19 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 14 DAKİKA
Sağlık

Alkol kullanmak prostat kanserini tetikliyor!

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nin (TTOD) tarafından düzenlenen Uluslararası Onkoloji Bilimleri Kongresi'nde (ICONS) konuşan TTOD Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Turhal, Alkol kullanmanın prostat kanserini tetiklediğine vurgu yaptı.

Alkol kullanmak prostat kanserini tetikliyor!
0 YORUM YAP

Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nin (TTOD) 20-23 Eylül tarihlerinde Antalya-Belek'te düzenlediği Uluslararası Onkoloji Bilimleri Kongresine (ICONS 2018-2nd International Congress on Oncological Sciences) 14 ülkeden 200 bilim insanı katıldı. Kanser ve onkoloji alanındaki son bilimsel gelişmeler anlatıldı ve tartışıldı. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Başkan Prof. Dr. Mahmut Gümüş, “Bölgesel işbirlikleri gerçekleştirmek istiyoruz. Bu kapsamda onkoloji ve klinik alanında çalışmalar yapmak önemli hedefler. Geleceğe yönelik neler yapabiliriz, bunu konuştuk" dedi. Başkan Yardımcısı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Nazım Serdar Turhal da az miktarda bile olsa erken yaşlarda alınan alkolün risklerine dair yapılan son çalışmanın detaylarını verdi.

Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısına, Dernek Başkanı Prof. Dr. Mahmut Gümüş, Başkan Yardımcısı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Nazım Serdar Turhal, TTOD Basın ve Halkla İlişkiler Komisyon Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özlem Er ve Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Mutlu Doğan katıldı.

14 ülkeden 30 konuşmacı kürsüye çıktı

Toplantıda konuşan Başkan Prof. Dr. Gümüş, toplum sağlığı sorunu olan kanserle mücadele için kurulan bir dernek olduklarını belirterek, iki hedef alanı olan üyeleri ve hastaları birbirinden ayıramayacaklarını söyledi. Prof. Dr. Gümüş, "Son iki yıldır bölgedeki rolüne paralel olarak bölgesel işbirliğini gerçekleştirmek istiyoruz. Bu kapsamda onkoloji alanında klinik alanında çalışmalar yapmak önemli hedefler oldu. Mide kanseri, baş boyun gibi kanserlerde daha vurgulayıcı gelişmeleri birlikte değerlendirdik. Geleceğe yönelik neler yapabiliriz, bunu konuştuk" şeklinde konuştu. Kongreye 200 kişinin katıldığını belirten Prof. Dr. Gümüş, "Klinik araştırmalar anlamında bir çalıştay yaptık. 14 ülkeden 30 konuşmacıyı dinledik. Sorunları tartıştık" açıklamasında bulundu.

'Az miktarda bile olsa alkol masum değil'

Başkan Yardımcısı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Turhal da Amerika'da ya da Batı Avrupa'da geliştirilen çözümlerin Türkiye'de hastalara uygulamakta sıkıntılar olabileceğini anlatarak çevre ülkelerle el ele vererek kendi sorunlarına çözüm üretmek istediklerini bildirdi. Çevre ülkelerle geliştirilecek çözümlerin daha faydalı olduğuna işaret eden Turhal, alkol üzerine ABD'de son yapılan bilimsel çalışmayı anlattı.

Alkolün kanser üzerindeki etkisi hakkında bilgiler paylaşan Prof. Dr. Turhal, "Az alkol tüketmenin bir sağlık sorunu olmaz gibi bilinse de kanserle ilgili arka arkaya endişe verici sonuçlar ortaya çıkıyor. ABD’den yapılan bir araştırmada erken yaşta 15 yaşından başlayarak haftada 7 ölçü içki kullanmak uzun vadede prostat kanseri riskini 3.5 kat arttırdığı ortaya çıktı. Miktar ya da daha az alkollü içki olduğu zaman bunun masum olduğu düşünülebiliyor ama bu araştırmalar bize birtakım ipuçları veriyor. Alkol düşündüğümüz kadar masum olmayabilir" uyarısında bulundu.

'Kanser tedavi edilebilen bir hastalık'

Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özlem Er ise kanser farkındalığını artırmanın önemli olduğuna dikkati çekti. Kanserin tabu bir sözcük olduğunu ifade eden Er, TDK'de kanserin "amansız hastalık" olarak geçtiğini dile getirdi. Er, "Bu şekilde anılmasını istemiyoruz. Tanıda ve tedavide çok önemli gelişmeler var." dedi.

Kanserin artık tedavi edilebildiğini aktaran Prof. Dr. Er, "Dünyada ve Türkiye'de kadınlarda en sık meme kanseri görülüyor. Türkiye'de yılda yaklaşık 165 bin yeni kanser vakası tanı alıyor; bunların 20 bin kadarı meme kanseri. Meme kanserinde erken tanı çok önemli kendi kendine muayene ve mamografi ile tanı alabiliyoruz. Meme kanseri 50’li yaşlarda en yüksek değerlere çıkarken, 40’lı yaşlarda tarama programına başlanmalıdır. Erken tanıyla tedavi çok başarılı ve yüzde 90’ların üzerine çıkıyor.

Erken teşhiste kemoterapiye gerek kalmıyor

Meme kanserinin seyrine göre bir tedavi uygulandığının altını çizen Prof. Dr. Er, "Erken evrelerde hasta grubu bizim için tedavinin en başarılı dönemdir. 2018 yılı içinde 10 bin kadın üzerinde yapılan çalışmada yüzde 70’inde kemoterapiye gerek kalmadan hormonal terapiyle sağ kalımların yüksek olduğu görüldü. Her hastaya ve hastalığın seyrine göre uygun tedavi uygulanıyor" şeklinde konuştu.

‘D vitamininin fazlası zarar’

Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Mutlu Doğan ise kanser ile vitamin ilişkisinin önemine değinerek kolon ve meme kanserlerinin oluşması ve ilerlemesinin durdurulmasında D vitaminin önemi üzerine çalışmalar olduğunu kaydetti. Kanser noktasında obezitenin önemli bir risk faktörü olduğunun altını çizen Doç. Dr. Doğan, "Akdeniz türü beslenmenin kalp damar hastalıklarını azalttığını biliyoruz ama kanser üzerine yansımasına da bakmamız gerekiyor. Obezite engellendiği zaman ve düzenli egzersiz yapılırsa başta kolon ve meme kanseri gelişimi riskini azaltıyor. Sağlıklı beslenmenin yanında vitaminlerin de etkisi var. 

Vitaminler, hücresel faaliyetlerin düzenli şekilde yürütülmesi için gerekli organik bileşikler. Vitamin D bunlardan biri; ağızdan da alabiliyoruz ama esas kaynak güneş ışınlarının etkisiyle cilt altı dokuda sentezlenmesidir. Yapılan çalışmalarda vitamin D’nin meme ve kolon kanseri üzerinde yoğunlaştığını görüyoruz. Vitamin D’nin kanser oluşumunun engellenmesi ve durdurulması anlamında çalışmalar var. Bunlar daha çok meme ve kolon kanseri üzerinde yoğunlaşıyor. Vitamin D önemli bir vitamin. Vücuttaki D vitamini eksşikliğini giderelim ve bunu tercihan bunu doğal yollarla yapalım. Vücutta D vitamini eksikliği yokken, özellikle yüksek dozda D vitamini desteği aldımızda bunun başta böbrekler olmak üzere ek rahatsızlıklara neden olabileceğini unutmamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.