24 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İMSAK'A
KALAN SÜRE 5 SAAT 26 DAKİKA
Yasin Aktay

Yasin Aktay

15 Temmuz’da Ürdün’de Türk maarifi

15 Temmuz’un 3. yıldönümünü yurtdışında, darbe teşebbüsünün büyük bir kaygıyla izlendiği, başarısız olduğunda da, Türk halkının şanlı zaferinin halk tarafından büyük bir coşkuyla kutlandığı Ürdün’de idrak ettik. Maarif Vakfı’nın Ürdün’e özellikle Arapça dil eğitimi için giden Türk öğrencilere hizmet için kurup tefriş ettiği Öğrenci Yurdunun açılış merasimi özellikle bugüne denk getirilmiş.

Yurtdışındaki eğitim faaliyetlerini kendi karanlık örgütlenmesi için paravan olarak kullanan FETÖ’nün eğitim kurumlarını devralmak ve yurtdışında Türkiye adına eğitim faaliyetlerini sürdürmek üzere kurulmuş olan Maarif Vakfı’nın yurtdışındaki böyle bir faaliyetine katılarak 15 Temmuz’u idrak etmek, olabilecek en anlamlı yollardan biri. Eğitim faaliyetini karanlık emellerine alet etmeye karşı, olabilecek en açık, şeffaf ve hayırlı şekillerde bir eğitim faaliyeti kötülüğe karşı iyiliğin en çarpıcı ikamesi.

Vakfın, halihazırda faaliyette bulunduğu ülke sayısı 58’e, koordinatör atanmış ülke sayısı 55’e ve bütün bu ülkeler içinde eğitim faaliyetine başlamış olduğu ülke sayısı da 33’e ulaşmış durumda. Kurulduğundan beri geçen üç sene içinde çok önemli bir mesafe kat etmiş olduğunu gösteriyor bu rakamlar. Tabii daha önemlisi bu faaliyetlere katılanların taşıdığı aşk, heyecan, idealist motivasyon. Maarif Vakfı ilk kurulduğunda bunun bir resmi kurum olarak sivil bir toplumun, hele bir dini yapının taşıdığı heyecan ve motivasyondan yoksun olabileceğine dair duyulan kaygılardan eser kalmamış olduğunu söyleyebilirim. Maarif Vakfı başkanından bütün çalışanlarına kadar ne yaptıklarını çok iyi bilen, hisseden ve yaptıkları işi gönüllü bir faaliyet gibi yapan insanlardan oluşuyor. Demek ki devlet organizasyonuyla da uygun insanların istihdamıyla büyük işler yapılabiliyor dedirten bir performansı var vakfın.

Şimdiye kadar bir çok ülkedeki Maarif Vakfı eğitim kurumlarını ziyaret etme ve çalışanlarıyla sohbet etme fırsatım oldu. FETÖ okulları adına o çok övünülen yüksek motivasyonun, çok daha fazlasını gördüm, üstelik çok daha sağlıklısı, daha şeffafı ve ne için çalıştığının şuuru ve rasyonalitesiyle. FETÖ’nün yurtdışında işlettiği okulların, bulunduğu ülke ile Türkiye arasındaki ilişki düzeyine bağlı olarak kapatılmasıyla birlikte oluşan boşlukları fazlasıyla doldurabilecek bir enerjinin, heyecanın Türkiye’de mevcut olduğuna şahit olmak insana ülke adına ciddi güven veriyor. Ürdün’de de Maarif Vakfı koordinatörü olarak, yüksek bir gönüllülük sergileyerek çalışan Ahmet Zeki Olaş’ı dinlerken bu güveni hissediyorsunuz.

Ürdün’e dil eğitimi için Türkiye’den yıllık ortalama iki bin öğrenci gidiyormuş. Ürdün halihazırda Arapça öğrenmek isteyenler için en elverişli merkezlerden biri. Ülke genel olarak eğitim seviyesi ve altyapısı Arap ülkeleriyle karşılaştırıldığında en iyi seviyede. Ancak buraya gelen Türk öğrencilerin kalabilecekleri uygun şartlar aileler için önemli bir sorundu. Uygun yurt veya kiralık ev bulmakla uğraştığı kadar eğitime konsantre olamamaktan şikayet edildiği sıkça görülüyordu. Şimdi bu sorun büyük ölçüde çözülmüş oluyor.

Ürdün Üniversitesi yakınında 2800 metrekarelik alana kurulan Maarif Öğrenci Yurdu 200 kişilik öğrenciye hizmet verebilecek mutfak, kafeterya, etüt salonları, kütüphane, revir ve diğer kullanım alanlarıyla temel yurt hizmetlerini sağlayabilecek imkan ve kapasitede oluşturulmuş. Aslında Nisan 2019’da resmi olarak faaliyete girmiş olan yurt, Haziran 2019’da öğrenci almaya başlamış. Halen 190 öğrenci yurtta ikamet ediyor bile.

Yurdun açılışı vesilesiyle bir de 15 Temmuz yıldönümü dolayısıyla yapılan anma toplantısına Ürdünlülerden yoğun bir ilgi vardı. Yurt açılışıyla birlikte bir de Yunus Emre Vakfı ile TİKA işbirliği içinde bir 15 Temmuz Fotoğraf Sergisi’nin de açılışı vardı. Buna da ilgi yoğundu.

Katılanların hepsi kalplerinin nasıl Türkiye ile attığını ve darbe gecesi yaşadıklarını anlatmaya çalışıyorlardı. Darbenin başarısız olduğu anlaşıldığı andan itibaren herkes evlerindeki Türk bayraklarını kapıp zafer kutlaması için sokaklara dökülmüş. Derin sohbete daldıklarımızdan biri diyor ki: “Türkiye’yi sadece Türkiye’den ibaret görmeyin. Türkiye’nin özellikle Erdoğan liderliği altında bağımsız duruşunun, başarısının bizler için ne kadar anlamlı ve önemli olduğunu tahayyül bile edemezsiniz. Boşverin Araplar arasındaki kendini bilmez milliyetçi, Batıcı unsurları. Onlar Batı karşısında milliyetçiliklerini hatırlamazlar da Türkiye sözkonusu olduğunda bir anda milliyet düşkünü oluveriyorlar. Ama onlar küçük bir azınlık. Arap halklarının çoğunun kalbinin şu anda hiçbir milli kompleks duymaksızın Türkiye ile attığından hiç kuşkunuz olmasın. Çünkü Erdoğan liderliğindeki Türkiye şu anda Türkiye’den çok daha fazlasını temsil ediyor. Başarısız olma lüksü yok. Dualarımız Türkiye ve Erdoğan için. Onun ortaya koyduğu modelin, Allah göstermesin, başarısızlığının sonuçları bizim için Türkiye’dekinden daha acı hissedilir.”

Maarif Vakfı Yurdu nihayetinde bir yurt, ama bu tür faaliyetlerle iki ülke arasındaki ticari, kültürel ve siyasi ilişkilerin gelişmesinde önemli vesilelerden biri olacağı, açılışa katılan Ürdünlülerin ifade ettiği bir beklentiydi. Türkiye Ürdün ilişkileri gerçekten bir çok açıdan çok iyi olduğu halde özellikle ticari alışveriş olması gereken seviyede değil. Geliştirmek için altyapıyı geliştirecek bu tür adımlar atmanın çok önemli olduğunu Ürdünlülerle çok güzel iletişimi olan Amman Büyükelçimiz Murat Karagöz de ifade etti. Akşam 15 temmuz için verdiği resepsiyona Ürdünlülerin ilgisi aynı şekilde çok yoğundu ve hepsiyle teker teker ilgilendi.

15 temmuz aslında bu anlamda Türkiye’nin gönül coğrafyasının derinliği ve genişliğine dair çok önemli bir gerçekliğin açığa çıkmasını sağlamış bir hadisedir.

Diğer Yazıları