7 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
ÖĞLE'YE
KALAN SÜRE 5 SAAT 30 DAKİKA
Aydın Ünal

Aydın Ünal

5 dakika dursak

Afyonkarahisar’da lise 2. sınıf öğrencisi tartıştığı öğretmenini silahla vurarak yaralamış. Ülkemizin zenginleri Malta’dan vatandaşlık almışlar. 22 yaşındaki 2 genç kız Ukrayna’da ölü bulunmuş; katil zanlısı kızlardan birinin sevgilisiymiş ve cinayetten sonra Türkiye’ye dönmüş. Bursa’da bir anne 3 yaşındaki çocuğunun cebine “artık bakamıyorum, tek çarem buydu” yazılı not koyup alışveriş merkezinin oyun parkına terk etmiş. İlahiyat profesörleri arasında kavga çıkmış; iftiralar, çarpıtmalar, intihaller, küfürler, hakaretler, yalanlar havada uçuşmuş. Erzurum’da 17 ve 24 yaşlarındaki 2 kızı dağa kaçırıp döven ve tecavüz eden 11 sanığın duruşmasına başlanmış; hakim sanıklara kendi çektikleri işkence görüntülerini izletmiş. Ülkenin bir sözde sanatçısı “Cumhurbaşkanı bir Mozart, Beethoven dinlesin, belki iyi gelir” demiş; Cumhurbaşkanı da ona “Cumhurbaşkanını Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dikâlâsıdır” demiş. Başka bir sözde sanatçı kafede yan masada oturan başörtülü kızlara hakaret etmiş. Mariam’ın koltuğu, maskesi ve bir çift ayakkabısı sosyal medyayı sallamış. Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi, kopyadan yakaladığı öğrencisi tarafından önce silahla vurulmuş, ardından bıçaklanmış; hayatını kaybeden hoca 3 aylık evliymiş. Muhafazakârların bir televizyon kanalında günlerdir bir aile içinde yaşanan işkence, şiddet, tecavüz, dolandırıcılık, büyücülük, ensest ilişki ekrandan pornografik şekilde kepazelik yayarken ratingi de zirveye taşımış; ne RTÜK, ne yargı “yahu siz ne yaptığınızın farkında mısınız?” dememiş, diyememiş, müdahale edememiş. Yılbaşı gecesi Taksim’de Özgür Suriye bayrağı açarak eğlenen gençler ırkçıların hedefi olmuş. Rize’de bir polis memuru istediği ilçeye tayin olamayınca Emniyet Müdürü’nü vurmuş, şehit etmiş. İşçi tartıştığı sendika başkanını başkanın silahıyla vurmuş, öldürmüş. Merhum Cahit Zarifoğlu ağabeyimizin kitabı CHP’lilerin şikâyetiyle Çanakkale’deki öğrenciler için sakıncalı bulunmuş, tavsiye listesinden çıkarılmış. Kayseri’de bir öğrenci sokak köpekleri tarafından öldürülmüş…

İftiralar, yalanlar, dedikodular, bühtanlar, sokak kavgaları, hakaretler, linç, saygısızlık, had bilmezlik, edepsizlik, hukuksuzluk, cinnet, şiddet, hoşgörüsüzlük, kimseyi dinlememezlik, hakikate körlük, hırsızlık, cinayet, kibir, kendini beğenmişlik, farklı olana tahammülsüzlük, kendisi gibi olmayana ahlaksızlık, oburluk, sinsilik, ikbal uğruna alçaklık, çıkar uğruna kalleşlik, vatana hıyanet, milletine küstahlık, vurdumduymazlık, vicdansızlık, kalpsizlik ve daha neler neler…

Seviye her gün irtifa kaybediyor, kalite düşüyor, ahlak çürüyor.

Helalin dairesi her gün genişliyor; haram lügate veda ediyor. Kimse kusuru kendisinde aramıyor, kimse iğneyi kendisine batırmıyor, kimse bastığı zeminden kenara çekilmiyor…

Tam da Merhum Necip Fazıl’ın o meşhur çağrısının muhatabı bir çağ: Durun kalabalıklar! Bu cadde çıkmaz sokak!

Şöyle hepimiz bir dursak… 5 dakikalığına bir dursak… Derin bir nefes alsak… Çok yorulduk, bir 5 dakika dinlensek… Elimizdekileri şöyle 5 dakikalığına yere bıraksak… Bir 5 dakika sussak, kendimizi dinlesek, terimizi silsek, şöyle sağımıza solumuza soğukkanlılıkla bir baksak…

“Ne yapıyoruz biz?” diye bir kendimize sorsak; “nereye gidiyoruz böyle?” diye bir anlık olsun sorgulasak…

Yorulduğunu anlamayıp çatlayan atlar gibi tam ortamızdan çatlamadan, daha fazla kırmadan, dökmeden, üzmeden, sadece bir 5 dakikalığına muhasebemizi yapsak…

Ülke olarak sadece 5 dakika durmaya o kadar ihtiyacımız var ki…

Kötülük kötülüğü çoğaltıyor…

Şöyle 5 dakika durup, iyiliği nasıl çoğaltabiliriz, keşke birazcık kafa yorsak…

Diğer Yazıları