26 °
İstanbul
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
İKİNDİ'YE
KALAN SÜRE 0 DAKİKA
Ömer Faruk Övenç

Ömer Faruk Övenç o.ovenc@thmhaber.com

15 Temmuz ekseninde yeni medya

Yeni Medya; yerelden başlayarak ulusal, uluslararası pek çok toplumsal ve siyasal olayda etkileşimin hızlanması ve kitlelerin siyasal katılımına olanak sağlaması gibi yönleriyle ön plana çıkıyor. Son yıllarda özellikle demokrasiyi güçlendiren bir araç olduğu iddia ediliyor.

Yeni medyayı geleneksel medya ile kıyasladığımızda, insanların siyasal katılımının kolaylaşıp, hızlandığını ve bu yönüyle de toplumsal davranış biçimlerinin değiştiğini gözlemleyebiliriz.

Türk siyasi tarihinde yaşanan darbe girişimleri ve darbe süreçlerinde geleneksel medya ağırlıklı olarak, darbenin meşrulaştırılması ve halkın sindirilmesinde bir araç olarak kullanılmıştı.

Yeni medyanın 15 Temmuz örneğinde ise, tam tersi bir işlev gördüğünü söylemek mümkün.

15 Temmuz darbe girişimi esnasında, darbeci hainlerin internet alt yapısını kesmek için Ankara’da bulunan Türk Telekom altyapı merkezine yaptıkları baskınlar, bize yeni medya faktörünün önemini anlatır niteliktedir.

15 Temmuz önceki darbe girişimleri ile kıyaslandığında, öğrenilmiş çaresizliğin yenilmesi ve suskunluk sarmalının kırılması ile milletimizin kahramanca direnişine şahit olmuştur.

Suskunluk sarmalının kırılıp kutlu bir direnişe geçilmesinin etkenlerinden biri de, kuşkusuz yeni medya platformları ve sosyal ağlar olmuştur. Daha önceki darbe girişimlerinden farklı olarak, 15 Temmuz’da halk, yeni medya olanakları ve sosyal ağlar sayesinde, pasif izleyici olmaktan çıkmıştır.

Sosyal Medyanın Etkisi

Milletimiz 15 Temmuz gecesi, sosyal medya sayesinde tepkisini anlık olarak verebilmiş, doğaçlama bir şekilde örgütlenmiş ve eyleme geçip kutlu bir direniş sergilemişti.

Nitekim Cumhurbaşkanımız da bir yeni medya aracı olan FaceTime ile canlı yayına bağlanıp milletimizi meydanlara ve havalimanlarına davet ederek o kutlu direnişi başlatmıştı.

İnsanlar internet üzerinden haberleşip hangi bölgelerde sıkıntı varsa, nerede darbeye teşebbüs eden kışlalar mevcutsa bunları sosyal medya platformlarından dile getirdiler. O bölgelere yakın olan kitleler eyleme geçip tanklara, tüfeklere karşı çıplak ellerle kahramanca mücadele ettiler.

Birbirini hiç tanımayan insanlar, konum bildirerek toplanma ve hain darbecilere karşı mücadele olanağı buldu.

15 Temmuz gecesi internet üzerinden başlayan etkileşimin meydanlara taşmasıyla toplumsal tepki başka bir düzeye geçmiş ve Türkiye’nin siyasi tarihinde görülmemiş bir sivil direniş, hain darbe girişimini başarısızlığa uğratmıştı.

Daha önceki darbe deneyimlerinin aksine, toplumun neredeyse birçok kesimi bu kez darbeciler karşısında suskun kalmamıştı.

Sosyal medya mecralarında haberleri, gelişmeleri ve yorumları anlık takip ederek, diğer insanların da aksiyonlarını öğrenme fırsatı bulan bireyler, önce sosyal medya mecralarında darbeye karşı aktif katılım sağlamış sonra ise meydanlara inerek darbeye karşı olduklarını korkusuzca ortaya koymuşlardı.

Hiçbir Kavramın Açıklayamayacağı Bir Direniş

15 Temmuz bize gösterdi ki, yeni medya ve sosyal ağlar artık toplumun ilk reaksiyon gösterdiği ve daha sonra bu reaksiyonları faaliyete geçirdiği alanlardır. Çünkü yeni medya ile birlikte zaman ve mekan kavramı ortadan kalkmış, haberleşme ve iletişim tek yönlü olmaktan çıkıp etkileşimsellik boyutuna geçmiştir. Bu faktör ise kamusal alan kavramını yeni medya alanlarına taşımıştır.

Velhasıl işin teorik kısmı bu iken pratik kısmını anlatmaya nereden başlayacağımı bilmiyorum keza 15 Temmuz şanlı direnişini anlatmaya hiçbir kavram yetmez. Çünkü bana göre milletimizin 15 Temmuz’da gösterdiği bu şanlı direnişi literatürdeki hiçbir kavram açıklayamaz.

Ömer Halisdemir’in 30 kurşuna koşması, 15’li çocukların vatan için F16’lara karşı bedenlerini siper etmesi, Halil Kantarcı’nın kendisini idamla yargılayan devleti için canını hiçe saymasını, o gece bayrağı düşmesin ezanı dinmesin diye bedenlerini tankların altında parçalatacak kadar yiğit kahramanları anlatmaya hiçbir kavram, hiçbir yazı, hiçbir analiz yetmez, yetmeyecek...

Bu millet o gece dünyada eşi benzeri olmayan bir destanı canıyla, kanıyla yazdı.

O yüzden yazımı bitirmeden önce ismini sayıp sayamadığım, şehadet mertebesine ulaşan 251 şehidimize Rabbimden rahmet diliyor, tüm kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Sürç-i lisan ettiysek affola.

15 Temmuz’u unutma! Unutturma!

Diğer Yazıları
Önder

Güzel bir bakış açısı. Kaleminize sağlık 👍🏼

Mehmet Sever

Ölümüne Günlerden cuma saat on-onbir işden gelmişim uzanmışım,yatmışım kulağım sese dikmişim Başkanımız(ölümüne)diyor ölümüne öl müslüman öl mümin öl ümmet hadi durma bugün;bugün öl istersen daha hiç ölme soru sormak zaman kaybı bize göre değil haydi tuful haydi çömez haydi kuzum çil çil ana elini öp,öp ki susuz kalmayasın bir dirhemcik etmez aklı çaldırmayasın atıl,karış sokağa yürüyenlerle yürü âlemin elmas taşını cebine doldur sürü nere gidiyorlar suya,ateşe,toprağa sende git sende git bir kılda sen kopar ölümüne!..m.s