24 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 3 SAAT 30 DAKİKA
Kurtuluş Tayiz

Kurtuluş Tayiz

40 kere söyleyin belki 'mağdur' olur

AK Parti içinden çıkacak olası yeni partiye zemin bulmak için İstanbul seçimleri bulunmaz bir nimet oldu. Hem Abdullah Gül’ün, hem Ahmet Davutoğlu’nun YSK kararının ardından gecikmeksizin tutum almaları da bunu gösteriyor.

Dikkat edilirse CHP’den daha çok bu çevreler Ekrem İmamoğlu’na kol kanat germiş durumda. İmamoğlu’dan ciddi ciddi bir “mağdur” çıkarmaya çalışıyorlar. “Efendim muhafazakarlar bu yükü nasıl kaldırırmış, büyük haksızlık olmuş! Bu haksızlığa yürek dayanmaz” gibi yarı acılı arabesk tarzı bir kara propagandayı aralıksız sürdürüp duruyorlar.

Aslında burada Erdoğan’a doğrudan bel altı vuruyorlar. Sanki YSK kararı tamamen haksız ve adaletsiz! Kararla ilgili peşin bir hüküm oluşturmaya çalışıyorlar. 367 göndermeleri ise tam bir itibar suikastı niteliğindeydi; Erdoğan’ı eski Türkiye’nin yozlaşmış aktörleriyle eşitleme kurnazlığı yapıyorlar kendilerince.

Meselenin İstanbul’dan fazlası olduğu artık bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmış durumda. İstanbul’u ele geçiren psikolojik üstünlüğü de ele alacaktır. Basit gibi görünen bu “psikolojik” faktör, aslında sonucu tayin edici özelliği içinde barındırıyor. Bu “İstanbul savaşı” Türkiye’nin geneli için tayin edici bir özellik taşıyor.

Türkiye ile yakından ilgilenen ve içerideki muhalefeti destekleyen Batılı bazı siyasi aktörlerin YSK kararını “savaş kararı” olarak görmeleri son derece dikkat çekiciydi. Ne olursa olsun İstanbul’u almak istiyorlar. Bunun psikolojik getirisi çok büyük. Bu yüzden içeride dışarıda ne kadar dost ve müttefikleri varsa İstanbul için harekete geçirmiş durumdalar. Darbe tehditleri, yeni Gezi çıkarma planları, kaos arayışları, eşi görülmemiş algı operasyonları devam ediyor.

İstanbul seçimlerini alana kadar böyle yüklenecekler. Yüzde yüzü yalan olan bir seçim kampanyası yürütüyorlar. Bir tek kelime dahi doğru sözleri yok. Cumhur İttifakı, bu psikolojik boyutu önde olan saldırı dalgasına karşı bir adım gerilemeden, algı operasyonlarına kulak asmadan yerinde sağlam durabilirse İstanbul’u kazanabilir. Millet bu kısa sürede tehlikeyi gördü ve gereğini de 23 Haziran’da yapacaktır.

Diğer Yazıları