25 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 1 SAAT 36 DAKİKA
Bülent Orakoğlu

Bülent Orakoğlu

ABD Trump’a rağmen Türkiye’ye yaptırım uygulayabilir

Amerika Türkiye’nin Rusya’dan S 400 füze sistemlerini almasını istemiyor. Türkiye’nin Rusya ile yaptığı S-400 anlaşmasının, ABD Kongresi’nin Ağustos 2017’de çıkardığı ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası’nın (CAATSA) 231 maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle Kongre’de Türkiye’ye yaptırımların uygulanması yönünde güçlü bir kararlılık sergileniyor. Bu konuda Türkiye ABD’li yetkililerce devamlı olarak ikaz ediliyor.

Örneğin Haziran ayı başlarında ABD Savunma Bakanı Vekili Patrick Shanahan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a gönderdiği mektubunda, “Türkiye’nin S-400’ü teslim alması durumunda F-35’leri alamayacağını” dile getirmişti. Türkiye Gündemi İstanbul seçimleri sonrasında G-20 Osaka’da Zirvesi’nde Trump ile Erdoğan arasında yapılacak görüşmelere kilitlenmişti. Zira ABD’nin S-400’leri bahane ederek Türkiye’ye yaptırım uygulayacağı konusundaki güçlü emareler söz konusuydu. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan Trump’un Türkiye’ye yaptırım uygulamayacağını düşünüyordu. Son yapılan telefon görüşmesinde böyle bir izlenim edinmişti. ABD medyası ise Erdoğan’ın Trump’u bir kez daha yaptırımlar konusunda ikna edeceği korkusunu yaşıyorlardı. Korktukları misliyle başlarına geldi. Zira Osaka’da Erdoğan-Trump görüşmesinden sonra Trump Türkiye’ye ağır yaptırım bekleyen iç ve dış şer cepheyi ters köşe yapacak tarihi açıklamaları arka arkaya sıraladı: ‘’Cumhurbaşkanı Erdoğan Obama yönetiminden Patriot satın almak istedi fakat izin verilmedi. Obama döneminde Türkiye’ye adil davranılmadı. Savunmaları için S-400’lere ihtiyaçları vardı. Sonrasında Rusya’ya gittiler ve S-400’leri aldılar. Bu arada 116 tane F-35 satın aldılar ve daha da almak istiyorlar. Şimdi parasını ödediği uçakların teslimatını istiyorlar. Şimdi haber geçecekler ‘Son dakika Trump Türkiye’yi seviyor.’ Hayır ben ülkemizi seviyorum ama bunu söylemek zorundayım Erdoğan’a haksızlık edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, biliyorsunuz Rahip Brunson’u geri verdi. Erdoğan benim bakış açımdan da oldukça çetin biri. Ama ona adaletsiz davranıldığını düşünüyorum. Çünkü Patriot alamazsın dedik ve başka sistem aldıktan sonra fikrimizi değiştirdik. Karmaşık bir konu üzerinde çalışıyoruz. Farklı çözümler arıyoruz. Biz Erdoğan’la iyi anlaşıyoruz.’’ Trump’un Türkiye’yi ve Erdoğan’ı övmesi, Obama yönetimini ve dönemini suçlaması şüphesiz diplomaside sık rastlanan bir durum değil. Ancak Obama topal ördek konumunda olduğu bir süreçte terör örgütlerini Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için kullanmış yaklaşık 2 ay içinde 10’dan fazla canlı bomba ve bomba yüklü araçlarla yaptıkları kanlı eylemlerde NATO mühimmatlarının kullanıldığı ortaya çıkmıştı. Trump’un Türkiye’yi övüp Obama’yı suçlamasının arka planında şüphesiz önümüzdeki yıl yapılacak ABD Başkanlık seçimi için iç kamuoyunu hedeflediği çok açık. Köşe yazımızı değerlendiren okuyucularımız “Trump bu sefer samimi mi veya söylediklerinin arkasında ne kadar duracak? Trump’un Türkiye lehine yaptığı bu açıklamalar sonrasında müesses nizam Trump’a rağmen Türkiye’ye yaptırım uygular mı?” sorularını sormamız gayet mantıklı ve doğru bir yaklaşım. Ben Trump’un Türkiye ve Erdoğan hakkındaki açıklamalarını samimi buluyorum. Her ne kadar zirvede ABD’nin rakip küresel eksen olarak gördüğü Türkiye, Çin ve Rusya’ya karşı çektiği savaş baltalarını gömmesi dünya ve Ortadoğu barışı için önemli gelişmelere işaret etmesi anlamında önemliydi. Türkiye’ye karşı S-400 krizinde alttan alan ABD Rusya ve Çin’e de zeytin dalı uzattı. Pekin ile ticaret savaşını alevlendirmek istemeyen Washington, Moskova ile de yeni bir soğuk savaşa istekli olmadığını ortaya koydu. Daha doğrusu Çin, Rusya ve ABD yeni bir küresel statüko üzerinde uzlaşma sinyalleri verdi. İç ve dış dinamiklerle savaşacak gücü kalmayan ABD, reel-politik dayatmalardan dolayı Çin, Türkiye ve Rusya ile uzlaşı arayışına girdi. Kuşkusuz, herkesi tehdit eden Trump’ın Osaka’da yelkenleri indirmesi her bakımdan ibretle izlenmesi gereken bir duruma işaret ediyor. Trump’un Türkiye hakkındaki son pozitif görüşleri ve ABD ‘nin zayıflayan hegemonik gücü nedeniyle Türkiye’ye yaptırım uygulanması Kongre ve müesses nizama rağmen zor görünüyor.

Diğer Yazıları