattı. Polikliniklerin kapılarına bunlar asıldı, bilboardlar süslendi. Yani bir seferberlik başlatıldı sağlık bakanlığı tarafından. Çok da başarılı olduğunu düşünüyorum bu konuda. Etkisi oldukça yüksek oldu ve insanlar yavaş yavaş bilinçlenmeye başladı. Eskiden hastanelerden antibiyotikler alınıyordu ama artık bunun önüne geçildi. Bunlar bakanlığımızın yaptığı çok iyi hamlelerdi. Bunların zaman içerisinde meyve vereceğini düşünüyorum" açıklamasında bulundu.

 

"Hastane kaynaklı enfeksiyonlar toplum içerisinde yaygınlaştı"

Bakterilerin artık antibiyotiklere karşı dirençli hale gelmesinin asıl sebebinin ise geçmişten gelen bir dirençli bakteri oluşumundan kaynaklandığını belirten Dr. Kaan Yılancıoğlu, dirençli bakteri oluşumunu şu şekilde açıkladı: "Toplum tarafından uzun süredir gereksiz antibiyotik kullanıldı. Her gereksiz antibiyotik kullanımında antibiyotiğe dirençsiz olan türler öldü fakat dirençli olan türler seçildiler ve yaşamaya devam etti. Sonra daha fazla antibiyotik kullanmamız gerekti seçilenleri öldürmek için. Daha fazla antibiyotik kullandık bu sefer biraz daha dirençsiz türler öldüler, dolayısıyla daha dirençli türler karşımıza çıkmaya başladı. Sonunda elimizde öyle dirençli bir bakteri florası kaldı ki artık hastane kaynaklı enfeksiyonlar toplum içerisinde yaygınlaşmaya başladı. Kaynağı hastane olan enfeksiyonların bu sefer kaynağı toplum haline gelmeye başladı. O noktaya getirdik biz bu işi. Bilinçsiz antibiyotik kullanımı ülkemizde büyük bir problem ama atılan adımlarla ve antibiyotik kullanımının azalmasıyla daha doğrusu "doğru kullanımıyla" bundan birkaç sene sonra OECD raporlarında hem antibiyotik kullanımımız düşecektir hem de toplumda görülen dirençli türler gerileme gösterecektir."

Sadece Türkiye'ye mahsus bir durum değil

Dr. Kaan Yılancıoğlu, bilinçsiz antibiyotik kullanımının devam etmesinin çok vahim sonuçlar doğuracağını sözlerine ekleyerek "Hastanelerde tüm antibiyotiklere dirençli türler var artık. Bu dünyanın tüm hastanelerinde var. Bu sadece Türkiye'ye mahsus bir durum değil. Öyle bir rapor yayınlanıyor ki sanki sadece Türkiye'de var olan bir problem gibi yansıtılıyor. Bu sadece ülkemizin problemi değil, dünyada da büyük problem. Gelişmiş dediğimiz ülkelerde de bu büyük bir problem. OECD ve Dünya Sağlık Örgütünün bunu yayınlaması ve bir haykırışta bulunmasının en büyük sebebi bu. Dünya üzerindeki milyonlarca insanın hayatını tehdit eden bi problem aslında bu. Eğer yıllar içerisinde daha kuvvetli bir antibiyotik geliştiremezsek 15-20 yıl sonra milyonlarca insan hayatını kaybedecek malesef." açıklamasında bulundu.